Geri Dön

Bir Pınar, bin Bonusgil'e bedel

Bir Pınar, bin Bonusgil'e bedel


Pınar Aylin'le alışveriş yaparken sıkıldım. Çünkü aldıkça alıyor, onu bunu kokladıkça Makro'dan bir türlü çıkamıyordu. En sonunda Mert yani eşi onu kandırdı. "Gel" dedi, "çıkalım, sana Zagor alıcam". Pınar kucağında Babybel'ler, bir elinde yumuşatıcılar, bir elinde çilekli vücut şampuanları, ağzında bir Mango, Makro'yu terk etmeye ikna oldu. Ee, ben de rahatladım... Çünkü bu alışverişin sonu yok! Bu arada Bonusgiller halt etmiş. Bir Pınar Aylin bin Bonusgil'e bedel.


       Pınar Aylin bir ufacık tefecik içi dolu popstarcık. Kendisi gerçek bir yemek yiyici. Yani öyle hem abur cubur hem ana yemek meraklılarından. Bu kadar da değil! O, tok karnına yiyenlerden. Eşine göre kilo almamasının sebebi zıpzıplığı; bana göre zaten o kadar zayıf değil. Gayet balık etli.
       Pınar'ın en sevdiği mutfak; İtalyan Mutfağı. Çünkü bu mutfağın en önemli özelliği, yağı, yani zeytinyağı. Pınar'ın belki de marketten satın almadığı tek bir şey var, o da zeytinyağı. Kendisi İzmirli olduğu için Ayvalık'tan gelen özel bir zeytinyağı kullanıyor.
       "En iyi yaptığım yemek domates ve fesleğen soslu penne. Makarnada ise tek bir marka alırım: Barilla." Pınar Aylin, Barilla'yı tek geçerken görme duyusundan çok daha başka bir duyuyu kullanıyor. O da koku. Her şeyi kokluyor ve ona göre alıp almamaya karar veriyor. "Hayatım koku almakla geçiyor. Hep kokuların peşindeyim. Yemekte, şampuanda da, temizlik malzemelerinde de. Bir de acıyı seviyorum."
       Yumuşatıcıda favorisi şeftali çiçeği. Çünkü kokusu güzel. Pril'in elmalısı da "iyi", ama asetonun çileklisinden nefret ediyor.

     Pınar'ın akşamdan kalma mönüsü
       İçkili bir günün ertesi sabahı acıkan karnını neyle bastırırsın, sorusunu popstarcık Pınar Aylin, obur bir ağızla şöyle cevaplıyor:
       "Menemen ya da yumurtalı patates. Yanına da Tikveşli Ayran. Ve sonra yine aynısı, yine aynısı."

     Güzellik için
       Ecinecea denilen bir vitaminle üç ayda bir kür yapan Pınar Aylin, vücudunu oksidanlardan böylece bir güzel temizliyor. Direncini yükseltiyor. Tamamen bitkisel olan bu haplardan 15 gün boyunca bir ya da iki tane içiyor.
       Böylelikle kendini "acayip iyi" hissediyor. Ayrıca her akşam yatmadan önce yüzünü PH 5,5 Johnsons sabunuyla yıkayan popstarcık Aylin, krem olarak Lancome kullanıyor. Asla maske falan yapmıyor. "Asla".

     İşte Pınar Aylin'in pisboğaz listesi
     
  • Nevada Ayçiçek
           Aslında tercihini Nevada'dan kullanmasının sebebi boyanmamak için. Çünkü öbürleri "dişleri boyuyor ve insanın dudağı buruş buruş oluyor."
         
  • Çiğ köfte
           "Çiğ köfteyi dürümün içine sarıp yemeyi severim. Biges Ocakbaşı'na ne zaman gitsem duble bir çiğköfte dürüm arası yerim. "
         
  • Cheetos ya da şarküteri cipsi
           "Şarküteri cipsleri harika; yağlı yağlı. Sonra insan bir de şaşırıyor nasıl bunun hepsini yedim diye."
         
  • Çeri domates, salatalık, çağla ve erik
           "Hepsini aynı anda hızla tüketirim."
         
  • Babycorn, mısır konservesi
           "Salataya koymama gerek yok. Buzdolabını her açtığımda karşımda duran bu konservenin içine elimi daldırdığım gibi mideye..."
         
  • Babybel (küçük Fransız peynirleri)
           Bu peynirleri sonsuz tüketiyor. "Tipleri güzel çünkü".
         
  • Tikveşli Yoğurt
           Kaşık kaşık Tikveşli yoğurt yiyen Pınar Aylin, reklamından da çok etkilenmiş. Yerken annesinden daha çok babasını özlüyor.

         İçkide tercihleri
           Frozen Margarita
           Jack Daniels
           Corona, Efes Pilsen, Heineken
           Palm Belçika Birası ya da Stella Artais aromalı
           Tüm bu içkileri yanında puroyla içen Pınar Aylin, puroda ise Cohiba'yı tek geçiyor.

         Takıntısı midye dolma
           Pınar Aylin, bir de 22 metreye tüple dalıyor. Dalmadan eli boş dönmüyor. Hiçbir şey bulamazsa ahtapot çıkarıyor. Deniz kestanesi yemeyi biliyor ama kestanelere kıyamıyor. Balıklardan en çok lüfer, çupra ve levrek seviyor. Tüm balıkları tanıyor çünkü "İzmirli".
           Balık yemeye en çok Kireçburnu'ndaki Set Balık Lokantası'na gidiyor. Çünkü orası çok "tatlı bir meyhane, hafif salaş böyle..."
           Midye dolma ise Pınar Aylin'in gerçek bir takıntısı. Ancak İstanbul'un midye dolmaları kuş üzümlü, bu yüzden iyi değil. Ülker fıstıklı da süper bir çukulata ama "Damak öyle değil, onun içinde fıstık taneleri az da ondan." Balıkadamlığının yanında ava da çıkan Pınar Aylin sıkı bir av sonrası açıkhavada sucuk, taze soğan, marul ve kırmızı şarap kadar onu az şeyin mutlu ettiğini düşünüyor.



  • 13 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber