Hint bitti, Japon tükenmek üzere

Hint bitti, Japon tükenmek üzere


VİTRİN CADISI


       Kulaklarım uğulduyordu. Kalbim ağrıyor, göğsüm sıkışıyordu. Ama yine de sokaklardaydım. Sizin için... Kalitenin adreslerini aradım. O adresler ki, ateşli vücudumun ateşini fiyatlarıyla daha beter arttırdılar. Ama stilli çizgileriyle akan burnumu biraz olsun silmemi önlediler. Somut vitrinlerle de yetinmedim. Sizin için... İnternette de dolandım. Bazı sitelere göz attım. Shockwawe’e de üyeyim bugüne bugün. Artık dünyada ne var ne yok, bana haber veriyorlar.
       Önce Empress’teydim. Empress, Cemil Topuzlu Caddesi’nde, dünya markalarının satıldığı koca bir butik. Bu butikte yok yok. İyi designer markaları burada askılarda alıcı bekliyor. Yumi Mazao, Valentino ve Joseph... Daha başka birçokları. Ama aklımda kalanlar bunlar. Yumi Mazao’nun pantolonları, etekleri ve ceketleri inanılmaz hatlara sahipler. Akıcı dikişleri gerçekten kaliteli bir adreste olduğumu yüzüme yüzüme vuruyorlar. Hele o küçük Fendi tipi çanta... Tam 35 milyon lira... Yumi Mazao imzalı. Siyah, küçücük, geceler için ideal, gündüzler için fazla şık belki de. Empress’te Joseph ürünleri geçmiş sezondan oldukları için, Beymen’e göre daha uygun fiyatlara satılıyorlar. Grili, beyazlı pilili etek tam 53 milyon lira örneğin. Eteğin, karizmasını size anlatmak için cadı olmam lazım, ki zaten öyleyim. Empress’ten edindiğim genel izlenimlerime gelince...

     İskenderiye şehri
       Gece kıyafetlerinde en gözde renkler, su mavisi ve su yeşili. Bu iki renk genelde tafta kumaşlarda, uzun etek boylarında İskenderiye şehrini anımsatıyor. Ceket ve pantolonlar genelde çok soluk renklerde; grinin en açığı, lilanın en durusu gibi. Kesimlerinin en büyük özelliği dikişlerindeki askeri disiplin. Zaten sonuçta iyi bir marka ceket ve pantolonun en büyük avantajı, dikişlerinin sağlamlığı, askeri disiplin dediğim büyük emeğin sonucunun gözükmesidir. O yüzden bence her kadının gardırobunda en az bir tane demode olmayacak klasik bir Joseph, bir Moschino, efendime söyleyeyim, bir Valentino tayyörün bulunması gerekli. Çünkü bu takım sizi kurtarır. Altına bir Puma easy rider deri ya da topuklu ince bantlı bir iğne topuklu sandalet. Takım var, sandaleti nereden alalım diyen varsa içinizde, hemen bir öneri: Derishow’daki o çiçekli, iğne topuklu, arkası ince bantlı sandaletler bir içim su, bir çift siyah orkide adeta. Bu ayakkabılar rüyama girdiler. Eğer bir çift pabuç bir vitrin cadısının rüyasına giriyorsa, orada durmalı ve o ayakkabıyı ne yapıp edip almalı.

     Hint kültürünün içi boşaldı!
       Bu da son dönem cadı deyişlerinden. Sahibi New York’lu Soho’da yaşayan bir cadı, Anna Mirnokovich. Dünya tatlısı, Rus asıllı Anna, çok ünlü bir defile cadısıdır. Çeşitli dergilere defile yazıları yazar.
       Neyse, konumuza dönelim... Empress’in dışında, A46’ya da gittim. Dedim size, kalitenin adreslerinin peşindeydim. A46’daki Mishia tişörtler bir ömre bedeller bu arada. Bu tişörtler bu aralar dünyada çok revaçta. Mishia adlı kızın maceralarını anlatan Manga - vari bu tişörtler A46’da 47 milyon 500 bin liraya satılıyor. Ancak, eğer gerçek bir Mishia tutkunuysanız, size hemen başka bir adres veriyorum: A Line. Topağacı Caddesi’nde. Burada A 46’da satılan hemen hemen tüm markalar var ve çok daha ucuza satılıyorlar. Yaklaşık üçte biri fiyata. Nasıl cadılık ama!
       A 46 ve A Line’daki genel çizgiye gelince... Sentetik kumaşlardan, yine su yeşili ve su mavisi, arkası çapraz dekolteli elbiseler, Jessica Lange’in Mavi Gök filminde bol bol giydiği puantiyeli, omuzdan bağlamalı ya da volanlı top’lar, eklektik etekler ve takunyalar. Bu takunyalara değinmekte fayda var. Çok post - modernler ve bir cadı olarak kesinlikle ilgimi çekmiyorlar. Tahta platformdan topuklarındaki filler adeta yürüyorlar. Parmak arası üstleri olan bu terlikler, Japonya ve Hindistan’ı adeta bir potada eritiyor. Yani aslına bakarsanız modanın saldırdığı ve içini boşalttığı kültürlerin artık bittiğinin bir emaresi bu terlikler... Hint bitti. Japon desen, bitmek üzere. Sıra Anadolu’ya gelecek ve biz o zaman ayvayı yiyeceğiz desem... Bu bir cadı öngörüsüdür. Anadolu - pop giyim tarzı bir gün gelir de Fransız modacıları tarafından ele alınırsa hiç şaşmayın. Benden size tavsiye. Ancak bunlar moda olduğunda, yani dünya modası olarak bize sunulduğunda, biz Kore ve Japonya gibi çoktan Gucci ve Prada’dan şaşmamış olacağımız için, bizi yine etkilemeyecek. Batı yine Batılığını yapmış olacak.
       Gelelim bu anlattıklarımla gördüğünüz resimlerin ilişkisine. Hiçbir bağları yok. Ancak bu resimlerde aynı kıyafetlerin farklı tarzlarda giyim şekilleri var ki, derinden etkilendim. Çok başarılı uyarlamalar hepsi de. Yani, en baba edebiyat uyarlaması filmden daha etkileyiciler, emin olun.
       Benden bu kadar. Hasta halimle beni vitrin vitrin dolaştırdınız ya.. Pes doğrusu!




21 Kasım 2019 Magazin Bülteni21 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber