Kahvaltı tabağı müthişti

Kahvaltı tabağı müthişti

Kahvaltı tabağı müthişti
1 Ağustos 1998
Fevziye AKSOY

Biraz geç de olsa varlığını keşfettiğim Bebek'teki Divan Cafe'nin kahvaltı tabaklarını, mönüsündeki diğer hoşlukları vakit geçirmeden denemenizi tavsiye ederim.

Etrafımdaki yenilikleri, özellikle restoran ve kafelerle ilgili olanları ne kadar takip etmeye çalışsam da bazen gözden kaçırabiliyorum. Bunun bir örneği geçenlerde Bebek'te benimle kahvaltı etmeye niyetlenen arkadaşım Hale ile yaşandı. Sıcaktan olsa gerek beynim durup uygun bir yer akla gelmeyince, Hale Bebek'teki Divan'ı önerdi. Yani anlayacağınız yaz neredeyse geçti ve Divan'ın bu semtteki pastanesinin alt katında denize nazır oturulacak bir yeri varmış da benim hala haberim yokmuş.Pastaneye girdiğimde raflarda ve dolaplarda duran o envai çeşit çörek, börek, pasta ile çikolataların muhteşem görüntü ve kokuları arasından acı çekmeye başlayarak geçtim. Alt katta bulunan kafenin deniz üzerindeki terasına ayak bastım. Selamlaşma faslından sonra bir servis elemanının masaya bıraktığı mönüye göz attığımda pastanedeki ürünleri gördüğüm andaki acı tekrar başladı. Kahvaltı tabağından tutun sandviçlere, sıcak yemeklerden salata, çorba ve tatlılara kadar her türlü eziyet mönüde mevcut. Eziyet çünkü hangisinden yersem yiyeyim tariflerinden fazlasını istetecek kadar namussuz bir lezzette oldukları şüphe götürmüyor. İyi ki Hale pratik zekası ile mantıklı bir çözüm üretip bir omlet ve bir kahvaltı tabağını paylaşabileceğimizi söyleyerek sipariş vermiş.Bol kaşar ve beyaz peynir haricinde mantar içeren omlet leziz olduğu kadar hafifti. Taze sıkılmış portakal suyu ile çok iyi gidiyor. İstanbul'daki Paul'un yetersiz kahvaltı tabağından sonra Divan'ınkini görmek ise inanılmaz bir rahatlık. 3 çeşit peynir, 2 çeşit salam, tereyağ, 2 çeşit zeytin, domates, salatalık ve reçel olan kahvaltı tabağındaki kepeklisi dahil olmak üzere dilimlenmiş taze baget ekmeği ile yemek çok büyük bir keyifti doğrusu.
Bu arada terası kendine mesken edinmiş yaramaz ama inanılmaz sevimli küçük serçeleri de besledikten sonra arkamıza yaslanıp çay ve kahvelerimizi içerken keşke her gün gelip kahvaltılarımızı burada edebilsek diye düşünmediysek yalan olur. Sabahtan akşama kadar faaliyette olan Divan Bebek'te bir şeyler atıştırmanın faturası ise kişi başına 1.5 - 3.5 milyon lira.

Divan Bebek
Tel: 0212 257 72 70

ÖRDEKLİ ETLİ SEZAR SALATASI
Hazırlanış süresi: 25 dakika
Pişirme süresi: 20 dakika
Porsiyon adedi: 4 kişilik
Malzemesi:
* 250 gramlık 2 ördek göğsü fileto
* 2 diş ince doğranmış sarmısak
* 1 yumurta
* 7 dilim tost ekmeği
* 8 çorba kaşığı zeytinyağı
* 2 aysberg salata
* 3 çorba kaşığı limon suyu
* 1 çorba kaşığı sirke
* 3 tane konserve sardalya
* 1 fincan rendelenmiş parmezan peyniri
Hazırlanışı:
1. Ördek filotoları yıkayıp kurutun. Teflon tavada derili kısımları aşağı gelecek şekilde orta ateşte 7 dakika kızartın. Çevirip 7 dakika daha kızartın. Tuz biber ekin.
2. Ekmek dilimlerini küplere kesin. 3 çorba çaşığı zeytinyağında kızartın. Sarmısağı ekleyip harmanlayın. Soğumasını bekleyin.
3. Yumurtayı 4 dakika haşlayın. Salatayı temizleyip ayıkladıktan sonra doğrayın. Bir kapta limon suyu ile sirkeyi biraz karabiberle karıştırın. 5 çorba kaşığı zeytinyağı ekleyip çırpın. Yumurtanın sarısını ayırın. Sarısını ezip sosa ekleyin ve krema kıvamına gelinceye dek karıştırın. 4 sardalyayı ince doğrayıp sosa ekleyin.
4. Salatayı çukur servis tabağına aktarın. Sos, ekmek parçaları ve parmezan peyniri ile harmanlayın. Eti dilimleyip üzerine koyun.

FRAMBUAZLI PAY
Hazırlanış süresi: 30 dakika
Pişirme süresi: 40 dakika
Porsiyon adedi: 6 kişilik
Malzemesi:
* 125 gram tereyağ
* 5 fincan un
* 1 yumurta
* 2 fincan pudra şekeri
* 1 bıçak ucu kabartma tozu
* 1 yumurtanın akı
* 3 çorba kaşığı frambuaz marmelatı
* 1 çorba kaşığı limon suyu
* 750 gram frambuaz
* 2 çorba kaşığı tart jölesiHazırlanışı:
1. Fırını 200 derecede ısıtın. Fırın tepsisine bir yaprak parşömen kağıdı yayın ve fırına koyun. Tereyağ ile bir yumurtayı karıştırın. Un, kabartma tozu ve pudra şekeri ekleyip hamur topu oluşana kadar yoğurun. Hamurun 1 / 4'ünü kesip bir torbayla buzluğa koyun. Kalanını unlanmış tezgahta açıp 23 santim çapındaki kenarları tırtıllı tart kalıbına yerleştirin.
2. Yumurta akını fırça ile hamura sürün. 1 kaşık frambuaz reçelini yayın. Frambuazları kalıbı kapatacak şekilde paylaştırın. Buzluktaki hamuru kalınca rendeleyip üzerine serpin. Kalıbı fırındaki parşömen tepsiye yerleştirin ve 40 dakika pişirin.
3. Kalıbı fırından aldıktan sonra tart jölesini pakedin üzerindeki tarif doğrultusunda pişirin. Kaynamaya başlamadan önce 2 çorba kaşığı kadarını ayrı tencereye alın. Limon suyu ekleyerek ısıtın. Bu karışımı payın üzerine sürün. Kalan tart jölesini dökün. Servisi taze krema ile yapabilirsiniz.




Nur KÖKÜÖZ

Karacaoğlu Lokantası börekten baklavaya uzanan alaturka mutfağını Avrupalı atmosferde yeni lezzetlerle sunuyor.

Ankara'da biz onları önce tatlıcı diye tanımıştık. Bayram günlerinin ve misafir ikramlarının vazgeçilmez ismiydi Karacaoğlu. Türk tatlıları kadar su böreği de nefisti. Tabii ki hala öyle. Son yıllarda Karacaoğlu ailesi restoran işine de sarıldı ve son derece başarılı bir çizgide sürdürüyor bu yeni uğraşını. Yüksel Karacaoğlu'nun sahibi bulunduğu Karacaoğlu Alaturka Restoran iki yıldır Türk usulü kebap ve ev yemekleri yapmakta.İç mekanlarda sıcak renkler, ahşap eşyalar ve aksesuvarlarda mütevazı bir şıklığın yaratıldığı restoran yazın dışarıya taşıyor ve aynı titiz, pırıl pırıl ortam burada da gözden kaçmıyor.
Adı üstünde burada Türk yemekleri yiyeceğim. Madem asıl uğraşınız börek ve tatlıcılık, su böreğinden başlayalım, diyorum. "Zaten biz başlangıç olarak her müşterimize su böreği veriyoruz," diyorlar ve tam o anda önümde duran kağıt servis örtülerinde ilginç görüntüler gözüme çarpıyor. Bir sayfa büyüklüğünde bir börekçi fotoğrafı tam karşımda. Yanımdakilerde aşureci, hurmacı, helvacı, muhallebici...
Karacaoğlu Alaturka Restoran adıyla özdeşleşen bir kültür hizmeti de yapıyor bu bağlamda. Cumhuriyet öncesinin sokak satıcılarının fotoğraflarını arşivlerden bulup çıkarmış ve "ne haldeydik, ne olduk" gibisinden önümüze sermiş. Çok hoşuma gitti, kimin fikriyse kendisini kutluyorum. Neredeyse her şeyin sokakta satıldığı, dükkanların, lokantaların olmadığı dönemler de geçirdi bu ülke.
Börekten sonra, yemeyi çok özlediğim yaprak sarmadan tadımlık istedim. Her gün taze taze sarılıyormuş incecik yapraklar. Karışık tabak dedikleri yemek beyti, kuzu şiş, kaşarlı köfte, tavuk ve garnitür dolu. Görüntüsü nefis ve müthiş iştah açıcı ama ben yine de daha değişik bir şey yemeyi düşündüm. Canım da İskender kebap çekiyor ve burada İskender farklı bir işlemle yapılıyormuş. Döner aletleri olmadığı için bonfile incecik kesiliyor ve tavada tereyağında kızartılıyor. İşte bu olsun!Çıtır çıtır pidelerin üzerinde geldi İskender kebabım, etrafında hafif sarımsaklı yoğurtla ve beklediğim kadar lezzetliydi. Burada yoğurtla servis yapılan yemeklerde yoğurdu çember şeklinde tabağın etrafına koyuyorlar ki yemeğin soğumasını önlesin. Mönüde ilgimi çeken bir yemek de mantar mantısıydı. Sandım ki bildiğimiz mantının içine et yerine mantar dolduruluyor. Hayır hiç de öyle değilmiş. Sote edilmiş mantarlar kızarmış pidelerin üstüne konuluyor ve en üstte de serpme yoğurt ve ceviz. Mantarla yoğurdu beraber düşünemediğim için bana uymadı.Evet sıra geldi tatlıcının tatlılarını tatmaya. Zaten tadını biliyorum ama hiç yerinde yememiştim. Her gün taptaze tepsi tepsi tatlılar imalathaneden geliyor ılık ılık... Ben de tatlıyı ılık severim. Baklava, kadayıf ve fıstık dolmasından birer tane alıp, günlük yemek hakkımı damağımın tadıyla kapatıyorum.Karacaoğlu'nda prensip olarak alkollü içecek yok. Böyle olunca da kişi başına fiyat vermek çok kolay. Salata, ana yemek ve olmazsa olmazı tatlıyla bir öğünü 2 - 2.5 milyon liraya kapatabilirsiniz. Karacaoğlu AlaturkaArjantin Caddesi, 30, GaziosmanpaşaTel: 0312 467 33 44

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber