Kralız ama haberimiz yok

Kralız ama haberimiz yok

Kralız ama haberimiz yok
Dilek Sancılı
Kralız ama haberimiz yok
Türkiye Tüketicileri Koruma ve Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Kısıklı, günümüzde tüketicinin "kral" olduğunu ama Türk tüketicinin bunun farkına varmadığını söylüyor.
  • Türkiye Tüketicileri Koruma ve Eğitim Vakfı ne zamandan beri faaliyetlerini sürdürüyor?
    Vakıf 1991 yılında kuruldu. Başlıca amacı tüketicileri bilgilendirecek kitap, broşür gibi yazılı dokümanları hazırlamaktı. Ülkemizde tüketiciye sunulacak doküman yoktu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tüketiciyi koruma ilkelerinde ulusların kendi kültürel geleneklerine göre tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları hazırlamasını istiyor. Türkiye bu anlaşmayı 1985 yılında imzalamış ama bunu kimse bilmiyor. Özellikle tüketicinin geleneksel yapımıza göre nasıl eğitileceği konusu ise hiç ortaya konmamış. Bize öncelikle yazılı dokümantasyon konularının oluşturulması noktasında rahmetli Adnan Kahveci yardımcı oldu. Biz de onun çerçevesini çizdiği tüketici eğitimi projesini gerçekleştirdik.
  • Projenin ürünleri neler?
    İlk önce gençler için tüketicinin korunması kolları kılavuzlarını hazırladık. Yetişkinler için ise bir ailede tüketilen tüm ürünlerle ve hizmetlerle ilgili, o ailenin bilmesi gereken bilgileri kapsayan bir rehber niteliğindeki "Tüketici Kültürü Ansiklopedisi" hazırlandı. Türkiye'de ve dünyada pazarlama bir sanat. Buna karşılık bir de alıcılık sanatı var. Bunun içinde "Akıllı Satın Alma Sanatı" kitabını hazırladık. Ülkemizde temizlik bilinmiyor. Bu yüzden saç temizliğinden tırnak temizliğine, bireysel temizlikten çevre temizliğine kadar çok geniş bir temizlik ansiklopedisi araştırması yapıldı ve yazıldı. Amacımız bu dokümanları üretici ve satıcı kuruluşlarla işbirliği ve reklam katkılarıyla bastırmak ve halkımıza ücretsiz sunmak.
  • Yurtdışındaki tüketiciler ürün hakkında satış elemanından daha fazla bilgi sahibi. Peki Türkiye'deki tüketici profili nasıl?
    Türkiye değişiyor ve gelişiyor. Kamunun ekonomideki payı azalıyor. Bu tüketici davranışlarını da etkiliyor. Artık mahalle bakkalından değil, süpermarketten alışveriş yapılıyor. Büyük alışveriş merkezleri yaygınlaşıyor ve aralarında rekabet başlıyor. Bu rekabet tüketiciye olumlu yansıyor. Örneğin hızlı ve sert rekabet yapan büyük alışveriş merkezleri tüketiciyi kazanma aşamasına geçtiler. Tüketici artık kral. Fakat Türk tüketicisi henüz bunun farkında değil.
  • Bilinçli bir tüketici nasıl bir tüketicidir?
    Tüketici parasını harcayan, alışveriş yapan kişidir. Bilinçli tüketici ise parasını iyi, akıllı harcayandır.
  • Peki ekonomik faktörler bilinci etkiliyor mu?
    Kişi başına ulusal gelirimiz son beş yıl içerisinde 220 dolar arttı. Bu oran Yunanistan'da iki misli arttı. Ayrıca yüksek enflasyon tüketicilerin daha önceki alıştıkları değer sistemlerini yitirmelerine neden oluyor. Bu durumda da fiyat tabii ki öne geçiyor. Ailelerin harcamalarını yapan kadınlar daha çok çocukların eğitimine önem veriyor. Daha sonra da gıdaya. Bu noktada da ucuza yöneliyor. Bizim bu durumda önerimiz, tamam ucuz alın ama kaliteli olmasına da özen gösterin şeklinde. Merdiven altı kuruluş diye tabir edilen ne olduğu belirsiz firmaların ürünleri de ucuz diye alınmamalı. Çünkü ucuz mal diye alırsınız, çok kısa sürede bozulur, kullanamazsınız. Gıda ürünüyse sağlığınıza zarar verebilir.
  • Bazı mağazalarda "satılan mal geri alınmaz" diye bir tabela vardır. Bu kanunun yasakladığı bir şey değil mi?
    Bunlar yasak. Bunu hala yazan yerler varsa kesinlikle buralardan alışveriş yapmasınlar. 4077 Sayılı Tüketici Koruma Kanunu ne alırsanız alın 15 gün içinde iade etme hakkını size tanıyor.
  • Diyelim ki aldılar...
    Yasal olarak şikayet etmeliler. Onun içinde mutlaka fiş alsın. Çünkü elinde belgesi olmayan şikayette bulunamaz. Tüketici sorunlarını hakem heyetlerine, tüketici kuruluşlarına iletebilir. Ancak satılan mal geri alınmaz diyen bir yer zaten kendine ve malına güveni olmayan bir yerdir.
  • Çok ünlü bir mağazada "indirim süresi boyunca mal değişimi yapılmaz" yazıyordu.
    Hayır indirimi falan yok. Yasanın getirdiği tek şey, ayıplı bir malı bilerek aldıysanız bunun sonucuna katlanırsınız şeklinde. Ancak bizim görüşümüze göre bu da yanlış.
  • Hak arama deyince tüketicinin aklına kıyafet, gıda ve elektronik eşya geliyor. Oysa daha pek çok alanda hakkı var.
    Tüketici Türkiye'de çok yeni bir konu ve çok da ele alınmadı. Çünkü tüketicinin korunmasının önce kanunla yapılması düşünüldü. Ancak bunun verimli olmadığı görüldü. Kanun var ama pek yetkisi yok. Üstelik sorunları çabuk çözemiyor. Halk kanunu bilmiyor.
  • 22 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber