WhatsApp, ekran görüntüsü almayı yasaklayacak mı?

Akıllı telefonların vazgeçilmez mesajlaşma uygulaması WhatsApp hakkında enteresan bir yenilik yaşanacağı konuşuluyor. İddialara göre WhatsApp'ta ekran görüntüsü almak yasaklanacakmış!

WhatsApp, ekran görüntüsü almayı yasaklayacak mı?

'Güvenlik' için adımlar atılmıştı

'Güvenlik' için adımlar atılmıştı

Önce internet sitelerine yansıyan habere bakalım. WhatsApp'a yakın kaynaklara dayandırılan iddialara göre, kullanıcıların sıklıkla kullandığı 'sohbetin ekran görüntüsünü alma' durumu değişecekmiş.



Kişisel güvenlik konusunda son dönemde dikkat çeken adımlar atan WhatsApp, yakın bir zaman önce uçtan uca şifreleme sistemini hayata geçirmişti. Böylelikle, iki kişi arasındaki konuşmaların 'güvenli' olduğuna dair kullanıcılara güven vermişti.

Soğukkanlı yaklaşmak lazım

Soğukkanlı yaklaşmak lazım

Şimdilerde WhatsApp, yeni bir parmak izi doğrulama sistemi üzerinde çalışıyormuş. Ve henüz geliştirme aşamasındaymış. Yeni özellikle birlikte WhatsApp'ta parmak izi kilidini aktif ettiğiniz takdirde herhangi bir sohbette ekran görüntüsü alamayacakmışsınız.

"Nasıl yaaa!" diye isyan etmek istiyorsunuz, farkındayım. Ama konuya soğukkanlı yaklaşılması taraftarıyım.

Çünkü WhatsApp'a dair herhangi bir kısıtlamanın kullanıcılarda ters tepeceğinin emin olun ki koskoca şirket de farkında.

Tedirginliğe yol açar

Tedirginliğe yol açar

WhatsApp'ta konforumuzu bozacak herhangi bir adım beraberinde alternatif mesajlaşma uygulamalarına kaymaları doğuracak. Kimse kusura bakmasın ama WhatsApp'ın yasakları bizi yıldıramaz, kendimize yeni WhatsApp'lar ararız... Kaldı ki Web'ten girersin, Print Screen tuşuna basarsın, al sana misler gibi ekran görüntüsü! "Hadi bakalım, Demet Akalın" derler işte o zaman da adama...

Akıllı telefonlardaki en popüler, en trend mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp için 'ekran görüntüsü alamama' durumu şirket için oldukça dezavantajlı bir karar olur haliyle.

O zaman 'ekran görüntüsü yasağı' konusuna biraz farklı yaklaşılması gerekiyor. WhatsApp, üstelik rakipsizken kullanıcılarda tedirginliğe yol açabilecek bir eylemde bulunuyorsa sebebi daha farklı olabilir.

Nasıl bir anlam çıkıyor?

Nasıl bir anlam çıkıyor?

WhatsApp gibi gayet önemli bir uygulamanın yöneticileri çok haklı olarak güvenlik konusunda somut ve doğru adımlar atacak. Bu uğurda çeşitli güncellemeler peşinde koşuluyor. Güzel.

İddialar ne peki? Parmak izi kilidini aktif ettiğiniz takdirde 'güvenli uçuş' olacak, ekran görüntüsü bile alamayacaksınız. Yine güzel.

Peki buradan hangi anlam çıkıyor sizce? Yani parmak izi tanımı yapılan telefonun sahibi ekran görüntüsü alıyor, ancak parmak izi uyuşmayan fakat telefonu kurcalayan bir başkası ekran görüntüsü alamıyor.

Kullanıcıların aleyhinde mi?

Kullanıcıların aleyhinde mi?

WhatsApp yeni özelliklerin ne zaman yayına gireceğine dair somut bir tarih vermemiş. Ancak bu yeni özellik kullanıma açılınca bile kullanıcıların aleyhinde bir gelişme olmayacağı bence ortada. Hatta tam tersi çok daha verimli ve doğru bir yasak olmuş olacak.

Yani biz yine ekran görüntüsü alacağız. Fakat telefonumuzu kurcalayan biri bu ekran görüntüsü hakkından yararlanamayacak. Eğer böyleyse bundan daha doğru bir güncelleme olabilir mi? 

Kafalar karışıyor

Kafalar karışıyor

Eğer gerçekten böyle bir adım atılıyorsa şahane bir gelişme. Bundan sonra ifşalara son, patlatmalara, insanları zor durumda bırakmalara veda... Üzerinde durulması gereken bir diğer önemli nokta da özellikle WhatsApp, Facebook, Twitter ve Instagram gibi uygulamalar hakkındaki kafa karışıklıkları...

Bu uygulamalar oldukça trend. Sokağa bile adım atamayacak vaziyetteyiz, bağımlısı olduk bu platformların. Ama bu uygulamaların da kendilerini sürekli güncellemesi, her daim güncel olması gerekiyor tabii ki.

"Gıybet de mi yapamayacağız?"

"Gıybet de mi yapamayacağız?"

İşte tam da bu noktada dezenformasyonlar devreye giriyor. Bir haber, özellikle de Twitter ve Facebook'ta kulaktan kulağa bambaşka şekillere evriliyor.

"Biliyor musun, artık bundan sonra WhatsApp'ta gıybet yapamayacakmışız. Yapsak bile ekran görüntüsü alamayacağımız için çekirdeklerimizi çitlete çitlete yapamaycakmışız :(" mutsuzlukları filan yaşanıyor.

Herhangi bir güncellemenin tam olarak ne için yapıldığını çözene kadar epey zaman geçmiş oluyor.

Bağımlı olduğumuzun kanıtı

Bağımlı olduğumuzun kanıtı

Bu kafa karışıklıkları da beraberinde bu uygulamalara bağımlılığımızı net bir şekilde kanıtlıyor. Gündeme dair herhangi başka bir 'Son dakika'ya daha az önem veriyoruz. Yeter ki "Instagram'ımıza, WhatsApp'ımıza zeval gelmesin!" kafasındayız yani. Aşırı derecede bağımlıyız.

Hatta o kadar bağımlıyız ki, yıllık izne çıkarken bile "Kapattım WhatsApp'ı, Instagram'ı" filan diyoruz. O akışı kesmek istiyoruz.

Çünkü normal şartlar altında o akış olmadan bir yanımız eksik kalıyor. Fazlasıyla bağımlı hale gelmişiz çünkü!

Kitap okumak, müzik dinlemek kesmiyor

Kitap okumak, müzik dinlemek kesmiyor

Sosyal medya bağımlılığına dair yavaş yavaş bir bilinçlenme oluşuyor. Ancak yeterince üzerinde durulmuyor haliyle...

Mesela trafikte bekliyoruz. Sabırsızlıktan ölüyoruz. Kitap okumak, müzik dinlemek asla kesmiyor. Derhal dünyaya bağlanmak istiyoruz. Sürekli Twitter ve Instagram'daki akışı kontrol etme ihtiyacı içine giriyoruz. Bundan daha anormal bir durum olabilir mi? Paranoyaklık, benmerkezcillik, yüzeysellik... Size de garip gelmiyor mu?

"Aradığımız Özlem Tekin'e ulaşılamıyor"

"Aradığımız Özlem Tekin'e ulaşılamıyor"

Sonra şehri terk edip insanlarla iletişimini minimuma indirgeyen Özlem Tekin olay oluyor! Belki de "Aradığımız Özlem Tekin'e ulaşılamıyor" durumu aslında sandığımız kadar ciddi problemler içermiyor rock'çının nezdinde.

Belki de problem olan bizim alışkanlıklarımız.

Belki de atmamız gereken adım bakış açımızı doğaya, hayvanlara çevirmek...


Telefon bağımlılığının adı çoktan 'Nomofobi' olarak konuldu bile. Bu ilk adımdı aslında. Sırada farkında olmadığımız diğer bağımlılıklarımızın tespiti var. Çözüm için önce tespit lazım. Problemin aslında bizde olduğunu kabul ederek başlayabiliriz belki de...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak