"Sevil ne güzel hep pozitifmişsin küçüklüğünden beri"

Bu cümleyi duyduktan sonra biraz düşündüm... Gerçekten öyle miydim?

Ben 11 yaşımdayken iflas yaşamış, herşeyimizi kaybedip Ankara'dan Denizli'ye taşınmıştık. Orta1'in yarısında sınıf, okul, şehir değiştirmiştim. 5.5 yıl Denizli'de yaşayıp, İstanbul'a İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği'ni kazanıp gelmiştim. Burslarla okumuş, üniversitenin son sınıfındayken çalışmış, mezun olduktan sonra hiç çalışmam dediğim alanda sigorta sektöründe çalışmaya başlamıştım. Yürümeyen ilişkiler, tam maddi olarak birşeyler düzene girdi derken yaşanan hayal kırıklıkları ve inişler çıkışlar... 

Gerçekten hep pozitif miydim?

HAYIR!

Çok iyi hatırlıyorum... İçimde sanki 2 ayrı karakteri barındırıyormuş gibi hissediyordum. Haftanın 4 günü neşeli eğlenceliysem, 3 günü Dünyanın sonu gelmiş gibi bir ruh halindeydim. :) Fakat o zorlukların içerisindeyken de hep ne istediysem, neyi kafaya koyduysam, gerçekleşti, gerçekleştirdim! Neyim vardı bilmem ama bildiğim şey ASLA BAHANELERİMİN olmadığıydı. 

-Ama maddi durumum yok,

-Ama fizik dersini anlamıyorum,

-Ama ailem İstanbul'a gitmemi istemiyor....

Arkadaşlarım bana hayallerinden bahsederken ardından "ama" ile başlayan cümlelere geçtiklerinde, ben "o hayallerin nasıl GERÇEK" olabileceğini görürdüm, bahaneleri duymaz, onlar için de o bahaneleri tek tek yıkardım. Ve bu özelliğim yıllar geçtikçe daha da ilerledi. Şimdi de bana isteklerden bahsettiğinde, tek gördüğüm onu başarmış halin ve bunu nasıl yapacağın! Çünkü bildiğim birşey var, eğer onu başaramayacak olsaydın, onu düşünemezdin. Yeterki o zihnindeki BAHANELERİ fark et ve dönüştürmek için sana düşenleri yap.

YA BAHANEN VARDIR YA DA HEDEFİN

Üzgünüm ama hem hedeflerin olduğunu söyleyip, hem bahanelerin olduğu sürece; o hedefler gerçek bir hedef değildir, "temenni"dir. Sen o isteği, "gerçekleşecek hedef" diye önüne koyup, yoluna çıkacak her zorluğa "aşılması gereken bir aşama" diye bakmadığın sürece, BAHANELERİN yani Ego amacına ulaşacak. 

Farkında ol, ağzından çıkan "ama"ların, "bahanelerin"... Ve her birini not alıp, onları "aşama" olarak görmeye başla. Bu adım seni otoparkta beklemek yerine tekrar hedefine doğru yola çıkaracak.

Neler fark ettin, neler düşünüyorsun, nelere farklı bakmayı seçiyorsun lütfen benimle aşağıdan paylaş!

BAHANELERİN DEĞİL, HEDEFLERİN OLSUN

Sevgilerimle,

Yaşam Koçluğu bireysel seansları ve Kundalini Yoga & Meditasyon derslerim hakkında bilgi için bana yazabilir, her pazartesi haftaya yüksek enerji ile başlamak için websitemden ücretsiz üye olabilirsiniz.

Sevil Eskicioğlu Özkal
Yaşam Koçu ve Kundalini Yoga & Meditasyon Eğitmeni

www.sevileskicioglu.com