GündemRSS
08.12.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 07.12.2012-23:15

Ya böbrek ya maaş!

Diyalize giren hastaları yüzde 90 engelli kabul eden SGK, malulen emeklilik hakkı tanıyor. Böbrek naklinden sonra ise bu oran yüzde 70’e düşüyor ve hastalar maaştan vazgeçmek zorunda kalıyor

Sitene Ekle
Ya böbrek ya maaş!

METİN UYAR-İstanbul


Diyalize giren böbrek hastalarını yüzde 90 engelli kabul eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu hastalara malülen emeklilik hakkı tanıyor. Diyaliz hastaları böbrek nakli ameliyatı geçirdikten sonra ise engellilik oranları yüzde 70’e düşürülüyor. 5510 Sayılı Kanunun 25’inci maddesinde “Çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malül sayılır” ifadesine rağmen; yüzde 70 engelli olduğuna dair rapor verilen hastaların malül emeklilikleri kesiliyor. Malülen emeklilik hakları ile birlikte sosyal güvenceleri de ellerinden alınıyor. Ancak; bu kesintiler kurum tarafından hastalara bildirilmediği için, hastalar emekli maaşlarını çekmeye ve sosyal güvencelerini kullanmaya bir süre daha devam ediyor. Sonrasında ise kendilerine SGK’nın davacısı olduğu bir dava dilekçesi ulaşıyor. SGK hastalara “yersiz sağlık karnesi kullanımı” gerekçesi ile dava açıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından faiziyle birlikte 57 bin 76 lira değerinde haksız karne kullandığı iddiası ile hakkında dava açılan Selahattin Altay yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Böbrek nakli olduğum günden bu yana aldığım emekli maaşı ve tedavi masraflarım haksız karne kullanımı olarak karşıma çıktı. Hiç aklımıza haksız karne kullanımı gibi bir suçla suçlanacağımız gelmemişti. Çünkü biz karneyi normal olarak kullanıyoruz, hiçbir sorun çıkmıyor karneyi kullanırken. 2007’de nakil oldum, 2009 sonunda bana kağıt geldi. İki sene sonra, maaşını kestik şimdi aldığın iki senelik maaşı faiziyle birlikte bana geri öde diyor Bağ-Kur. Sosyal güvencem olmadığı için ilaçlarımı alamıyorum. Dernek sayesinde ilaçlarımı temin ediyorum.”

‘Nasıl çalışalım?’
Böbrek Hasta Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (Böhak) Genel Sekreteri Fatih Arıcı da sosyal güvencelerinin kesilmesinin ardından ilaçlarını alamayıp nakil ameliyatı ile edindikleri böbreklerini kaybeden insanların sorunlarını anlattı. Kendisi de böbrek nakli geçirmiş olan Fatih Arıcı, 8 bin 500 iş günü prim ödemiş olmasına ve vücut fonksiyon kaybının yüzde 81 olduğu belgelenmiş olmasına rağmen SGK ile davalık olan ve malül emekliliğini alamayan hastalardan. “Böbrek nakli ameliyatının hemen ardından çalışmalısınız” yaklaşımının doğru olmadığını vurgulayan Arıcı, şu soruyu yöneltti:
“Bir haftada altı gün hastaneye gittiğimiz oluyor. Doktordan randevu al, tahlil yaptır, sonuçlarını al, sonuçları doktora götür, ‘Şu olmadı bunu tekrar yaptır’ diye bir haftada altı gün hastaneye gittiğimi bilirim. Soruyorum size bir haftada altı gün işe gitmediğiniz zaman işyeri sahibi sizi işte tutar mı?”

Nakil sonrası SGK’ya borçlanan hastalardan biri de Sabri Özpolat. Özpolat ise yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Ben Gaziosmanpaşa’da nakil ameliyatına girdim. Doktor, ‘3 ay odanın içinde halı, koltuk olmayacak. Bir yatağın bir sandalyen olacak başka hiçbir şey olmayacak’ dedi. 3 ay ailemle bile temas edemedim. 3 ay sonra ilk kez maske ile dışarıya çıkabildim. Bağ-Kur ‘Neden çalışmadın’ diyor ve o dönem ödediği emekli maaşımı bile faiziyle geri istiyor.”

Nakil olmak istemiyorlar
Böhak Başkanı Vahap Acar ise bütün bu yaşanan olumsuzlukların nakil olmayı bekleyen hastaları ciddi anlamda olumsuz etkilediğini belirtti. Dertlerini anlattıkları yetkililerin defalarca değiştiğini, hepsinin kendilerini haklı bulduğunu ama hiçbirinin sorunlarını çözmediğini de ekledi. Acar’a göre; belirli bir yaşa gelmiş, malulen emekli olmuş, işinden ayrılmış ve vücudu da yıpranmış pek çok kişi vericisi olmasına rağmen nakil olmak istemiyor. Kazanılmış haklarından olmamak için kadavra sırasına bile girmeyen diyaliz hastaları var.

Malul maaşı ödense bile bu devlete faydalı
Şişli Florance Nightingale Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi Direktörü Doç. Dr. Gürkan Tellioğlu: Bu toplumda böbrek yetmezliğinden muzdarip hastaların bütününü düşündüğümde gerçekten malul maaşıyla hayata tutunan çok sayıda insan var. İnsan kendi hayatından bu maaş için vazgeçer mi sorusunu çok farklı yanıtlayabilirsiniz. Ben vazgeçen biliyorum. İnsanlar nakil olmuyorlar bu yüzden. Nakil olan hastaya malul maaşı ödense bile devlet için bu durumun çok büyük bir ekonomik faydası var.
Bu kişi hiç çalışmasa bile diyaliz maliyetlerindeki düşüş sebebiyle devlet bir kazanç sağlar... Ben hastalara eve gidip otursunlar diye nakil yapmıyorum. Hastalar nakil sonrası üretime katılsın, ama onların yaşam koşullarına uygun bir ortam sağlansın. Bunun için planlama yapılsın ve hastalar özendirilsin. Bir kişi çok ağır bir iş yapmadan da kendini çok fonksiyonel hissedebilir.

SGK çalışma başlattı
Geçtiğimiz günlerde TBMM’ye sunulan Sosyal Sigortalar ve  Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile sağlık harcamaları nedeniyle borç altına giren böbrek hastaları bu yükümlülüklerinden kurtulabilecek. Yeni tasarıyla, Genel Sağlık Sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında olanlardan, hak etmediği kapsamda sağlık hizmeti alanların, 31 Ocak 2012’ye kadar verilen sağlık hizmetleriyle ilgili borçları, açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmeyecek. SGK’nın önümüzdeki dönemde yaşanacak mağduriyetlerin giderilmesi için de mevzuat çalışması yaptığı belirtildi. Geçtiğimiz haftalarda böbrek hastalarının temsilcilerini kabul eden SGK Başkanı Fatih Acar’ın, ilgili daire başkanlıklarına mevzuat çalışması yapmaları talimatı verdiği kaydedildi.
MİTHAT YURDAKUL Ankara
 

Etiketler: haber, haberler,
Yorum Yazın
Gönder
En Çok Konuşulan Haberler
Günün İş Fırsatları
Tüm İlanlar desteği ile
©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.