Yalısına mazot alamayan Banu Alkan yine 'farkını' ortaya koydu

Yeşilçam'ın Afrodit'i Banu Alkan'ın maddi durumu her daim merak konusu... Yıllardır bir sinema filminde oynamayan, albüm yayınlama iddiasında da olmayan Banu Alkan, her daim 'ihtişamlı' görünmeyi nasıl başarıyor? Kendisine bir programda maddi sıkıntı yaşayıp yaşamadığı soruldu. Cevabı enteresandı.

Yalısına mazot alamayan Banu Alkan yine 'farkını' ortaya koydu

"Hiç maddi sıkıntı çektiniz mi?"

"Hiç maddi sıkıntı çektiniz mi?"

Banu Alkan demek gösteriş demek, ihtişam demek. Her daim kokoş, her daim XL tuvaletler içinde ve hep sakin... Bir filmde oynamasa da, "Neremi neremi" gibi sansasyonel bir şarkı yayınlamasa da, geçmiş yılların hatrına her zaman gündemin üst sıralarında...

Alkan, bir TV programına konuk oldu. Ve konu lüks düşkünlüğüne geldi. "Hiç maddi sıkıntı çektiniz mi?" diye bir soru soruldu Alkan'a.

Çoğumuz "Oh be, sonunda biri bunu sordu" dedik.

'Farkını' ortaya koydu

'Farkını' ortaya koydu

Merakla beklediğimiz cevaba da kavuştuk. Alkan, "Herkes gibi ben de ekonomik olarak zorlandım" dedi. Asıl şenlik bu cümlenin devamında geldi: "Yalımın mazotunu alamadığım gün oldu...

İşte bu! Banu Alkan yine 'farkını' ortaya koyuyor!

Ulaşılmazlığını, bu evrene ait olmadığını, aslında bize yıldızlar arasından canlı yayınla bağlandığını yine hissettirdi.

'Lüküs hayat'tan vazgeçmiyor

'Lüküs hayat'tan vazgeçmiyor

Banu Alkan'ın "Bir ekmek, bir çayla günü bitirdiğimi bilirim" gibi 'fakir edebiyatı' yapacağını zannedenler, bir kez daha yanıldı. Şahsen ben de o yanılanlar arasındayım.

Şaka maka 60'larına adım atan Banu Alkan'ın artık 'itiraf' safhasına geçeceğini düşünüyordum. Yıllardır 'lüküs hayat'çı olarak takıldıktan sonra Türk halkına kendini sempatik göstermeye çalışacağını, daha mütevazı bir tablo çizeceğini filan zannediyordum.

Evet, yanıldım.

'Güçsüz görünmeme' çabası

'Güçsüz görünmeme' çabası

Alkan, kendisine çizdiği bu 'ne yaşarsam yaşayayım, maddi ve manevi gücümü sarsamam, güçsüz gözükemem' imajından bir an olsun vazgeçmiyor. Bunu 'Dünya Güzellerim' programında da görmüştük.

Bülent Ersoy, Safiye Soyman ve Burcu Esmersoy'la muazzam bir dörtlü olmuştu Alkan. Ve ekibin 'sınıf başkanı' olan Bülent Ersoy'a kafa tutmasıyla bizleri şaşırtmıştı. Bir anda programın 'problem çocuğu'na dönüşmüştü. 

Banu Alkan, programda, Burcu Esmersoy'a da değindi.

Esmersoy'un yıldızının bu programda parladığını söyleyerek, "Herkes haddini bilecek. Bizim gibi isimlerle bir aradaydı. Üstün olmak, otorite olmak istiyordu. Bana üstünlük tasladı. Ben de ona 'Sen kimsin?' dedim. Bana 'Seni sosyal medyadan takip etmem' dedi. Türkiye'ye dönünce absürt şeyler söyledi. Sen kimsin, Banu Alkan kim! Herkes haddini bilecek!"

'Dünya Güzellerim'in 'yaramaz'ıydı

'Dünya Güzellerim'in 'yaramaz'ıydı

Esmersoy hakkında söyledikleri de enteresan tabii. Program boyunca Bülent Ersoy'un otoritesini kabul etmeyen, hatta bu yüzden sıklıkla ekibin 'ayrık otu' olan Alkan, ne ilginçtir ki bir tek Esmersoy hakkında konuşuyor.

Bunu meşru kılan şey ise, sunucunun program hakkında söylediği 'genel' sözler. Bu sözleri -belki de işine geldiği için- şahsileştirip 'Esmersoy aleyhtarlığı'na malzeme yapıyor. Yakışıyor mu, yakışmıyor.

Neden sürekli zıtlaştığı Bülent Ersoy hakkında konuşmuyor mesela?

'Yalnız ve güzel' imajı

'Yalnız ve güzel' imajı

Banu Alkan'ın güce taptığını düşündürüyor bu tavırlar. Halka inmek, halk tarafından sempatik bulunmak gibi kaygıları yok belli ki.

Her daim güçlü olma ve güçlü görünme peşinde. Maddi ya da manevi, gücü seviyor, gücü elinde tutuyor gibi görünmek istiyor.

İnsanların kendisini hafife almasını umursamıyor, hatta bu dalgaları, geyikleri alıyor ve 'yalnız ve güzel' imajına malzeme yapıyor.

Tutturmak değil, devamını getirmek

Tutturmak değil, devamını getirmek

Halbuki hepimizin bildiği gibi Banu Alkan da birçok sıkıntı yaşadı hayatında. Kimbilir bilmediğimiz başka ne travmaları vardır....

Dile kolay, hâlâ Yeşilçam'ın Afrodit'i olarak anılmak kolay mı?

Kısıtlı yeteneğinden ziyade beşeri ilişkilere güvenmiş olabilir geçmişte.

Ama mesele 'tutturmak' değil, devamını getirmek.

Banu Alkan, özel hayatında büyük bir acı yaşadıktan sonra ne yaptı; ona bakmak lazım.

90'ları hatırlayın. Yeşilçam dönemini bilmeyen yeni nesile 'Neremi, neremi'lerle tanıttı kendini.

Asla pes etmiyor

Asla pes etmiyor

90'ların sonunda tek başına kalınca kendi markasına yatırım yaptı. Güçsüz görünmemek için olağanüstü çaba sarf etti.

Sempatiktir, antipatiktir herkesin kendi görüşü... Ama o doğru olanı yaptı. Adından bahsettirdi, her daim ekran önünde -bir şekilde- kalmayı başardı. Kavga etti, pot kırdı ama göz önünde olmaktan, bu inadından, çabasından hiç vazgeçmedi.



 

İşte bu, takdir edilesi bir istikrar. Seçimi ne olursa olsun, devamını getiriyor, asla pes etmiyor. Banu Alkan'ın söyledikleri çoğu zaman yüzümüzü gülümsetse de, istikrarın gücünü hatırlattığı için ona müteşekkir olmalıyız aslında.

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak