Ona buna, her önümüze gelene, çuvaldızın en sivrisini batırıyoruz da, acaba kendimize “iğnenin ucuyla” dokunsak nasıl olur?
Gazetelere bakınca, birinci sayfalarda ana haber, Zonguldak faciası.
Tahminler, eleştiriler, iç parçalayıcı görüntüler; acı, dram, hepsi var...
Sonra...
Bir hafta sonra bakın aynı gazetelere, facia sanki buhar olmuş, uçup gitmiş...
İç sayfalarda bir iki haber varsa ne âlâ!
* * *
Bu işe ilk girdiğimiz yıllarda bizim gibi “alaylı” gazetecilerin kulağını bükerlerdi:
“Fikri takip!” diye...
Ne demek bu?
“Haberin peşini bırakma!”
Yangın çıkmış, üç ev yanmış...
Niçin çıkmış, rapor verildi mi?
Cinayetten sonra denize atılan bıçak bulundu mu?
Soğan fiyatları çok yükseldi, üreticiyle, kabzımallarla konuş!
* * *
Bunlar istihbarat şefinin, görev defterine yazdıkları...
Akşama bunların hesabını sorardı.
Şimdi ise çok kere haber veriliyor, gerisi kolay...
Bir süre önce Bursa’da bir maden kazası olmuştu, iki gün soruşturma, kovuşturma lafları havada uçtu.
Şimdi? Haber var mı?
Zonguldak olayından sonra ufak bir haber okuduk ya da duyduk, bazısı tutuklu olan sanıkların yargılanması sürüyormuş...
* * *
Zonguldak kazası çoğunun yeni duyduğu gerçeği ortaya çıkardı:
“Taşeron firmalar.”
Nedir taşeronluk?
Sözlük şöyle der:
“Büyük işi kazanan müteahhitten iş alan, işin bir bölümünü onun hesabına yapan...”
Zonguldak’ta olanı böyle anlatıyorlar.
Kimdir bu taşeron firmalar, güçleri nedir, yetenekleri nedir, deneyimleri nedir?
Hiç önemli değil, önemli olan özelleştirme, yeter ki “yandaş taşeron”lara iş çıksın...
Peki bunlar denetlenmez mi?
Hiç denetlenmez olur mu?
Maaşa bağlı, denetçiler ne güne duruyor?
Bir sendikacı, “Bunlar İstanbul’da ev, apartman yapan firmalar, belki birkaç kanalizasyon da açmışlardır” diyordu.
* * *
Türk-İş’in eski Genel Başkanı Bayram Meral “Taşeron mafyadır, cellattır” diyor.
Ya MHP Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz’in söyledikleri...
Meclis’te madencilik sektörünü araştırma komisyonu kurulmuş, onlar da Zonguldak’a gidip araştırmışlar.
Faciadan sonra bu komisyonun sözcüsü Mustafa Kemal Cengiz’in anlattıkları ibret:
“Komisyona gezdirdikleri yerler, göz boyamadan öteye geçmemiştir. İşçilerin anlattıkları farklıydı. İşçiler elbiselerini, çalışma aletlerini teminde bile güçlük çekiyorlardı. Yeteri kadar gaz denetimi yapılmıyor, gaz dedektörleri takılmıyor ya da çalışmıyordu.” (x)
Sayın milletvekili bunları faciadan önce açıklamış mıdır?
Kim bilir belki açıklamıştır da, gazetelerde iki satır yer bulamamıştır.
———————————
(x)Cumhuriyet, 21 Mayıs 2010 Sayfa:9
Bul

Yerkesik'te yeni açılan sitelerin ulaşım sorunu üzerine.