07.09.2012 02:30 | Son Güncelleme:
MUSA KESLER İstanbul, ANKARA Milliyet

Yanıt bekleyen sorular

Patlamanın olduğu birlikte sayımın yapıldığı saat uzmanların dikkatini çekti. Birliğin ekim ayındaki denetleme için hazırlandığı ve geç saatlere kadar tasnif yapıldığı iddia edildi. İşte uzmanların görüşleri...

Patlamayı sigara tetiklemiş olabilir mi?
-  Emekli Ordu Donatım Binbaşı Hasan Kaya (ASDER Üyesi, SADAT Danışmanı):  Bu işin kuralı şudur: Gece kapalı cephaneliklerde çalışma yapılmaz. Bu gece çalışma ihtiyacının neden kaynaklandığını bilmiyoruz. Olayın en çok dikkat çeken yönü bu... İkincisi orada bu kadar kalabalık personel neden vardı? Sayım olsa bile sayım heyeti en fazla üç kişi oluşur. Ayrıca el bombaları tek başına patlamaz, çünkü bombalar ve fünyeler birbirinden ayrı sandıklar da olur. Dolayısıyla üçüncü bir tip patlayıcının o depoda bulunup bulunmadığını da bilmiyoruz. Sabotaj olabileceğine ihtimal vermiyorum ancak sigaradan kaynaklanan bir patlama olabilir. Çünkü el bombası da olsa buharlaşma yoluyla ortama patlayıcı gaz verir. Bu gazlar da sigara kıvılcımından kolaylıkla etkilenebilir.”

 

Acemi askerlerin depoda ne işi vardı?
-  Emekli Binbaşı Mete Yarar: “Mühimmat depolarında malzemenin patlamaması için mühimmatın kendisi ve onu tetikleyecek fünye bölümü ayrı depolanır. O nedenle el bombası değil fünye patlamış olabilir. Acemi askerlerin hatası sonucu patlama olduğu iddiasına da katılmıyorum. Çünkü acemi askerlerin mühimmata ulaşma şansı yoktur. Bazı bölgelere uçaktan paraşütle atılıyor ve o zaman bile mühimmat zarar görmüyor. Ben mühimmatlerla ilgili bir fabrikasyon hatasından şüpheleniyorum.

 

BİR EL BOMBASI BU KADAR TAHRİBAT YAPAR MI?
-  Emekli İstihkam Albayı Durmuş Türemen: Sayım yapılırken 25 kişinin bir arada olması tuhaf bir durum. Eğer bu askerler aynı noktada şehit olmuşsa ortada bir ihmal var demektir. El bombasının patladığı söyleniyor. El bombası, mayın gibi mühimmatların sayımında ancak 2- 3 kişi bulunmalı. Mayın döşerken veya toplarken bile bir kişi yapıyor bu işi. Diğer kişiler en az 25 metre uzakta durur. Sayım ancak saat 17.00’ye kadar yapılabilir. Eğer özel bir durum yoksa patlamanın meydana geldiği saatte depoların mühürlenmiş, kapılarının kapatılmış olması gerekir. Ancak olağanüstü durumlarda depolar açılır. Bu da nakil sırasında olabilir. Bir el bombasının gücü diğerlerini patlatmaya yetmez. Bu patlamanın yaşanması için bir yangın olmalı. Ayrı bir güç olmalı. Ya da sandıktaki bir el bombası patlarsa diğer sandıkları da etkileyebilir. Bu bile çok düşük bir ihtimal. Bu şiddetli bir yangınla ya da başka bir maddenin patlamasıyla olabilir.

 

Bomba yere düşmüş olabilir mi?
-  Emekli bomba uzmanı Kamuran Tan: Patlayıcı madde depolarına herkes giremez. Depoya girmeden önce vücuttaki statik elektriği topraklama yoluyla boşaltıp öyle girmek gerek. Depolama esnasında bombaya ait ana patlayıcı bölümü yere düşmüş olabilir. Hassas patlayıcı dediğimiz zaman darbelere, ısıya ve basınca dayanıksız patlayıcı algılamamız gerekiyor. Fabrikasyon bombaları, örneğin el bombasının ateşleme mekanizmasıyla birlikte bulundurulması kesinlikle yasaktır. Ateşleme makinizmaları başka yerde patlayıcı dolu gövdeler başka yerde bulunmalı. Bunların taşınması sırasında özellikle ateşleme makinizmları çok hassastır koruyucu kılıfları olsa dahi yere düşürülmemeli. Olay yerinden 2 kilometre etrafında ikamet eden insanlar, 15-20 gün çocuklarını bahçeye oyun oynamaya bile çıkarmasınlar.

 

PKK sempatizanı asker yapmış olabilir mi?
-  Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk: Kaza olma ihtimali olmama ihtimaline karşı çok düşük. Çünkü askeri mühimmat darbelere dirençli imal edilir. Bunlar sandıklar içindedir. El bombaları tek taşınmaz, sandıklar içindedir. El bombaları fünye ve bomba ayrı olarak bulunur. Patlaması için fünye ile bombanın birleştirilmesi gerekir. Bunlar ambalajlar içindedir. Haliyle böyle bir patlama olmaz. Kazaysa bu akıl almaz bir kaza. Açıkça söylüyorum 21.15’te bu patlamanın, kabul edilebilir bir tarafı yok. O saatte sayım olmaz. Bunu hiçbir asker kabul edemez. Savaşın ortasında değiliz ki, neden gece yapalım bunu.
Burası en üst düzeydeki depodur. Sadece uzmanlar bulunur. Er bulunmaz. Sıradan herhangi bir asker bile bu saatte 21.15’te bunun yapılmayacağını bilir. Çünkü gece burada suni aydınlatma yapmak gerekir. Gece, karanlıkta, dar bir alanda 25 asker biraradaysa buna kaza denemez. Bu kadar sayıda insan gece mühimmat elden geçeriyorsa bunun kabulu mümkün değil. Kaza mı değil mi? PKK yapmadı diyemeyiz tıpkı kaza değil diyemeyeceğimiz gibi. Örneğin PKK sempatizanı bir askerin eylemi de olabilir. Kazaysa, gerçekten çok ciddi hatalarla oluşmuş bir kaza.
Cephaneliklerde elektrik hattı yoktur. Yani elektrik lambası da yoktur. El feneri ya da araç farıyla aydınlatırsınız. Bu yumurta gibi kırılabilir, patlayabilir bir şey değil. Bu mühimmat, savaşın en çetin koşullarında, mesela araçtan mevziiye fırlatıp attığınız zaman patlamayacak şekilde dizayn edilmiştir. Ambalajı böyle korumalıdır. Birinin pimini çekmesi lazım. Bunun için de bombayla fünyenin birleştirilmiş olması lazım. Bu olabilir; bir er merakla kurcalamış olabilir. Karanlıkta herkesi kontrol edememiş olabilirsiniz. Ama birisi kasıtlı olarak da bunu yapmış olabilir.

 

CEPHANELİKTE SAYIM NEDEN 21.00’DE YAPILDI?
-  Emekli Albay Mithat Işık: Bu askerler saat kaçta çalışmaya başladı, bu çalışmasının 21:00 den sonra yapılması için çok mu aciliyet vardı? Acemi askerlere mühimmat teslim edilmesi yanlıştır. Bir patlama olabilmesi için fünyeye ihtiyaç var. Nato standartlarına göre fünye ile bombanın aynı binalarda olmaması gerekir. Ama burada birlikte saklanmış gözüküyor.
 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0
Etiketlerhaberhaberler