Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Arada bir hayal kurar mısınız?
Kurmuyorsanız, büyük bir eksiklik.
Elbette uçuk, kaçık, hayal kırıklığı yaratacak hayaller değil.
Bir anlamda beyin jimnastiği yaptıracak hayaller.
Örneğin, 2023’te, 2053’te, nasıl bir Türkiye ve dünya hayal ediyorsunuz?
Konu başlıkları sınırsız ve siz istediğiniz alanı seçebilirsiniz.
Hayal kurmak, bir şeyi başarmanın yarısı; her şey bir hayalle başlar, hayaliniz kadar varsınız. Hayalsiz yaşam çiçeksiz bahçeye benzer derler.
Çok doğru.
Peki o zaman, kendimizi hayal kurmaktan niye mahrum bırakalım ki!..
Yaşam ve toplum?
Tüm fütüristler, önümüzdeki 50 yıl içinde, 100 yaşın üzerindeki insan sayısının hızla artacağını ve 150 yıllık ömrün hiç de abartılı olmayacağını söylüyor.
Üstelik, yaşlanmayı yavaşlatacak ilaçlar da yoldaymış!
Yani 20 yaşın altındakiler için 150, sizler için de 100 yaş hiç de uzak bir ihtimal değil!
Peki, böyle bir tercih hakkınız olsaydı, kaç yıl yaşamak isterdiniz, nasıl bir yaşam hayal ederdiniz?
Örneğin kaç yıl eğitim görecek, kaç yıl çalışacak, kaç yıl keyif süreceksiniz?..
İşe başlama, evden ayrılma, yeni aile düzeni, evlilik yaşı, emeklilik, ulaşım, seyahatler nasıl olacak?..
Bulaşıcı ve ölümcül hastalıkların sonu gelecek mi?
Bizi bekleyen yeni tehlikeler var mı?..
Eğitim ve bilim?
Okula dayalı klasik eğitim modeli, aynen devam edecek mi, yoksa dijital eğitim, sınıf içi eğitimin pabucunu dama atacak mı?
Tek üniversiteden diploma almak yerine, dünyanın her yerindeki üniversitelere, sanal öğrenci olup sertifika almak daha cazip ve zorunluluk haline mi gelecek?
Son 50 yılda, 3 binlik yıllık bilimsel gelişimi, yüze katlayan bilim insanları, önümüzdeki 50 yılda, keşfedecek bir şey kalmadı deyip duraklama dönemine mi girecekler yoksa tempoyu daha da mı artıracaklar?
Teknoloji, hayatımıza daha mı çok girecek yoksa yeter artık bu kadar mı diyeceğiz?
Tüketim çılgınlığının boyutları nereye varacak, para her şey olmaya devam edecek mi?
Devlet ve siyaset?
Sosyal devlet anlayışı gelişerek devam edebilecek mi?
Demokrasi, ulus devlet, hukuk devleti, sandık her şeydir kavramları daha da güçlenecek mi yoksa yerini başka arayışlara mı bırakacak?
Dünya, giderek küçülen bir köy haline mi gelecek yoksa daha da bölünerek yeni devletlere ev sahipliği mi yapacak?
Doğal kaynaklar tükenecek, yeşilin yerini beton alacak, nüfus ve açılık artacak, terör, savaş ve göçlerin yarattığı sorunlar katlanacak mı?
Huzur hepten kaçacak mı yoksa barış ve refah mı gelecek?
Ekonomi ve adil paylaşım
Ekonomi daha da büyüyecek, kişi başına düşen gelir daha da artacak, refah düzeyi daha da yükselecek mi yoksa nüfusun yüzde 10’u, yüzde 90’ından daha fazla kazanmaya devam mı edecek?
Binlerce yıldır gerçekleşmeyen adil paylaşım hayal olmaya devam mı edecek yoksa iflas eden yeni ekonomik modeller ve izm’lerin yerine, yenileri mi gelecek?
Üretimle tüketim arasındaki makas daha da açılacak mı?
Ezenler ve ezilenler kavramları, yerini, paylaşanlar ve daha çok paylaşanlara bırakacak mı?..
Özetin özeti: Ben biraz ciddi konulara takıldım kaldım, eminim ki sizin hayal dünyanız, daha renkli ve daha sınırsızdır. Pazar rehavetiyle, bırakın kendinizi hayalin uçsuz bucaksız derinliklerine...