YAZARIN
  EN SON YAZILARI  

Ruhunla dans et

 
    Güzel olan her şey sınırsız ilgimizi çeker ve biz insanlar hep en güzel olana sahip olmak isteriz. Ben de çok konuşup az yazan biri olarak bugün ki yazımı  her gün yaşadığım parça parça izlenimlerimden oluşturdum.  Alman  Filozof  Immanuel Kant’ ın kuramına gore ‘’ güzellik sonsuzun sonlu olarak kendini göstermesidir ’’ 
 
     Zaman akıp giderken dünya hızla değişiyor. Yakın tarihte gerçekleştirdiğim Zürih seyahatimde  ilk izlenimim doğal olanın titizlikle korunmasıydı. Zamana ait izlerin şehrin dokusunun büyüleyici güzelliğinin önüne geçmesi  neredeyse imkansızlaştırılmıştı. 
 
     Geçmişe ait olan değerlerin izlerine tanıklık etmek olağanüstü bir deneyimdi.  Var olan korunmuş ve  geleceğe mükemmel bir güzellikle aktarılmıştı. Kültürel mirasa saygı gösterildiği ve sahip çıkıldığı anlaşılıyordu.  Şehrin güzelliği insanı büyülüyordu. 
 
     Aslında amacım nerede olursa olsun güzelliğin ve estetiğin bütünlüğünden bahsetmek.  
 
     Çevremize baktığımızda kendine yabancılaşan ve birbirine benzeyen bir çok kişiyi aynı anda görebiliyoruz. Kaşlar, dudaklar, mimikler her şey aynı. 
 
     Bir başkasına özenip var olanı değersiz görmek ve tamamen güvensiz bir tutum içine girmek neredeyse  insanların ortak noktası halinde.
 
Peki Bu Durum Nereye Gidiyor?
 
     İnternet ortamında sosyal paylaşım sitelerinde estetik ve güzellik adına anlatılanlar ve gösterilenler  gün geçmiyor ki insanın aklını başından almasın.
 
     Günümüzde kadınlar kadar erkeklerinde estetik adına kendine yabancılaşmasına  tanıklık ederken güzel olmanın büyütülecek bir tarafı olmadığına ikna bile olabiliriz.
 
     Dolayısıyla kendimize bile yabancılaşmamak için elimize aldığımız fotoğraflarla kaşımın, dudağımın, burnumun böyle olmasını istiyorum diye talep etmemeliyiz.
 
    Hizmet veren kişiler de sıkıntı oluşturmamak adına dürüst olmak, doğru bilgilendirmek ve gerekirse isteği geri çevirmelidir. 
 
    Herkesin yıllardır içinden çıkamadığı cilt konusu kısır döngü içindedir. Bununla birlikte güzellik ve estetik  konusunda bir çok kişinin  doğru bildiği yanlışa dikkat çekip tüm anneleri çocuklarının ciltlerini tanımaları konusunda uyarmakta fayda görüyorum. 
 
     Cildimiz her geçen gün hasara uğruyor ve karakter değiştiriyor. Bu  yüzden 12 yaş itibarı ile öncelikle cildin PH değerinin dengelenip kontrol altında tutulması gerekir.
 
     Çoğu kişinin sıradan bir doğa olayı olarak gördüğü masum meltem esintisiyle başlayan fırtınaları düşünün.  
 
    Sahip olduğunuz eşsiz değerleri rüzgarın gücüne teslim etmeyin. Geniş gözeneklerin, milyaların, sivilcelerin, lekelerin ve kırışıklıkların korkusundan kurtulmak için binlerce ürünün ve bakımın peşinden koşmadan önce alınacak önlemlere önem vermeliyiz. 
 
     Huzur veren sağlıklı ve saten gibi bir cilde sahip olmak  sizin ellerinizde.  
 
 
Şafak Özer
 
 
Gülümseyin