Pazar
26.08.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 26.08.2012-2:30

Yasin kaptan Karaköy’e demir attı, Ops’u açtı

Neredeyse gün aşırı yeni bir mekan açılan Karaköy’de beş ay önce hizmete giren Ops eskilerden sayılıyor. Mekanın sahibi Yasin Kalender: “Karaköy, Asmalımescit gibi olmayacak”

Sitene Ekle

GÜLİZ ARSLANgulizarslan@gmail.com


Son günlerde Karaköy’de o kadar çok yeni yer açılıyor ki Ops gibi beş ay önce açılan bir mekan bile semtin gediklilerinden sayılabiliyor. Bu bistro-kafe daha içeri girdiğiniz ilk anda “en yakın arkadaşınızın kafesi” ya da yabancı dizilerde sıkça gördüğümüz “mahalle barı” hissi uyandırıyor. Buraya gelince içerideki rahat koltuklardan birine gömülüp gazetenizi, derginizi okuyabileceğiniz gibi dışarıda, iki bina arasında kalan boşluğa sıralanmış masaların birine kurulup Karaköy’ü yeniden keşfeden İstanbulluları ve şehrin
bu yeni çekim merkezini ıskalamayan turistleri izleyebilirsiniz. Dekorasyonundaki denizci aksesuarlarıyla, sahibinin önceki mesleği hakkında önemli bir ipucu veren Ops’u şefi GökmenKeskin ve sahibi Yasin Kalender’den dinledik.

Kalender (sağda): “Burayı açarken fısıltı gazetesine inandık. Öyle de yürüdü. Çok kısa sürede oturdu mekan. Bunda blogger’ların ve dergicilerin payı büyük.”

Gökmen Keskin: “Buradan kimse kolay kolay aç çıkmaz”

 Nasıl kesişti yolunuz Ops’la?

Uzun yıllar Touchdown’da barmenlik yaptım. Yasin (Kalender) de müşterimizdi, oraya geldiğinde hep ileride birlikte bir yer açarız diye konuşuyorduk. Burayı tesadüfen gördüm ve direkt Yasin’i aradım. 141 yıllık bir bina burası, duvarlarda hâlâ Osmanlı mühürleri var. Dört yıl kadar önce bir pizzacı vardı. Dört yıldır da kapalıydı.

 Neler servis ediliyor?

Sağlıklı ve vejetaryene yakın bir menümüz var. Ana yemek yok ama çok doyurucu dürümlerimiz var. Buradan kimse kolay kolay aç çıkmaz. Farklı bir etli dürümümüz var. Mantar, soğan, et... Hepsini ayrı ayrı pişirip öyle bir araya getiriyoruz, aroma daha yüksek oluyor. Salatımızdaki ve tavuk dürümümüzde haşlanmış tavuk kullanıyoruz. Hiç kızartma yok, sadece yumurtalı ekmek var. Kahvaltılarımız, özellikle otlu omletimiz çok seviliyor. Alkol yok. Her şey burada pişiyor. En büyük özelliğimiz kuru et. Sucuk, salam, sosis asla yok. Antrikot ya da lop et dediğimiz kuru et var. İsli bir et, yanan odunların arasında pişiyor. Epey bağımlısı var.

 Karaköy’de ne değişti?

Karaköy eskiden terk edilmiş bir yerdi. Etrafta hep ayyaşlar olurdu. Şimdi kaçmaya başladılar. Küçük esnaf da yavaş yavaş gidiyor. Onların yerine oteller, butikler, galeriler açılıyor. Her yerde ressamlar, fotoğrafçılar var. Buranın enerjisi çok farklı, çok başka bir yer çünkü. Karaköy daha eskiden merkez noktaymış. Sonra terk edilmiş. Şimdi insanlar geri dönmeye başladılar.

 Akşamları nasıl oluyor?

Şimdilik Karaköy erken bitiyor, 7’den, 7 buçuktan sonra pek kimse kalmıyor. Ama bu kesinlikle değişecek. Yol araç trafiğine kapanacak bir süre sonra.

Yasin Kalender: “Çakırkeyif olunca denizi bırakıp kafe açacağım derdim”

Nasıl karar verdiniz mekan açmaya?

Uzak yol gemi kaptanıyım aslında. İstanbul Teknik Üniversitesi yüksek denizcilik mezunuyum. 15 sene denizde çalıştım. Sonra bırakmaya karar verdim. Yorulmuştum, gitmiyordu vücut artık. 22-23 yaşında mezun oluyorsunuz. Yedi-sekiz sene içinde kaptan oluyorsunuz. Bir gidiyorsunuz sefere en az altı ay... Böyle genelde maksimum 10 sene çalışılıyor. Bırakanlar da sonra karada, denizcilik şirketlerinde çalışıyorlar. Ben öyle olsun istemedim. Touchdown’ın müdavimlerindenim. Gökmen de orada çalışıyordu. Seferden gelip biraz çakırkeyif olunca “Denizi bırakacağım, kafe açacağım, seni de oraya alacağım” derdim ona.

 Karaköy’e demir attınız diyebilir miyiz?

Ben de hep böyle söylüyorum (gülüyor). Çünkü Karaköy Türkiye’nin ilk limanı. Cenevizliler buradan çıkıyorlar İstanbul’a. Sonra liman oluyor burası. Genelevin, buğday ve tütün ambarlarının burada olmasının sebebi de budur.

 Neden bu lokasyonu seçtiniz?

Eşim de ben de bohem yerleri seviyoruz. Evimiz de Galata’da. Cibali’de, Fener’de, Balat’ta yerler baktım. Burayı Gökmen buldu. Yolda gördüğüm sarhoşlardan birine sormuştum yolu. “Mülk sahibi kimseye vermiyor” dediler. Bana niye verdi bilmiyorum. “Ben burayı kafe yapmak istiyorum” dedim, hemen “Tamam, eşini de al gel, konuşalım” dedi. İlk geldiğimizde harabe bir haldeydi. İç mimarımız, eşim Esin bu hale getirdi.

 Karaköy’e neler oluyor?

Burada bir han var; Veli Alemdar Han, şimdilerde orayı da Alkoçlar’ın otel yapacağı söyleniyor, babamın o handa gümrük ofisi vardı. 1975-95 arası burası birbirinden şık hanımların ve beylerin gezdiği bir yerdi. Sonra tuhaf bir hal aldı. Şimdi tekrar gelişim içine girdi. Bir sanat merkezi olmaya doğru gidiyor. Birçok galeri açıldı, çok iyi mekanlar var. Eczacıbaşı biraz öteye bir sanat ofisi yapıyor kendine. Birçok otel projesi var. Karaköy, Asmalımescit gibi bir eğlence merkezine dönüşmeyecek ama. Mekanlar maksimum gece ikiye kadar açık kalacak. Güzel kafelerin, restoranların, otellerin olduğu bir sanat merkezi olacak, New York’taki Soho gibi...


Yorum Yazın
Gönder
©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.