Yüz ve boyun bölgesi yaşlanmanın en çok öne çıktığı bölgelerin başında gelmektedir. Bu bölgedeki deri, yağ ve kas dokuları zaman içerisinde esnekliğini ve sıkılığını yitirir. Yüz kaslarının zayıflaması ve yağ tabakasının erimesi yaşlılık belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle yüz bölgesinde derin kırışıklıklar, yanak sarkması, cilt buruşukluğu gibi problemler görülmeye başlanır.
 
Ancak gelişen teknoloji ve müdahale teknikleri sayesinde yaşlanan yüz 10-15 yıl önceki görünümüne geri döndürülebilmektedir. Yüz ve boyun operasyonları, yakın bölgelerde olduğu için genellikle birlikte ele alınır. Ancak isteğe göre ya da bazı durumlarda tekil operasyonlarda yapılabilmektedir. 
 
Ameliyatsız Uygulamalar
Yüz ve boyun bölgesinin birçok bölgesine uygulanabilen çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde herhangi bir cerrahi işlem gerçekleştirilmeden büyük farklılıklar elde edilebilmektedir. Cildin kaybolan elastikiyetini geri kazanması için kollajen miktarının arttırılması gerekmektedir. Bu sayede boyun ve yüz bölgesinde yer alan doku daha da gençleştirilir.
 
Ameliyatsız uygulamaların başında dermoterapi, gençlik aşısı, peeling, kök hücre tedavisi gelmektedir. Bunların yanı sıra ultrason, lazer ya da radyofrekans uygulamaları da yüz ve boyun gençleştirme operasyonlarında sıkça tercih edilmektedir. Bu uygulamaların seanslar halinde gerçekleştirilmektedir.
 
Bu uygulamaların gözle görülür etkileri ilk bir ay sonunda ortaya çıkmaktadır. Uygulamaların etkileri ise seanslar bittikten sonra yaklaşık olarak bir buçuk ile iki yıl kadar sürebilmektedir. 
 
Cerrahi Yöntemler
Cerrahi yöntemlerin amacı da aynı ameliyatsız uygulamalar gibi yüz ve boyun bölgesinde yaşanan sarkmaların ve kırışmaların önüne geçmektedir. Ancak uygulamalar, ameliyatsız uygulamalardan oldukça farklıdır. Ameliyatsız uygulamalar genellikle orta yaşta ve kırışmaların yeni başladığı dönemde olanlar için önerilirken cerrahi uygulamalar ileri yaşlardaki, cilt kırışıklığının yüksek olduğu kişilere önerilmektedir.
 
Gelişen teknoloji sayesinde hastaların çoğu operasyondan sonra aynı gün taburcu olabilmektedir. Cerrahi uygulamaların en önemli özelliği ise etkisini uygulamadan sonra 5-10 yıl sürdürmesidir. Ancak bu süre hastadan hastaya göre değişiklik gösterebilmektedir. Her ne kadar operasyonlardan sonra bölgesel şişlikler ya da morluklar görülse de bu şişlikler ya da morluklar operasyondan kısa bir süre kendiliğinden geçmektedir.
 
Op. Dr. Mirza Fırat
Estetik, Rekonstrüktif,
Plastik Cerrahi Uzmanı