Yaşlılarda migren çok daha az görülür. Migren genç ve orta yaş kadınlarda erkeklerden 3-4 kat fazladır. Yaşlılıkta ise sadece iki kat fazladır. Menopozun bu duruma katkısı büyüktür. Ancak menopoz sonrası da migren başlayabilir. Genellikle kırklı yaşlardaki jinekolojik operasyonlar ileri yaş başlangıçlı migrenin nedenidir.  

Eğer jinekolojik operasyon yoksa ya da hasta erkekse diş-çene kompleksine bakmak gerekir. Özellikle takma dişlerin dengeli hale getirilmesi gerekebilir. Ağızlarındaki diş iyi olmasa da yaşlılar alıştıkları için çoğunlukla dişlerimden çok memnunum, der. Değiştirildikten sonra baş ağrıları geçer ama hâlâ bu dişlerim hiç rahat değil, diyebilirler.

İleri Yaş Grubunda Başlayan Baş Ağrılarına Dikkat!..

Yaşlılarda baş ağrısı ilk defa ortaya çıkmışsa altta ciddi hastalıklar olup olmadığı da araştırılmalıdır. Özellikle başka bir bölgeden yayılmış (metastatik) beyin tümörleri, ağrı tek taraflıysa temporal arterit, glokom ayrıca hipotrodi gibi metabolik hastalıklar araştırılmalıdır. Ayrıntılı değerlendirmeyle tüm bu nedenler elendikten sonra, yaşlılıkta başlayan migren tanısı düşünülebilir. Yaşlılıkta sık kullanılan hipertansiyon, kalp, mide, astım ve KOAH ilaçlarının da baş ağrısı yapabileceği göz ardı edilmemelidir.  

Yaşlılarda Migren Tedavisi Nasıl Olmalıdır

Migren ilaçlarının kullanımı, yaşlılarda dikkat edilecek ikinci önemli noktadır. Ailedeki migrenlilerin önerisiyle rasgele ilaç alınmamalıdır. Migren ilaçları damar büzücü özelliğinden dolayı yaşlılarda kalp krizi, damar tıkanması gibi hastalıkları açığa çıkarabilir.  

Yaşlılarda migrenin tedavisinde nedene yönelik yaklaşımda farklılık yoktur. Sadece hastanın yaşından dolayı bazı tedavilerde koruyucu davranılabilir.

Migrenli hastaların diğer ciddi hastalıkları (hipertansiyon, kalp, akciğer, şeker vb.) çoğunlukla yoktur. Benim, annemde gözlemlediğim gibi migren durduktan sonra diğer hastalıklar ortaya çıkabilir. Buradan migren tedavi olursa diğer hastalıklar başlayacak, sonucu çıkarılmamalıdır. Migren nedene yönelik Gökmen Yaklaşımı ile sistem düzenlenerek tedavi edilirse daha kötü hastalıklar gelişmeyecektir. Bu, yaşamın ve hastalıkların kendi içlerinde adaleti olduğu yönündeki bir gözlemdir.

Bu yazı “Migrene Çözüm Var” kitabından alınmıştır. Nörolog Dr. Emel Gökmen