Ramazan

26.05.2017 - 06:44 | Son Güncelleme: 16.05.2018-16:58

Yatsı namazı çok geç mi kılınıyor?

İstanbul’da ramazanın birinci gününde maalesef yatsı ezanı 1 saat 11 dakika geç okundu ve oruca da1 saat 19 dakika erken başlandı. Böylece vatandaşların iki buçuk saatlik istirahatı elinden alındı

Sitene Ekle

Hazırlayan: Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır
Fotoğraf: GARBİS ÖZATAY

2013 Ramazan’ının 1’inci gününde İstanbul’da yatsı ezanı 1 saat 11 dakika geç okundu, oruca da 1 saat 19 dakika erken başlandı. Yanlış imsakiye yüzünden, İstanbul halkının tam iki buçuk saatlik istirahatı elinden alındı. İmsak konusunu daha önce yazmıştık. Buraya yatsıyla ilgili bilgileri de alıyoruz. Konu bir gazete sütununda ilk defa yazıldığı için biraz ayrıntılı verilecektir.

Hava kararıncaya kadar
Yatsı namazı, hava kararıncaya yani en uzaktaki yıldızlar görününceye kadar kılınır. Güneşin batmadığı veya kısa süreliğine battığı yerlerde ise Güneş, 21 Mart’taki batı noktasını 18 derece geçinceye kadar yatsı kılınır. Bu sırada hava serinler ve uyku zamanı başlar. Şu âyet, yatsı namazının son vaktini bildirir: “Namazı... gecenin ğasaqına kadar... kıl.” (İsrâ 17/78)
Ğasq’a, karanlığın yoğunlaşması anlamı verilir. Ama kelimenin gerçek anlamı serinliktir. İbrahim b. Es-Sirrî b. Sehl Ebû İshak ez-Zeccâc (ölümü hicri 311) şöyle demiştir: Gündüze göre daha soğuk olduğu için geceye ğasik denir.
Konuyla ilgili bir başka ayet şudur: “... ve gecenin zülfelerinde namaz kıl.”(Hûd, 11/114)
Gecenin zülfeleri, gecenin gündüze yakın vakitleridir. Yakınlık, gündüzün aydınlığının gecenin karanlığına karışmasıyla anlaşılır. Ona alacakaranlık veya tan adı verilir. Arapçada çoğul, en az üç şeyi gösterdiğinden bu sırada en az üç namaz kılmak gerekir. Güneşin batmasıyla başlayan birinci alacakaranlıkta akşam ve yatsı namazları kılınır.

Akşam namazı
Uzaktaki yıldızların gözükmez olmasıyla birlikte başlayan ve doğu ufkunun enlemesine yayılıp altta siyah, ortada kızıl üstte de beyaz ışık kuşaklarının netleşmesine kadar süren kısma ‘seher vakti’ veya ‘fecr-i kâzib’ denir. Oruç tutacak olanlar bu sırada sahur yemeğini yerler. Bu yemek erken kahvaltı gibi olur. Sonra oruca başlanır ve sabah namazı kılınır. Kutup bölgelerinde seher vakti, Güneşin 21 Mart’ta doğduğu noktaya 18 derece yaklaşınca, imsak ve sabah namazı vakti de 9 derece yaklaşınca başlar. Sonuçta akşam, yatsı ve sabah namazları akşamın ve sabahın alacakaranlığında kılınır. Akşam namazı, Güneş batınca kılınır. Nebimiz şöyle demiştir:
“Acele edin de akşam namazını yıldız doğmadan kılın.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Ufukta siyah kızıl ve beyaz ışık kuşakları üst üste kümeleşince akşam namazının sonuna gelinmiş olur. Kızıl kuşak dağılmaya başlayınca da yatsı olur. Bu sırada Güneş ufkun 9 derece altına inmiş, karanlık artmış ve yıldızlar kümeleşmeye başlamış olur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Ümmetim, yıldızlar kümeleşmeden akşam namazını kılarlarsa fıtrat üzere olmaya devam ederler.” (Buhâri-Müslim)

Yatsı vakti ne zaman başlar?
Ufuk tamamen kararır da en küçük yıldızlar bile gözükürse yatsı vakti sona erer. Şartlarına uyulmadığı için yatsı ezanı, yatsı biterken; imsak ezanı da sahur vaktinde okunmaktadır. Böylece uyku saatinde yatsı kılınmakta ve gecenin ortasında sahur yemeği yenmektedir. Dört mezhebin büyük âlimlerine göre yatsı vakti, hava kararınca çıkar. Ayrıntılı bilgiye şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.suleymaniyevakfi.org/

KUR-AN’A SORALIM

İblis’in yoldan çıkışı

Allah Teala şöyle buyurur:
Sizi (atanızı) yarattık, sonra biçim verdik. Sonra meleklere “Âdem’e secde edin” dedik. Hemen secdeye kapandılar ama İblis öyle yapmadı. O, secde edenlere katılmadı.
Allah dedi ki: “Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen neydi?”
Dedi ki: “Ben ondan üstünüm; beni ateşten yarattın, onu da balçıktan yarattın.”
Allah dedi ki: “Yıkıl oradan; orada büyüklük taslamaya hakkın yoktur. Çekil; sen kendini küçültenlerden oldun.”
Şeytan dedi ki: “Öyleyse dirilecekleri gününe kadar bana süre tanı.”
Allah dedi ki: “Sen kendine süre verilenlerdensin.”
Şeytan dedi ki: “Madem beni azdırdın, ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.
Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana teşekkür etmeyecektir.”
Allah dedi ki: “Çekil oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak. Hele onlardan biri sana uysun, cehennemi sizinle dolduracağıma yemin ederim.” (Araf 7/11-18)
Ayetler, dikkatle okununca İblis’in, Allah’ın varlığını, birliğini, yaratıcılığını, kudretini kabul ettiği, Ahiret inancına da sahip olduğu görülür. İblis meleklere de inanır. Zaten kendisi onların arasındaydı.

SORU CEVAP
- Soru: Gusül abdesti alması gereken bir durumda yatıp uyuyan bir kişi, sahura kalkamadan sabah uyansa gusül abdesti alamadığı için oruç tutabilir mi?
Cevap: Gusül abdesti alınması gereken bir durumda olmak, oruca engel değildir. Bu halde de oruca başlanılabilir. Peygamberimizin eşlerinden Hz. Âişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, peygamberimizin de bazen gusül abdesti alması gereken bir durumda uyandığını ve ondan sonra gusül abdesti alıp orucunu tuttuğunu haber vermişlerdir.

- Soru: Ramazan gecelerinde karı-koca ilişkisi serbest midir?
Cevap: Ramazan ayında karı-koca ilişkisi, oruçluyken yani imsak vaktinden iftar vaktine kadar yasaktır. İftar edildikten sonra imsak vaktine kadar (eğer kadın âdetli değilse) karı koca ilişkisi serbesttir. Bunu bildiren ayet-i kerime şöyledir:
“Oruçlu günlerin gecelerinde kadınlarınızla ilişki size helal kılındı. Allah, kendinize olan güveni sarsıcı işler yapmakta olduğunuzu bildi ve tövbelerinizi kabul etti. Şimdi onlarla birleşebilirsiniz. Allah sizin için ne yazmışsa, onu arayın...” (Bakara, 2/187)

Sorularınız için mail adresimiz: info@suleymaniyevakfi.org

Doğru bildiğimiz yanlışlar

Müşrik Kimdir?
Müşrik, ortak koşan anlamındadır. Ortaklık en az iki şey arasında olur. Müşrik için bunların birincisi daima Allah’tır. Onun müşrik olması; bir varlığı, Allah’a ait özelliklerden bazısına sahip görmesi sebebiyledir. İnsanlar Allah’a yakın olduğuna ve manevi yardım yapacağına inanılan kimselerin etrafında kümelenirler. Onlara katılanlar orada olmanın bazı faydalarını görebilirler. Bunları oraya bağlayan, bu menfaat ilişkisidir. Şu ayet bu duruma dikkat çekmektedir:
“İbrahim dedi ki: Sizin bu putlara tutunmanız sadece aranızda kaynaşmaya vesile olsun diyedir. Kıyamet günü biriniz diğerini görmek istemeyecek her biriniz diğerini dışlayacaktır. Sığınacağınız yer o ateştir. Size yardım eden de olmayacaktır.” (Ankebut 29/25)
Her müşrik Allah’a inanır, ona ibadet eder. Ancak Allah’a aracılarla ulaşılabileceğini düşünür. En büyük hatayı da işte burada yapar. Kurân’da bu durum şöyle ifade edilir:
“Kıyâmet gününe kadar kendine cevap veremeyecek bir kimseyi Allah ile arasına koyarak yardıma çağırandan daha sapık kimdir? Oysa bunlar onların çağrısının farkında değillerdir.” (Ahkâf 46/5)

Temel dini bilgiler

- Ramazanda niyet edilmezse oruç yenilebilir mi?
Halk arasında niyetlenilmediği takdirde orucun tutulmayabileceği, başka zaman kaza edilerek bu sorumluluktan kurtulunacağı şeklinde bir kanaat vardır. Oysa bu hatalıdır. Yüce Allah, “Her kim ramazan ayına ulaşırsa o ayı oruçlu geçirsin” buyurur. (Bakara, 2/185)
Kişi, “Ben niyet etmedim, bugün oruç tutmaz daha sonra kaza ederim” şeklindeki bir düşünceyle ramazan gününü oruçsuz geçiremez. Çünkü ramazan gelince zaten oruca karar verip, onu tutmak gerekir. Nebimiz (a.s.) özürsüz olarak ramazanın bir gününü oruçsuz geçiren kişinin ramazan dışında ömrünün tamamını oruçlu geçirse dahi bu bir güne karşılık olamayacağını söylemiştir.

Günün Âyeti
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla
Elif, Lâm, Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri hem muhkem kılınmış hem de doğru karar veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır. Böyle olması, Allah’tan başkasına kul olmayasınız diyedir. Ben de o kitapla sizi uyaran ve müjdeleyen kişiyim. (Hûd 11/1- 3)


©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX