Üniversite mezunu işsiz sayımız tavan yapmış, kimin umurunda ki...

Bir yandan başvuran aday sayısı, öte yandan üniversite sayısı arttıkça artıyor.

Peki, nereye kadar?

Fazla değil, 20 yıl içerisinde, pek çoğunun kapısına kilit vurulursa hiç şaşırmayın.

Çünkü hemen her yıl sürekli artan boş kontenjanlar alarm sinyalleri veriyor!..

YÖK, MEB ya da hükümet, ciddi bir insan gücü planlaması yapıyor mu, hiç sanmıyorum!

Yapsalardı, bakkal dükkânı açar gibi üniversite açılmasına izin vermezlerdi.

Eğer önemsiyor olsalardı, açılan her yeni üniversiteye yeni bir misyon ve vizyonla birlikte, stratejik bir görev de verilirdi.

Ama neredeyse hepsi birbirinin kopyası.

2’si Ankara’da

Hemen her ay yeni birkaç üniversite daha açılıyor.

Yeni açılan 3 üniversitenin ikisi Ankara’da, biri de Nevşehir’de.

İlke Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından Nevşehir’de Kapadokya Üniversitesi, Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi Araştırma Geliştirme Eğitim Kalkınma ve Dayanışma Vakfı tarafından Ankara’da OSTİM Teknik Üniversitesi ile Ankara Güzel Sanatlar Üniversitesi kurulacak.

Her üçü de vakıf üniversitesi.

Hayırlı uğurlu olsun. Umarız, önemli bir boşluğu doldururlar.

Bu arada, bazı üniversitelerin adları da değiştirildi.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin adı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesi’nin adı Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Ömer Halis Demir Üniversitesi’nin adı Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nin adı Altınbaş Üniversitesi, Uluslararası Antalya Üniversitesi’nin adı da Antalya Bilim Üniversitesi olacak.

Gizli işsizlik

Genç nüfus o kadar çok ki hemen hepsi de iş peşinde. İşte bu yüzden kimilerini sınavlarla oyalıyoruz, kimilerini de üniversitede.

Yoksa işsizlik rakamları şu andakinin çok daha fazla üzerinde olurdu.

Üniversite başvurusu 2010’da 1 milyon 473 binken, bu yıl 2 milyon 142 bine yükseldi.

Üniversitelerdeki öğrenci sayısı ise neredeyse beş kat arttı. 1 milyon 664 binden 7 milyon 194 bine yükseldi.

Üniversite sayısı da son 15 yılda 75’ten neredeyse 200’e yaklaştı.

Kolay yol seçiliyor

Üniversite açılırken Türkiye’nin ihtiyaçları mı göz önünde bulunduruluyor yoksa ticari kaygılar ve kolaycılık mı belirleyici oluyor?

Keşke, her şey bir plan program çerçevesinde gelişse ama nafile.

Yüz binlerce mezunu olan alanlarda hâlâ yeni fakülteler açılmasını anlamak mümkün değil.

Dahası, en fazla öğrenci artışı, en zayıf öğrencilerin yöneldiği sosyal bilimlerde.

En iyi öğrencilerimizi hem tıp ve mühendisliğe yönlendiriyoruz, sonra da sosyal bilimler niye gelişmiyor diye ah vah çekiyoruz.

Son 10 yılda sosyal bilimlerdeki öğrenci sayısı 40 binden 170 bine çıkarken, mühendislikler 20 binden 60 bine, sağlık bilimleri ise 15 binden 38 bine çıktı.

Eğitim ve fen fakültelerinde ise kontenjanlar bir ara yükselir gibi olsa da son yıllarda hızla azaltıldı. Çünkü mezun işsiz sayısı yüz binleri buldu.

Özetin özeti: Kalkınma ve ona göre insan gücü planlaması yapmadan sürekli üniversite açmak diplomalı işsiz sayısını artırmanın ötesinde hiçbir işe yaramaz.Nitekim yaramıyor da...