Avcılar’dan Okan’a

Eklenme Tarihi15.12.2017 - 1:30-Güncellenme Tarihi14.12.2017 - 23:34
Bazen haber bombar- dıma- nından o kadar bunalıyoruz ki kendimizi dışarı zor atıyoruz. İyi de geliyor.
Önceki akşam, Avcılar’da, eğitimi konuştuk.
Avcılar, yarım milyona yakın nüfusuyla İstanbul’un önemli ilçelerinden biri ama işi olmayanın, aradan kırk yıl geçse de gidip bir gezeyim dediği yerlerden değil.

Ben de daha önce birkaç kez gittim ama enine boyuna gezdim desem yalan olur.
Avcılar Kent Konseyi’nin düzenlediği konferans öncesinde, Başkan Dr. Handan Toprak Benli ile hızlı bir şehir turu yaptık.
Cıvıl cıvıl yaşayan bir kent. Kilometrelerce uzunluğa sahip geniş yollarına bayıldım.
Marmara Caddesi, İstiklal gibi trafiğe kapalı ve ışıl ışıl.
Kışın burası, yazın da sahil yolu bölgenin uğrak yeriymiş.
Peki, beni Avcılar’da en fazla etkileyen ne oldu?
İlki, eğitime duyarlı halkı; ikincisi, Sokaktan Okula Projesi; üçüncüsü, Atatürkevi ve sokağı; dördüncüsü, ünlü sanatçılarımızın heykellerinin bulunduğu Sanatçılar Parkı; beşincisi de 2400 yıllık antik kentleri Bathonea oldu.
Başkan Handan Hanım, “Avcılar sokaklarında, okul çağında olup da dilenen, cam silen, tiner çeken tek çocuk göremezsiniz. Nerede bir çocuk görsek, hemen kendisine sahip çıkıyor ve okula başlatıyoruz” diyecek kadar iddialı.
Şehir turu atarken, gözüm bir yandan hep böyle bir çocuk aradı ama gerçekten de yoktu.
Başkanından kaymakamına, emniyetinden milli eğitime, esnafından emeklisine, bu işe ciddi anlamda gönül vermişler. Keşke diğer tüm belediyeler ülke genelinde bu projeyi örnek alsalar da Türkiye bu ayıptan artık kurtulsa!..
Gastronomi ve seyahat
Okan Üniversitesi’ne gitmeyeli de epey olmuş ki yeni pek çok bina gördük.
Son beş yılda, özellikle sağlık bilimlerinde tıptan diş hekimliğine çok ciddi yatırımlar yapmışlar.
Bekir Okan çok farklı sektörde faaliyet gösteren bir iş adamı olmasına karşın eğitimden ve özellikle de üniversiteden kopamıyor.
“Eğitim en zor ama en keyifli olanı. Gençlerle iç içe olmak, mevki, makam sahibi mezunlarla karşılaşmak     gurur ve heyecan verici” diyor.
Sloganları da “İşe yakın üniversite”. Çünkü öğrencileri daha mezun olmadan iş bulsun çabası içerisindeler. Çinceden Arapçaya farklı derslerin olduğu, farklı üniversitelerden biri.
Bunlardan biri de gastronomiye verdikleri önem. Dün bizim orada bulunma gerekçemiz de Seyahat ve Gastronomi Yazarlığı Marka Dersi Paneli’ydi.
Üniversitenin kurucusu Bekir Okan, Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Tuncdan Baltacıoğlu, Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran ile birlikte, birikimlerimizi gençlerle paylaştık.
Okan, 30 yıl önce Özal’ın talimatıyla, bir anda kendini, nasıl turizm sektörünün içinde bulduğunu ve ülkemizin ilk tatil köylerinden Marco Polo’yu nasıl kurduğunu, Onaran yabancı turistlerin ülkemizde, yerli turistlerin de dünyadaki arayış ve beğenilerini, Prof. Dr. Baltacıoğlu eğitimin turizmdeki önemini, ben de yerel tatlardan medyaya, eğitimden turizmi baltalayan dış etkenlere ve sürdürülebilirliğe dikkat çektim...
Özetin özeti: Her şeyin daha iyisini istiyor ve bekliyoruz. Eksik olan tek şey sanki huzur ve motivasyon!..