Eğitim kazanı fokur fokur kaynıyor.
Sanki başka konularda durum farklı mı diyenleriniz çok çıkacaktır ama bizim öncelikli alanımız eğitim.
Eğitimde ortak noktalarda buluşmadan, diğer sorunların çözülmesi de çok zor!

Türkiye günlerdir lise ve üniversiteye girişi tartışıyor. Bitecek gibi de değil.
Çünkü yaşananlara bakış açıları çok farklı.
Milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmen ile Milli Eğitim Bakanı Yılmaz’ın eğitime ve sınavlara bakışı çok farklı.
Ortada bir sorun var ki sürekli konuşuluyor; ortada bir sorun var ki yeni sistem yamalı bohçaya döndü.
Ama görünen o ki ya biz Bakan Yılmaz ile aynı ülke de yaşamıyoruz ya da o veya milyonlar olaya şaşı bakıyor!..
Hiç şikâyet yok!
Bakan Yılmaz, liselere geçiş sistemiyle ilgili eleştirilere, “Daha yeni bir okuldan geldim, sistem değişikliğini öğretmenlere soruyorum, memnun; öğrencilere soruyorum memnun” demiş.
Son değişiklilerin “yapboz” olmadığını vurguladıktan sonra, bir gazetecinin “O zaman bu sancı neden yaşanıyor?” sorusu üzerine “Bende yaşanmıyor, sizde neden yaşanıyor? Vatandaşa sorun, herkes memnun. Öğrencinin talebi, vatandaşın talebi bu yönde değil miydi?” karşılığını vermiş.
Bakan Yılmaz, sistemin nihai hali hakkındaki soruya da “Evet, son halidir” ifadesini kullanmış!..
Cevap bekleyen sorular
Bakan Yılmaz her ne kadar artık değişiklik yok dese de sanki daha pek çok revizyon söz konusu.
Niye mi? İşte bazı satır başları:
Sınav ramazan ayına denk geliyor. Oruç tutanlar göz önünde bulundurularak, öncesi ya da sonrası düşünebilir!
Yabancı dil soruları herkes için zorunlu olmamalıdır. Hem gereksiz hem de adil değil!
Gayri- müslim öğrenciler için mutlaka farklı sorular bulundurulmalıdır.
Tercih sayısı kişiden kişiye değişmez. Kesinlikle merkezi yerleştirme yapılmalı ve herkese eşit şans tanınmalıdır.
Herkes her testi çözmek zorunda olmamalı. Soru sayısı artırılarak, okul türlerine göre, her öğrenci, tercihleriyle ilgili testleri çözmelidir. Örneğin, Fen liselerine girecek olanlar Fen, Türkçe, Matematik; Sosyal bilimler liselerine girecekler de Sosyal, Türkçe, Matematik; Yabancı dille eğitim yapacak fen ağırlıklı okullar için ayrıca yabancı dil testi istenebilir. Güzel sanatlar liseleri için de bir iki testin yanına güzel sanatlarla ilgili testler konularak, en azından bir baraj getirilmelidir.
Şu anda, ortaokullarda, sınavda soru sorulmayan dersler angarya olarak görülüyor, buna hiç kimsenin hakkı olmamalıdır...
Bulunduğu mahallede yeterince okul bulunmayan adaylar için onlarca kilometre uzaktaki okul formülü ya da açık lise dayatması hiç adil olmaz!
Sınav tek oturumlu mu olacak, çok oturumlu mu, şimdi değilse ne zaman karar verilecek?
Herkes yine kendi okulunda mı sınava girecek?
Her okul türünde en az üç tercih hakkı sunacağız deniliyor. Büyük kentler için bu mümkün ama peki ya kırsal?
90 soruda yüz binlerce öğrenci nasıl ayırt edilecek. Zorluk derecesi yüksek soru sayısı ne kadar olacak?
Özetin özeti: Eğitim ciddi bir iştir ve ciddiye alınmadan da ciddi çözümler üretilemez!.