Bu nasıl demokrasi!

Bu nasıl demokrasi!


       Haftalardır süren rektörlük krizi nihayet çözüldü. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde seçimlerde en yüksek oyu almasına karşın YÖK'ten veto yiyen Emin Alıcı rektör olarak atandı.
       Cumhurbaşkanı Sezer'in en çok oyu alanı atama yönündeki demokratik tavrı, Ondokuz Mayıs ve Dicle üniversitelerinde tersine işledi. Mevcut rektörler Osman Çakır ve Mehmet Özaydın seçimlerde en fazla oyu almalarına karşın Çankaya'dan veto yiyerek rektörlüğe veda ettiler.
       Ondokuz Mayıs'taki seçimlerde eski Rektör Osman Çakır 297, yeni Rektör Ferit Benay 73 oy, Diyarbakır'da ise eski Rektör Mehmet Özaydın 214, yeni Rektör Fikri Canoruç 186 oy almıştı.
       Atatürk ve İnönü üniversitelerindeki seçimlerde en fazla oy alan Cevat Gerni ve Eşref Yüksel de YÖK vetosu nedeniyle, daha önce rektörlük şansını kaçırmışlardı.
       Bu arada en çarpıcı gelişmelerden birisi ise bazı partilere ve tarikatlara yakınlığı alenen bilinen isimlerin ne YÖK'ten, ne de Çankaya'dan veto yememeleri.
       Rektörlük seçimleri şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da fazlasıyla tartışılacağa benziyor. İşte tartışma noktalarından bazıları:
       * Cumhurbaşkanı Sezer, Dokuz Eylül için gösterdiği demokratik tavrı 19 Mayıs ve Dicle Üniversitesi için neden göstermedi? Eğer söz konusu rektörler sakıncalı ise gerekçeleri nedir?
       * Cumhurbaşkanı Sezer, yine aynı şekilde Dokuz Eylül için gösterdiği çabayı, Atatürk ve İnönü Üniversitesi'nde en fazla oyu almalarına karşın YÖK'ten veto yiyen isimler için niye göstermedi? Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'nun eski İzmir Valisi olması, demokratik tavrın sadece İzmir'le sınırlı kalmasında etkili oldu mu?
       22 kişilik yeni rektörler listesine bakıldığında, Yıldız'da Ayhan Alkış, Trakya'da Osman İnci, KTÜ'de Türkay Tüdeş, İTÜ'de Gülsün Sağlamer, Gaziantep'te Hüseyin Filiz, Cumhuriyet'te Ferit Koçoğlu, Akdeniz'de Yaşar Uçar ikinci kez rektörlüğe atanan isimler olarak dikkat çektiler.
       Boğaziçi ve ODTÜ ve MSÜ'de ise rektör yardımcıları bir üst makama atandılar. Rektörler arasında tıpçıların çoğunlukta olması da dikkat çeken bir başka unsur oldu.
       Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'ne atanan ve sıkı MHP'li olduğu iddia edilen Rıza Ayhan'ın daha önce DYP lideri Tansu Çiller'in avukatlığını yaptığı da akademik kulislerde konuşulan konuların başına geliyor.
       Bu arada Ankara, Atatürk, Boğaziçi, Çukurova, Ege, Fırat, Erciyes, İnönü, ODTÜ, Uludağ rektörleri iki dönem yaptıkları için rektörlüğe veda ederken, Mimar Sinan Rektörü Tamer Başoğlu seçim kaybederek elenen tek isim oldu.
       Özetin özeti: Madem ki şeffaf üniversite istiyoruz. YÖK ve Çankaya, seçimlerde birinci olan adaylara neden veto uyguladıklarını açıklamalıdır. Ayrıca tarikatlara ve bazı partilere yakınlığı bilinen isimlerin neden ısrarla rektörlüğe getirildikleri de açıklığa kavuşturulmalıdır...


Yazara E-Posta: aguclu@milliyet.com.tr