Çağın belası: İşsizlik!

Eklenme Tarihi04.11.2014 - 2:30-Güncellenme Tarihi03.11.2014 - 23:32

Dünyanın neresine giderseniz gidin, en önemli üç sorundan biri işsizlik.
Pek çok ülkede de ilk sırada.
Daha da vahimi, işsizlik rakamları, azalmıyor, tam aksine, giderek artıyor...
Türkiye de bu ülkelerden biri.
TÜİK’in açıkladığı resmi rakamlar da bunu açıkça ortaya koyuyor.
En garibi de ne biliyor musunuz?
Okumuşların hali.
Çalış didin, üniversiteye gir, mükâfatı da işsizlik olsun!

Okumak da işe yaramıyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, en son mezun olunan okul ve mezun olunan alan itibarıyla Türkiye’de 28 milyon 271 bin kişilik işgücünün 5 milyon 388 milyonluk kısmını yüksekokul veya fakülte mezunları oluşturuyor. İşgücündeki üniversite mezunlarının sayısı 2013 yılında önceki yıla göre yüzde 8 arttı. Geçen yıl işgücüne katılan üniversite mezunlarına 392 bin kişi eklendi.
Üniversite mezunu işsizlerin sayısı geçen yıl 54 bin artarak 557 bine, istihdam edilenlerin sayısında 338 bin artarak 4 milyon 831 bine çıktı. Bu gelişmeler doğrultusunda yüksekokul veya fakülte mezunları arasında 2012’de yüzde 10.1 olan işsiz sayısı 10.3’e çıktı.
Üniversite mezunları arasında işsizlik oranının en yüksek olduğu alan imalat ve işletme oldu. Bu alanlardan mezun olanların yüzde 16.8’i işsiz durumda bulunuyor. İşsizlik oranında imalat ve işletmeyi sanatla ilgili alanlar izliyor. Sanat bölümlerinden mezunların yüzde 15.9’u işsizlik sorunu yaşıyor.
Eğitimli işgücünde işsizlik oranının yüksek olduğu bir diğer alan ise yaşam bilimleri. Bu alandan mezun olanların yüzde 14.5’i iş arıyor.
* Üniversiteli işsizlerin 203 binini iş ve yönetim mezunları, 59 binini öğretmen eğitimi ve eğitim bilimleri, 46 binlik kısmını mühendislik işleri mezunları oluşturuyor.
* Sosyal ve kişisel hizmetler mezunlarının yüzde 14.3’ü, bilgisayar mezunlarının yüzde 14.2’si, ulaştırma hizmetleri ve çevre koruma mezunlarının yüzde 14.1’i, iş ve yönetim mezunlarının yüzde 13.5’i, gazetecilik ve enformasyon mezunlarının yüzde 13.2’si, tarım, ormancılık ve balıkçılık mezunlarının yüzde 12.2’si, fizik bilimleri mezunlarının yüzde 11.9’u, mimarlık ve inşaat mezunlarının yüzde 11.2’si iş sahibi değil.
* Üniversiteli işsizlerin 203 binini iş ve yönetim mezunları, 59 binini öğretmen eğitimi ve eğitim bilimleri, 46 binlik kısmını mühendislik işleri mezunları oluşturuyor.
* Yüksekokul veya fakülte mezunları arasında işsizliğin en az olduğu alan güvenlik hizmetleri olarak dikkati çekiyor. Bu alanlardan mezun olanların işsizlik oranı yüzde 2.1’le sınırlı kalıyor.
* İşsizliğin düşük olduğu bir diğer alan ise sağlık. Sağlıkla ilgili alanlardan mezun olanlar arasındaki işsizlik oranı ise yüzde 2.4 düzeyinde bulunuyor.
* Hukuk yüzde 6’lık, öğretmen eğitimi ve eğitim bilimleri yüzde 7.4, mühendislik işleri yüzde 8.4, matematik ve istatistik yüzde 9.3, beşeri bilimler yüzde 9.8, sosyal bilimler ve davranış bilimleri yüzde 10’luk işsizlik oranıyla, üniversite mezunlarının genel işsizlik oranının gerisindeki alanları oluşturuyor.

Çözümü ne?
İşsizliğin çözümü elbette daha fazla yatırım ve daha fazla üretim. Ama bunun için de tasarruf ve sermaye gerekiyor.
Peki, biz ne yapıyoruz?
Lüks hayata öylesine alıştık ki, bırakın tasarrufu, borçla yaşıyoruz. Gelen yabancı sermaye ise üretim için değil faiz için burada.
Yani üretimden değil, faizden para kazanıyorlar...
Lokomotif durumundaki inşaat sektörü de yoruldu. Yeni alıcı bulamıyorlar. Alan satamıyor ya da kiraya veremiyor. Başka yatırım alanı olmadığı için de kıvranmaya başladılar. Bakalım nereye kadar?..
Özetin özeti: Gençlere ille de okuyun diyorduk, okudular ve işsizler. Okumaya küserlerse, işte o zaman yandık!..