Çağın hastalığı!

Eklenme Tarihi07.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi07.04.2019 - 8:15

Eskiden kuşaklar arası çatışma vardı, şimdi ise kuşaklar arası diyalog sorunu yaşanıyor. Daha da dikkat çekici olanı, eskiden kuşak derken baba ile oğul, dede ile torun figürleri akla gelirdi, bugün ise neredeyse her yaş ayrı bir kuşağı temsil ediyor!..

Hemen hemen her aileden yükselen ortak ses, “Kimse kimseyi anlamıyor” yönünde.

Bırakın anne, babalar ile çocuklar arasındaki ‘birbirini anlamama’ sorununu, aralarında birkaç yaş olan kardeşler arasında da ciddi anlamda diyalog sorunu yaşanıyor. Birinin ak dediğine, diğeri ısrarla kara diyor ve ortak bir noktada buluşmaları imkânsız gibi görünüyor.

Peki, nasıl bu noktaya gelindi?

Daha da önemlisi bu sorun nasıl ortadan kaldırılır?..

Büyük yalnızlık

Çocuk ya da gençlerin, eksiden aile, mahalle ya da bir okul çevresi vardı ve her çocuk yetiştiği ortamın izlerini taşırdı.

Şimdi ise hemen her çocuğun, her gencin, dijital dünyada yarattığı yeni bir çevresi, yeni bir dünyası var.

Pek çoğunu hatta hiçbirini tanımasa, görmese ve hiç dokunmasa da onun için önemli olan artık onlar.

En yakınlarındakilere ayırdıkları zamanın çok daha fazlasını onlara ayırıyor, onlarla gülüp, onlarla eğleniyor.

Gerçek hayatın sorunları genelde hiç umurlarında değil. Morallerini bozacak her şeyin de fazlasıyla uzağındalar. Onları konuşup canlarını sıkmak, en son yapacakları iş! Yanınızda otururken bile kafaları hep uzakta.

İşte bu yüzden, ortak noktaları sizinle ya da kardeşiyle değil, o sanal dünyadaki belki de hiç görmediği, göremeyeceği arkadaşlarıyla.

Peki, neler konuşuyor, neler paylaşıyor, günün sonunda geriye neler kalıyor?

Asıl önemli olan da zaten o!

Elbette hepsi zamanI boşa harcamıyor ama bağımlılık noktasına gelenlere bakın, geldikleri noktadan kendileri de memnun değil.

Yüzlerce, binlerce paylaşımcısı olsa da en büyük yalnızlığı yine onlar yaşıyor.

Ve sakın ola, onlara bu konuda, ne akıl vermeye kalkın ne de eleştirin. Yoksa zaten pamuk ipliğine bağlı olan diyalog da hepten kesintiye uğrar...

Sanal gerçeklik!

Teknoloji öylesine hızla gelişiyor ki yarattığı sorunları tespit edip onlara sosyal çözümler üretmek zaman alıyor.

Hatta çoğu zaman çözümler hep arkadan geliyor.

Yaşanan sorunların çeşitliliği de, boyutları da, önümüzdeki süreçte daha da artacak!

Ve asıl büyük sorun ne biliyor musunuz?

Bizim gibi sosyal bilimleri yok sayan ülkelerin bu konudaki çaresizliği!

Dünya bu konuya kafa yorarken, biz daha, neyin ne olduğunun bile farkında değiliz.

Bizim çocuklar yine zıvanadan çıktı ya da dellendi deyip sızlanmanın ötesine geçemiyoruz.

Bu konulara asıl kafa yorması gerekenlere gelince, kelin merhemi olsa, önce kendine sürerdi!..

Yani iş yine başa düşüyor...

Çare sizsiniz!

Eğer çocuklarınızı kaybetmek istemiyorsanız, kendi söküğünüzü kendiniz dikeceksiniz. Yani, yasaklarla çocuğunuzu ıslah etmek yerine kontrollü serbestlikle onları anlamaya çalışıp, gerçek dünyadan kopmalarına izin vermeyeceksiniz.

Kolay mı?

Zor hem de çok zor!

Ama değer! Yoksa sonraki aşamalar, sadece, daha zor olmakla kalmayacak, içinden çıkılmaz hale gelecektir!

Eğer hiçbir şey çocuklarımdan daha önemli değil diyorsanız, önce yeni dünyayı, sonra da onları anlamaya çalışın ve çareyi uzaklarda aramayın!

Çare sizsiniz! Ama ağlayan, şikâyet eden, kızan bir siz değil, okuyan, araştıran, gözlemleyen, sabırlı ve bir o kadar da hoşgörülü bir siz!..

Özetin özeti: Sorunların çözümü, samimi diyalogdan geçiyor!..

Etiketlerbugün