Demokrasi şöleni

Sportif faaliyetlerde olduğu gibi tüm seçimlerde de önemli olan, yarışın kurallar çerçevesinde, centilmenlik içerisinde geçmesidir. Her yarışın elbette bir kazananı ve kaybedeni olacaktır. Ama çok daha önemli olan, verilen mesajlardır. Bu seçimde de halkımız tüm siyasi partilere çok önemli mesajlar verdi.

Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere tüm liderler seçimin galibinin demokrasimiz olduğunu ısrarla vurguladı.

Seçim öncesinde öylesine senaryolar konuşuluyordu ki seçimin yapılmasına bile kuşkuyla bakılıyordu.

Ne oldu?

Büyük bir olgunluk içerisinde gerçekleşti.

El değiştiren kentler oldu, yıkılmaz denilen kaleler yıkıldı ama zerre kadar taşkınlık olmadı.

Kaybedenler “Halkımızın verdiği mesajı aldık” dedi; kazananlar “Bundan sonra icraat zamanı” diyerek sorumluluklarının bilinci içerisinde hareket etti.

Halkımız, her seçimde olduğu gibi, bu son seçimde de tüm siyasi partilere müthiş bir ince ayar verdi.

Sevindirici olan, kabahatliyi uzakta aramak yerine, çuvaldızı önce kendilerine batırmaları oldu.

Eminiz ki her parti nerede hata yaptık sorusunun cevabını bir an önce bulur ve bir sonraki seçim için tüm hatalarından arınır.

Herkes kazandı, herkes kaybetti

Partilerimizin güçlenmesi, kurumsallaşması ve olası hatalarından kurtulması demokrasimizin teminatı olacaktır.

Partilerimiz ne kadar güçlü ise demokrasimiz o kadar güçlü olacaktır.

Seçimden önceki dileğimizi bir kez daha yinelemek istiyoruz: Sonuçlar ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.

İktidarıyla, muhalefetiyle, kazananıyla, kaybedeniyle, ders alanlarıyla, hiç ders çıkarma-yanlarıyla yapılacak çok işi var.

Dünü dünde bırakıp, geleceğe odaklanalım...

Futbol yorumcuları ile siyasi yorumcular sanki birbirinin aynı. Kazansa da, kaybetse de, tuttukları takım ya da parti ya hep başarılı ya da hep başarısız.

Ağzınızla kuş tutsanız, sonucu değiştiremezsiniz.

Dışarıdan bir gözlemci gelip, yerel seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelere bir göz atsa, kafası allak bullak olur. Çünkü seçimi kaybettim diyen olmadığı gibi tüm siyasi partiler, seçimin galibinin açık ara kendileri olduğunu söylüyor. Gazete manşetleri, TV yorumları ve haberleri de o yönde!

Yalan mı söylüyorlar? Kesinlikle hayır!

Bardağın dolu tarafına bakanlara göre seçimin galibi kendileri, boş tarafına bakanlara göre ise ezici bir üstünlüğü bizzat kendileri sağladılar!

Partili seçmenlere göre ise değişen bir şey yok! Onlar, kazanılan kentlere sevinip, diğer ayrıntıları görmezden gelirken, büyük kentleri kaybedenler de yerelden çok genele bakıp, total sonuçların önemine vurgu yapıyor...

Sonuç olarak, 31 Mart seçimi ders almak isteyenler için inanılmaz analizler sunuyor. Doğru okuyan, bir sonraki seçimin gerçek galibi olacaktır...

Seçim yorgunuyuz

Tüm liderlerin dile getirdiği bir başka ortak görüş ise seçimlere ara verip icraata yönelmek.

Peki, bunu başarabilir miyiz?

Başarmamamız için hiçbir neden yok.

İktidar 2023 Vizyonu’na, belediyeler de kendi hizmet alanlarına odaklanırlarsa, kazanan ülkemiz olur. Şu günlerde en çok ihtiyacımız olan da yeni bir seçim değil, ekonomik şahlanıştır!...

Özetin özeti: Demokrasi sınavından geçtik, darısı diğer alanlara...