Devlet isterse yapar!

 En iyi okul arayışları sürüyor.

Parası olan paralı okulların peşinde sanmayın, onlar da ille de devlet okullarını istiyor. Neden? Çünkü bazı devlet okulları var ki hiç tartışmasız, en iyi olan, onlar.

Peki, bu iyi devlet okullarının sayısı artırılamaz mı?

Bu okullardan birinin müdürüyle dün uzun uzadıya konuştum. Bu soruyu kendisine sordum.

“Devlet isterse binlercesi açılır. Yeter ki istensin” dedi.

Aynen katılıyorum.

Yeter ki istensin, birkaç yıl içerisinde, tüm okullar olmasa da en az üçte biri bugün hayali kurulan okullardan biri haline gelebilir.

Bu o kadar zor mu?

Kesinlikle hayır.

Daha önce bunu başaran bir ülkeyiz, hem de çok daha zor koşullarda.

Eskiden fen liseleri dediğinizde, hepsi de kallavi okullardı. Anadolu liseleri deseniz onlar da öyle. Meslek liseleri ve özellikle de teknik liselere girmek için yarışılırdı. İmam hatip liseleri ve diğer mesleki okullar da alanlarında çok başarı okullardı ve mezunları, modern Türkiye’nin kurulmasına çok önemli katkılarda bulundular.

30-40 yıldır dershane, sınav ve diploma odaklı bir eğitimin köleleri haline geldik.

Sonuç? Diplomalı insan sayımız tavan yaptı ama akademik başarı ve kalite dibe vurdu! Devlet okulları adeta çöktü! Özel okullara doğru bir yönlendirme oldu ama onlar da dünün çok gerisindeler!..

Doluluk oranları

 LGS yerleştirme sonuçları dün açıklandı. Doluluk oranları yüzde 100’e ulaşmış! Bakalım, kayıt oranları ne olacak?

Yerleştirmeler, isteğe mi bağlı yoksa sistem dayatması mı, yakında belli olur!..

Hani her öğrenci evine en yakın istediği liseye gedecekti?

LGS yerleştirme sonuçları, büyük bir hüznü de beraberinde getirdi. Veli ve öğrencilerin yüzünden düşen bin parça. Girdiği okuldan memnun olan yok gibi.

Neden? Çünkü aday çok, kontenjan yok. Çevrenizdeki öğrencileri bir araştırın, bakalım kim nereye girdi? Daha doğrusu, kim nereye giremedi? Adayların dörtte üçü hatta daha fazlası, çok da istemedikleri bir lisede buldu kendisini...

Eskiden, iyi bir lise iyi bir gelecek demekti ama o zaman, gerçekten de iyi liseler vardı.

8 yıllık kesintisiz eğitimden sonra liselerin de kimyası bozuldu. 4+4+4’ten sonra yerlerde sürünür hale geldiler. Hâlâ da düzene giremediler. Keşke, imam hatiplerde olduğu gibi diğer liselerin de ortaokul bölümleri yeniden açılsa ve 5+3+3’lük sisteme yeniden dönülse! Zararın neresinden dönülse kârdır!..

Eskiden iyi liseler vardı şimdi ise iyi öğrenciler var.

Uzun süredir yazıyorum, iyi okul yok, iyi öğrenci var.

İyi öğrenci de su akar, yolunu bulur misali, nereye giderse gitsin başarılı oluyor. İşte bu yüzden, yerleştirme sonucu ne olursa olsun, çevrenizdeki okullardan birine girin ve kendi yol haritanızı kendiniz çizin.

Gideceğiniz üniversite ve seçeceğiniz meslek konusunda hedeflerinizi doğru belirlerseniz, seçeceğiniz lise konusunda daha sağlıklı kararlar verebilirsiniz.

Nakil şansı var!

Bu arada, bugün yerleştirildiğiniz lisede ille de kalmak zorunda değilsiniz, nakil dönemlerinde değiştirme şansınız elbette var. Ve o fırsat, eğer yakından takip ederseniz, bir gün, mutlaka karşınıza çıkacaktır.

Siz, siz olun açık liseye razı olmayın. Olacaksanız da o süreyi, sokakta değil, usta-çırak ilişkisi çerçevesinde, değerli bir meslek erbabının yanında geçirin. Ama şunu asla unutmayın. Zorunlu eğitim çağındaki öğrencinin yeri, atölyeler ya da tarlalar değil, okuldur!..

Kolejler konusuna          gelince, çocuklarınıza bırakacağınız en iyi miras eğitimdir. Paranız varsa ve verdiğiniz paranın karşılığını alacağınız özel okul bulursanız, bir kez daha düşünün derim.

Gidin o özel okulları gezin, öğrenci, mezun ve velileriyle konuşun, gireceğiniz devlet okullarıyla kıyaslayın ve sizin için en doğru olan ne ise ona karar verin.

Ön yargılar hepimizi, her zaman için yanıltabilir. Bu yüzden, öyle ya da böyle olsun demeden önce her seçeneği sonuna kadar araştırmakta yarar var...

Sonuç ne olursa olsun, hepiniz çok değerlisiniz ve bu yarışta geride kalmanız, ileride çok daha büyük yarışları kazanamayacağınız anlamına gelmesin. Moralinizi asla bozmayın!..

Özetin özeti: Bizdeki eğitim sevdası kimsede yok! Ne olur bunu köreltmeyelim!..