Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Eğitim sektörü hızla büyüyor.

Okul ve öğrenci sayısı dünden bugüne üçe beşe katlandı.

Zorunlu eğitim süresi önce 8’e, sonra 12’ye çıktı.

Okullaşma oranları tavan yaptı.

Ama hâlâ AB ülkelerinin çok gerisindeyiz ve hâlâ patinaj yapmaya devam ediyoruz.

Çağ, Bilişim ve İnovasyon Çağı olsa da, MEB, YÖK ve ÖSYM, ilk çağlarda olduğu gibi hâlâ deneme yanılma yöntemiyle çocuklarımıza yön vermeye çalışıyor.

El yazısı konusunda yaşananlar bunun en son örneği!

Dünyanın tercihi bu yönde diye dayattılar, şimdi de kaldırıyorlar.

Haberin Devamı

Yeterince İngilizce öğretmeni yok diye Anadolu liselerinde yabancı dille eğitime son verdiler, gelecek öğretim yılı için herkese yabancı dilli hazırlık sınıfı sözü vaat edildi, bakalım sonuç ne olacak!..

Peki, eğitim sistemi devlet kurumlarında böylesine zikzaklar çiziyor da özel okullar ile vakıf üniversiteleri farklı mı?

Alın birini, vurun diğerine!..

Velilerin kızgınlığı da işte bu yüzden.

Adeta, paralarıyla, rezil oluyorlar.

Ne aldıkları eğitimden memnunlar ne de çocuklarının donanımından.

Varsa yoksa sınavlar.

Peki ya, sosyal donanım?..

İşte onu ne siz sorun ne de biz anlatalım, yoksa, velilerin karamsarlığı daha da artacak!..

Özel okul yarışı

Her ne kadar özel üniversite yok denilse de vakıf üniversitelerinin tamamına yakını fiiliyatta özel üniversite gibi çalışıyor.

Kolejlerin tümü olmasa bile geneli tüccar mantığıyla yol alıyor.

Devletin onlara bakış açısı da farklı değil, pırlantadan, futboldan, yatlardan vergi almayan devlet, söz konusu eğitim ve öğrenciler olduğunda, verginin her türlüsünü dayatıyor!

Okul sahiplerinin iddiasına göre aldıkları her 100 liranın yarısı bir şekilde devlete gidiyor!..

Peki ya kâr marjları?

Hepsini milyarder yapamasa da, milyoner etmeye yetiyor da artıyor!

Anlayacağınız, yemeyip, içmeyip, gezmeyip, her türlü fedakârlığa katlanarak, çocuklarının, dolayısıyla da ülkemizin geleceği için daha iyi eğitim arayışı içinde alan velilere, bir yandan devlet vuruyor, öte yandan özel okul sahipleri.

Sorsanız, hepsi zararda. Peki o zaman bu kadar nasıl büyüdüler, nasıl büyüyorlar?..

Haberin Devamı

Eğer arkalarında kaynağını bilmediğimiz sermaye grupları varsa bu çok daha vahim.

FETÖ olayında, bunun en çarpıcı örneklerini gördük, yeni maceralar yaşamak istemiyoruz...

İşte bu yüzden, tıpkı bankalar gibi eğitim kurumları da çok yakından takip edilmelidir.

Paramız kıymetli diye her türlü denetimi yapıyoruz, bazı sektörler gelişsin diye en çok para kazananları bile vergiden muaf tutuyoruz ama iş eğitime gelince, ekonominin acımasız kuralları geçerli oluyor!..

Doğru yapılanma şart!

Hızla büyüyen eğitim sektörüne de, engelleyici ve dayatmacı olmaması koşuluyla, yeni yaptırımlar getirilebilir.

Bu, sadece sektörü geliştirmekle kalmaz, doğru yatırımcıları ve velileri de korumuş olur.

Zor mu?

Kesinlikle değil.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e, bu konuyu kaç defa açsam, her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi ama bunu defalarca yazmama rağmen ne MEB ve YÖK’ün ne de özel okulcuların bir girişimi olmadı ki, devamı gelmedi!

Umarız, bundan sonrası için gereken yapılır...

YÖK ve ÖSYM’ye denetim!

Haberin Devamı

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), YGS’de yaşanan 9.45 krizinin peşini bırakmıyor.

Sınavdan önce geldikleri halde sınava alınmayanların yanı sıra sınavın başlama saati olan 10.00’dan önce, gözetmenlerin inisiyatifiyle sınava girmelerine rağmen, sınavları iptal edilen adayların durumu, KDK’nın ana gündem maddelerinden biri oldu.

KDK Başkanı Başdenetçi Şeref Malkoç, adayların durumlarıyla ilgili gelişmeleri, sadece YÖK ve ÖSYM ile değil, MEB ile de yakın istişare içerisinde.

Peki, sonuç ne olur, hep birlikte göreceğiz.

Ankara’da, insan mı önemli yoksa dayatmacı kurallar mı, yakında belli olur.

ÖSYM’ye sesini duyuramayan ya da ÖSYM’ye ulaşamayan YGS’zedeler için KDK iletişim bilgileri de şöyle:

www.ombudsman.gov.tr, iletisim@ombudsman.gov.tr, (312) 465 22 00

Ne olur eğitimi ve çocuklarımızı daha fazla ihmal etmeyelim! 18 yaşındaki Büşra’nın intiharı, umarız, iddia edildiği gibi bu yüzden değildir. Hangi konuda olursa olsun acı verici ama bu yüzdense daha çok can acıtır.

Özetin özeti: Bir hukuk devletinde elbette yasalar ve kurallar geçerlidir. Tabii herkese adil ve eşit uygulanırsa. Ayrıca insan da bir o kadar hatta fazla önemli!