EĞİTİM = SINAV DEMEK DEĞİLDİR

Eklenme Tarihi08.05.2019 - 1:30-Güncellenme Tarihi08.05.2019 - 8:24

Sınav odaklı eğitim yüzünden, estetik değerlerden yoksun, sporla, sanatla yoğrulmayan, yaşamdan kopuk asosyal gençler yetiştiriyoruz.

Peki, bu durumdan memnun olan birisi var mı? Evet demek mümkün değil! Ama nedense, bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Daha da vahimi, ne dur diyen var ne de geleceği düşünen. Oysa gençlerimiz ne kadar güçlüyse, biz de o kadar güçlüyüz!..

Beden Eğitimi, Müzik, Resim dersleri artık yok gibi.

Okulların çoğunda tamam tesis yok ama her türlü altyapısı olan okullarda bile, bu derslerde, sınavlara hazırlık eğitimi yapılıyor ve bunu da bir marifetmiş gibi anlatıyorlar.

MEB ve YÖK sınav sorununu çözmediği, ÖSYM’nin kapısına kilit vurulacak noktaya gelinmediği sürece eğitimde taşlar yerli yerine oturmaz. Oturmadığı sürece de mutlu ve üretken bir nesil yetiştirmemiz mümkün değil!

Dünya, Hayal Okulları kurup, çocuklarının yaratıcılıklarını geliştirmeye ve onları çok yönlü yetiştirmeye çalışırken, bizim, gençlerimizi, sınav odaklı eğitimin köleleri haline getirmemizin gerekçelerini anlamak mümkün değil!..

Türkiye artık ne ülkeye, ne millete, ne gençlere ne de bilime zerre kadar katkısı olmayan bu sınavlardan kurtulmalıdır!..

Temel liseler?

Temel liseler, etüt merkezleri ve hazırlık kursları bu öğretim yılı sonunda kesinlikle kapanacak denildi ama sanki bazı kurumlar, bale ve dans kursları adı altında faaliyetlerine devam etmek için hazırlık ve kayıt içindeymiş!

Pek çoğu, “İsim değiştirir, aynen yola devam ederiz, bu 10 yıldır böyle devam etmiyor mu?” açıklamasının bir adım ötesine geçip kursların, özel öğretim kurslarının kapatılma kararının iki yıl süreyle erteleneceğini ve faaliyetlerine iki yıl daha devam edeceklerini resmi olarak duyurmuş!

MEB’den bir açıklama var mı? Henüz yok.

MEB, bu kafa karışıklığını gidermek için bir an önce çok net bir açıklama yapmalıdır!

Öncelikle bu kurumda görev yapan başta öğretmenler olmak üzere tüm çalışanların durumu ne olacak ona da kafa yorulmalıdır. Zaten üç kuruş paraya köle gibi çalıştırılıyorlar, ondan da olmasınlar!..

Devam edilecekse de çalışma koşulları iyileştirilmelidir!..

Yabancı öğrenciler?

YÖK, üniversitelerdeki program kontenjanlarının en fazla yüzde 50’sine kadar yurt dışından öğrenci kabul edilmesine ilişkin sınırlamayı kaldırdı.

Peki, neden kaldırıldı?

Bir bilen varsa ne olur bize de anlatsın. Çünkü YÖK’ün yaptığı açıklamaları çok da tatmin edici değil!

Çoğu zaman eski YÖK’ten çok da farkı olmayan yeni YÖK, son zamanlarda bir dizi kararlar alıyor.

Daha önceki tüm kararlarda olduğu gibi yeni projelerinin gerekçeli kararı da ortada yok.

Biz yaptık oldu mantığı sanki giderek onları da esir alıyor.

Yekta Hoca da rakamlarla övünmeye başlayınca eyvah eyvah dedim.

Çünkü rakamlar katlandıkça, kalite yerlerde sürünüyor.

Bir yanda kalite, öte yanda da katlamalı rakamlar olunca, ne oluyor demeden geçemiyoruz.

Bu çerçeveden bakıldığında, YÖK’ün yabancı ülke kontenjanlarındaki sınırı kaldırılmasının mantığını ben anlayabilmiş değilim.

Sonu nereye varır, onu da kestiremiyorum.

Aynı kafayla futbolda da yabancı yasağını kaldırdık ve geldiğimiz nokta ortada!

İyi öğrenci, iyi futbolcu, abartıya kaçmayacak oranda gelirse elbette bir yararı olur ama bize gelenlerin hali ortada!..

Bu konuda da bir değil, on kez düşünmeliyiz derim!..

Özetin özeti: Kolay karar alıyor, zor vazgeçiyoruz. Bu da bize pahalıya mal oluyor!..

Etiketler