Fethiye Belgesel Günleri

Eklenme Tarihi21.04.2019 - 1:30-Güncellenme Tarihi21.04.2019 - 8:20

Fethiye çok özel kentlerimizden biri.

Pek çok konuda duyarlı. Örneğin eğitim, örneğin çevre, örneğin üretim, örneğin sanat, örneğin mimari, örneğin sivil toplum örgütleri.

Emeklilerin böylesine yaşamın içinde olduğu bir başka kent zor bulursunuz. En şaşırtıcı olan ise TOKİ konutları ve beton yığını çok katlı binaların hiç olmaması. Umarız bu hep böyle devam eder!..

Ortaklar Öğretmen Okullular Derneği (Adabelenliler) Fethiye Temsilciliği’nin bir etkinliği olarak bu yıl üçüncüsü gerçekleşen Belgesel Günleri’nde olağanüstü kısa metrajlı filmler vardı. Hemen hepsi tek kelimeyle muhteşemdi. Hasan Ali Yücel, Köy Enstitüleri, Yok Olan Köy Okulları ve Taşımalı Eğitim belgeselleri ülkemizin yaşadığı değişimi, yozlaşmayı ve en önemlisi de yitirdiğimiz değerleri anlatması açısından çok çarpıcıydı. Keşke büyük kanallarda da en izlenir saatlerde yayınlanabilseler...

Fethiyelilerden beklentim, bugünkü Fethiye’yi her yönüyle cennet bir köşe haline getiren kuşakları yetiştiren o köy okullarının yeniden eski ihtişamlı günlerine dönmelerini sağlamaktır.

Yeni Başkan Alim Karaca’nın kente kazandıracağı farkındalıkların en önemlilerinden biri de bu olmalı.

Toplantıda Köy Enstitüsü ve eski öğretmen okullarından mezun, öğretmen gibi öğretmenler vardı. İçlerinde 85 yaşında olanlar da. Hemen hepsi eğitim ve öğretmenlik konusunda adeta öğretmenliklerinin ilk günkü heyecanını yaşıyorlardı. Tüm bu etkinliği Ortaklar Öğretmen Okulu mezunu, eski bankacı Abdullah Taşçıoğlu ve arkadaşları imece usulüyle yapıyor ve çok da başarılılar...

Köylerin ve köy okullarının yeniden yaşam bulmasında 70’lik delikanlıları da içine alan bir proje çok başarılı olabilir. Ama bunu kime anlatacaksın ki!..

Bu sese kulak verelim

Dünyada çocuk bayramı olan tek ya da birkaç ülkeden biriyiz diye hava atmayı çok severiz. Ama iş taşın altına el koymaya geldi mi, ara ki birini bulasınız...

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle araştırma önergesi verdi. Dahası, tüm siyasi partilere bir çağrıda bulundu. “23 Nisan günü Meclis toplanacak. Partiler üstü bir konuda bir araya gelip hakları gasp edilen, itilen, görmezden gelinen çocuklarımız için elimizi taşın altına koyalım. Yoksa bunun vebaliyle yaşamak gerçekten güç olacak” dedi.

Taşcıer, Türkiye’de şiddet, istismar, uyuşturucu, cinsel sömürü, eğitimsizlik, kız çocuklarının zorunlu eğitime devam edememeleri, yoksulluk, göç gibi çok önemli problemlerin artarak büyüdüğünü ifade etti. “2016’da 18’i 14 yaş altı olan toplam 63 çocuk işçi, 2017 yılında 18’i, 14 yaş ve altı olan toplam 60 çocuk işçi ve 2018 yılında da 23’ü, 14 yaş ve altı olmak üzere toplam 67 çocuk işçi hayatını kaybetti. Verilere göre 2016-2018 yılları arasında toplam 190 çocuk işçi hayatını kaybetti. Türkiye, Avrupa Birliği’ne (AB) adaylık sürecinde olan ülkelerle kıyaslandığında Karadağ, Arnavutluk, Makedonya ve Sırbistan’dan sonra en çok çocuk işçiliğine sahip olan ülke konumunda bulunmaktadır” dedi.

Bu ayıptan artık kurtulalım...

Özetin özeti: Her şeyin çok daha fazlasını hak ediyoruz. Ve bunu başaracak birikimimiz de, enerjimiz de fazlasıyla var!..