İşsizliğin çaresi doğru yönlendirme

İşsizlik yine tavan yapmış!

Neden? Çünkü on binlerce mezunu olan fakültelere hâlâ öğrenci almaya devam ediyoruz.

Tanımlanmış ve eğitimi yapılan meslek çeşitliliği bizde bin, Batı’da 14 bin! Yani onlardaki meslek yelpazesi, bizdekinden 14 kat daha fazla! Onlar istedikleri mesleği seçerken, biz olanı seçmeye zorlanıyoruz...

Mezun olan herkese istihdam sağlayacak yeni bir eğitim sistemi ve insan gücü planlaması kesinlikle şart!

Ve bu, o kadar da zor değil.

Yeter ki istensin!..

Rekor kırdı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) rakamlarına göre, işsizlik oranı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre 3.9 puan artışla yüzde 14.7 oldu.

Söz konusu dönemde, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, ocakta geçen yılın aynı ayına göre 1 milyon 259 bin kişi artarak, 4 milyon 668 bin kişiye çıktı.

İşsizlik oranı ocakta bir önceki aya göre 1.2 puan arttı. Tarım dışı işsizlik oranı ise 4.1 puanlık artışla yüzde 16.8 olarak tahmin edildi.

Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 6.8 puan yükselerek yüzde 26.7 oldu. İşsizlik oranı, 15-64 yaş grubunda ise 3.9 puan artışla yüzde 15 olarak gerçekleşti...

Genç işsizler

Genç işsizlerin hele ki üniversite mezunu genç işsizlerin sayısı hızla artıyor.

Ama buna rağmen ciddi bir üniversite reformu gerçekleşmiş değil. Her yıl 300 bin kontenjan boş kalmasına ve yine her yıl on binlerce öğrenci öğrenim gördüğü üniversiteyi bırakmasına rağmen yeni üniversiteler açılıyor.

Peki, niye?

İşte bu sorunun cevabını en net şekilde bir öğrencimiz veriyor:

“Çünkü üniversiteler bilim için değil, bulunduğu kenti kalkındırmak amaçlı kurulmuş. Üniversite kurulan bir ilde konut kiraları ve alışveriş artıyor, şehre para geliyor. Ancak kurulan bu üniversitelerdeki kalite nedir, öğretim elemanları iyi midir, kötü müdür, soran yok. Ayrıca bu kadar öğrenci mezun olunca ne yapacak?..”

İnsan gücü planlaması

İşsizliğin formülü insan gücü odaklı eğitimden geçiyor ama bu noktaya bir türlü gelemedik. Çünkü attığımız her adımda bir sonraki hamleyi düşünmüyoruz. Keşke tüm okullarda satranç zorunlu seçmeli ders olsa. İşte o zaman sadece sonraki hamleyi değil, çok daha fazlasını görür ve bunu yaşam biçimi haline getiririz...

Bazı meslekler var ki tek mezun verilmese bile 20 yıl boyunca yetecek kadar eleman var. Örneğin İktisadi İdari Bölümler, örneğin Mühendislikler, örneğin Eğitim Fakülteleri ve Hukuk!..

YÖK, bütün bunları bilmiyor mu? Fazlasıyla biliyor ama üzerinde öylesine bir siyasi baskı var ki hayır diyemiyor.

Peki, siyasiler olayın farkında değil mi? İşsizlik rakamları açıklandığında, eminim ki en fazla onların yüreği cız ediyor. Ancak tıpkı YÖK gibi onların üzerinde de seçim ve kamuoyu baskısı var. Üniversite açtıkça hem alkış hem de oy alıyorlar. Peki ama nereye kadar?..

İşte bu yüzden, doğan her çocuğa, en iyi eğitimi, severek yapacağı en doğru mesleği, insanca bir yaşam standardı yakalayacağı en güzel işi kazandıracak bir insan gücü planlaması yapmanın zamanı geldi de geçiyor.

Özetin özeti: İşsizlik öylesine zor bir durum ki Allah hiç kimseye yaşatmasın!..