Başbakan Yıldırım geçen hafta yeni TEOG’un “konforlu” olacağını söylemişti.
Hâlâ cevap bekleyen onlarca soru var ve bitecek gibi değil ama konfor bunun neresinde, göremedik.

Gören, bilen, anlayan varsa ne olur bize de haber versin...
MEB, ortaya attığı bu sistemin uygulanabilirliğini, kâğıt üzerinde de olsa hiç düşündü mü?
Sanal ortamda simülasyon yaptı mı?
Görünen o ki dersini hiç çalışmamış!
Şu anki performansıyla çoktan bütünlemeye kaldı!
Umarız, son sınav haklarını iyi değerlendirirler. Çünkü artık ne yeni bir sınav hakları var ne de af çıkar!...
Cevap bekleyen sorular
Yeni sistemle ilgili olarak birbiriyle ilişkili o kadar çok soru var ki mantık yürüterek sonuca ulaşmanız mümkün değil.
MEB’den de açıklama gelmeyince, veli, öğretmen ve öğrenciler kıvrandıkça kıvranıyor.
İşte o sorulardan bazıları:
3 yılın birikimi 60 soruyla nasıl ölçülecek? Soru dağılımı nasıl olacak? 20 Türkçe, 20 Matematik, 10 Sosyal, 10 da Fen dersek, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile hani artık dikkate alınacağı söylenen Müzik, Resim ve benzeri derslerden hiç soru sorulmayacak mı?
Soruların zorluk derecesi yükseldikçe dershane ve özel derse bağımlılık kolaylaştıkça da şampiyon sayısı artar. Her iki durumda da sistem daha da içinden çıkılamaz hale gelmez mi?
İkamete dayalı kayıt sisteminde, 5 tercihine giremeyen öğrenci ne yapacak? Açık liseye mi gönderilecek yoksa boş kalan imam hatip ya da meslek liselerine mi?
Tabela Anadolu lisesi olmanın ötesine geçemeyen mahalle okulları, eski klasik liselere ya da çok programlı liselere dönüşemez mi?
Sınava girecek adayların tercihlerini sınava girmeden önce yapacakları açıklandı. Bu ne kadar doğru? Öğrenci ya da velisi sınav sonucunu görmeden, il ve Türkiye genelinde kaçıncı sırada olduğunu bilmeden nasıl tercih yapacak?
“Nitelikli” okullar için sınava giren adaylar, açıkta kaldıklarında, niteliksiz olarak nitelendirilen mahalle okullarına, ikamete dayalı kayıt sistemiyle girebilecekler mi?
Sınava girenler 5 “nitelikli” okul, 5 de niteliksiz okul olmak üzere 10 tercih mi yapacak yoksa karma 5 tercihle mi yetinecek? Böyle olursa, bu haksızlık olmaz mı?
“Nitelikli” okullar ve niteliksiz görünenler için ek kayıt ya da nakil süreci söz konusu mu? Eğer söz konusu ise bu nasıl yapılacak?
Şişirilmiş hormonlu notların önüne nasıl geçilecek?
Şu an için 600 olan “nitelikli” okul sayısı bin 600’e çıkarsa yine hâlâ 5 tercihte ısrar edilecek mi?
Aynı bölgede 50-100 okul olan ile 3-5 okul olana aynı tercih hakkının dayatılması ne kadar adil?
Özel Türk ve yabancı okullara yerleştirme nasıl olacak? Kayıtları, “nitelikli” okullardan önce mi yapılacak yoksa sonra mı? Geçişler nasıl önlenecek? Merkezi yerleştirme düşünülüyor mu?
Zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin açık liselere yönlendirilmesi dünyanın neresinde var ve ne kadar doğru, bu konuda yeni bir arayış söz konusu mu?
Puanlama kaç alanda yapılacak? Sözel ve Sayısal yeterli olur mu? Örneğin spor ve güzel sanatlar liseleri hangi puan türüyle öğrenci alacak? Ayrıca yetenek sınavı olacak mı?
Özetin özeti: MEB kendisine yazboz bakanlığı denilmesine kızıyor ama yaptığı bu!..