Kopyala yapıştır doçentlik, formasyon ve norm kadro?

Eklenme Tarihi15.12.2018 - 8:15-Güncellenme Tarihi15.12.2018 - 8:15

Ortaya bir fikir ya da proje atılıyor, arkası gelmiyor. Ya da herkese aynı elbise giydirilmeye çalışılıyor. O da kimine büyük geliyor, kimine de küçük. 
MEB ve YÖK, anaokulundan üniversiteye, ülkemizin geleceğine yön veren iki önemli kurum.
Attıkları her adımı uzun uzadıya düşünmeleri gerekir. Ama nedense onlar önce şipşak kararlar alıp, sonra olurunu, olmazını düşünmeye başlıyorlar.
2023 Eğitim Vizyonu’nda öğretmen yetiştirme ve alım sisteminin kökten değişeceği açıklandı.
Buna göre, formasyon kursları kaldırılacak ve atanan tüm öğretmenler yüksek lisans yapacak.
Bu kararı eleştirenler de oldu, alkışlayanlar da.
Peki, uygulamaya ne zaman, nasıl geçilecek?
İşte o konuda daha fazla ayrıntıya ihtiyaç var.
Uygulamaya 2020’de geçileceği söyleniyor.
Peki, aradaki 2 yıl ne olacak?..
MEB ya da YÖK aşağıdaki sorulara mutlaka açıklık getirmeli, yoksa ciddi mağduriyetler yaşanacak!
“Abbas Bey, formasyon durumu ne olacak? Sesimizi duyuramıyoruz, ön kayıt yaptık, formasyon için şubatta başlayacak, para yatıracağız ama ya iptal edilirse?..”
“Şu an için üniversitelere YÖK’ten ya da MEB’den hiçbir yazı gitmemiş! Öğretmenlik meslek kursu 2020’de ülke uygulamasına geçecek yazıyor Eğitim Vizyonu’nda. En az 2 yıl daha formasyon devam eder gibi gözüküyor. Peki, eder mi?”
MEB ve YÖK, bu konuda ne diyecek merakla bekliyoruz...

Norm kadro?

YÖK’ün kadro konusundaki yetki devrini pek çokları gibi biz de alkışladık. Ama gelin görün ki uygulamada sorunlar varmış:
“YÖK’ün kadro devri olumlu gelişme gibi görünürken birçok olumsuzlukları da beraberinde getirecektir. Bu 4 şeritli yolda giderken, yolun birden 2 hatta tek şeride düşmesi gibi. 
Bazı yerlerde kadro şişkinliği var, bu elbette doğrudur.
Ancak mevcut hesaplamayla (Normal mühendislik bölümlerine 6 ile 8 öğretim üyesi maksimum veriyor. Araştırma üniversitesi ise 2 katı) birçok bölüme yeni bir hoca almak veya akademik aşama yapanların unvanlarını almaları mümkün görünmüyor (2/3 kuralı var).
Araştırma görevlilerinin ilerisini düşünmeleri neredeyse imkânsız hale gelecektir ve motivasyon kaybolmaktadır.
Fazladan kadro istenmesi durumundaysa yine YÖK’e, gerekçeleriyle yazılacak ve son kararı yine YÖK verecek...”
Görünen o ki özel durumlarda yetki devri söz konusu değil ve araştırma görevlileri sıkıntılı.
Yekta Hoca umarız bu tedirginliği de ortadan kaldıracak adımlar atar... 

Paralı tezler!

Yardımcı doçentlik tarih oldu, doçentlikte de sözlü kalktı, yani artık tez sunumu yok.
Durum böyle olunca da birilerine parayla tez     yazdırıp, rahatlıkla doçent olabilmeniz mümkün. Bu amaçla kurulan ve alenen akademik müşteri arayan siteler var.
Bastır parayı, al tezi.
Hem de istediğiniz konuda, istediğiniz uzunlukta.
Kopyala yapıştır tezler de var, özgün olanlar da.
Siz yeter ki ne istediğinize karar verin!..
Peki, bu işin sonu nereye varır?
Yakında doçent ve profesör sayımız, tıpkı öğrenci sayımız gibi tavan yapar ama ne kadarı dünya standartlarında olur?
İşte onu, ne siz sorun ne de biz cevaplayalım!..
Özetin özeti: Rakamları şişirmenin artık bir işe yaramadığını, ne zaman öğreneceğiz!..

Etiketler