MEB ve YÖK, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı umarız bir kez daha hayal kırıklığına uğratmaz!

Eklenme Tarihi20.10.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi20.10.2018 - 9:16

Eğitim ve gençler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, belediye başkanlığından bugüne önem verdiği konuların en başında geliyor.

Onların gelecekleri söz konusu olduğunda, akan sular duruyor.

Belediye Başkanlığı sırasında burs veriyor diye başı az belaya girmedi. Ama ona rağmen, başvuran tüm öğrencilere burs vermeye devam etti.

Son kırk yıldır, eğitimde olup bitenleri belki de en fazla eleştiren biri olarak, giderek artan yatırımları ve burs desteğini hep alkışladım.

Demirel’in bugüne kadar yaptıkları arasında en fazla gurur duyduğu konu, açtığı üniversitelerdi.

Vehbi Koç’tan da benzer sözler duymuştum.

“Bugüne kadar çok fazla yatırım yaptım, fabrika açtım ama bunlar içerisinde en hoşuma giden, beni en çok gururlandıran, ismimizi geleceğe en iyi şekilde taşıyacak olan kurduğumuz üniversite oldu” demişti.

Tayyip Bey’in konuşmalarına baktığınızda, satır aralarında, onun da eğitim ve öğrenciler için yaptıklarından özel bir mutluluk duyduğunu görebiliyorsunuz.

Açtığı üniversite sayısı Demirel’inkinin iki katına çıktı.

İyi ya da kötü olmaları ayrıca tartışılır ama bir siyasetçinin eğitime bu kadar çok kaynak ayırması takdire şayandır.

Peki, kaynak ayırıp, yatırım yapmak yetiyor mu?

Kesinlikle hayır.

İşte bu noktada en büyük hata, yapılan yatırımların verimli bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının yeterince denetlenmemesidir.

Bir başka hata ise, Milli Eğitim bakanları ve YÖK başkanlarının üst makamları doğru bir şekilde bilgilendirmemeleridir.

Eğitimde bugün gelinen noktanın bu kadar sancılı olmasının en önemli nedeni sanki bu!

Cumhurbaşkanlığı Eğitim Öğretim Politikaları Kurulu umarız bu konuda ciddi bir takip kurumu haline gelir...

Diriliş dönemi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Dokuz Eylül Üniversitesi’nin açılış töreninde, Türkiye’deki üniversitelerin, dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında esamesi okunmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Biz kadim bir devlete ve medeniyete sahibiz. Mesela bugün içinde bulunduğumuz yükseköğrenim kurumlarımız, dünyanın eski öğretim müesseselerinin mirasçılardır.

Şanlıurfa’daki Harran Okulu dünyanın en eski üniversitelerinden biri olarak kabul edilir.

Ege bölgemizdeki binlerce yıllık geçmişe sahip şehirlerimiz, aynı zamanda birer kültür ve ilim yuvasıdır.

Nasıl oluyorsa, dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında esamesi okunmuyor?

Demek ki bir şeyleri kaybettik, bir yerde bir sıkıntı var.

Bir şeyleri unuttuk, ihmal ettik.

Yitik, kaybedildiği yerde bulunur.

Madem cevher bu topraklarda saklı, öyleyse sorunun çözümünü de bu yerde arayacağız.

Bu süreçte en büyük yatırımı biz eğitim-öğretime yaptık.

Ama henüz arzu ettiğimiz neticeleri elde ettiğimizi maalesef söyleyemiyorum.

Dün gece Milli Eğitim Bakanımızla uzun uzadıya eğitim öğretimde neler yapacağız, ne gibi adımlar atacağız, değişim neler olacak? Bunlar üzerinde konuştuk. Tabii Bakanımızın anlattıklarını dinledikçe umudum daha da arttı.

Önümüzdeki kısa zaman içerisinde atacağımız adımlarla, yeni bir çıkış, diriliş gerçekleşecektir diye düşünüyorum. İçerik ve sistem konusunda hâlâ sıkıntılarımız var.”

Özetin özeti: Eğitimde aranan kan yani doğru içerik ve doğru sistem umarız 2023 Vizyon Belgesi ile bulunur!..