Petrol önemli de su önemsiz mi?

Eklenme Tarihi21.01.2014 - 22:58-Güncellenme Tarihi21.01.2014 - 23:29

Kuraklık alarm veriyor. Televizyonlarda, gazetelerde neredeyse hemen her gün, bu yönde haberler yapılıyor.
Felaket senaryoların içerisinde su kesintilerinden, kıtlığa yok yok...
Barajlar boşaldı, buğday tohumları toprakta çürü3dü.
Üretici perişan, yerel yönetimler telaşta, siyaset ise seçim derdinde...
Türkiye’nin dört bir yanında yağmur dualarına çıkıldı. Hava tahminleri, en çok izlenen program oldu.
Yaz aylarında su kesintileri başlayacak, ürün fiyatları patlayacak, açlık tehlikesi baş gösterecek, sadece tarım değil hayvancılıkta da zor günler yaşanacak deniliyor. Hem de hemen her yıl daha da artan bir oranda...
Peki yağmur duasına çıkmanın, kar yağsın diye beklemenin dışında yapacak bir şey yok mu?
Örneğin akarsularımızı yeterince değerlendirebiliyor muyuz, örneğin yağmur ve eriyen kar sularını yeterince toplayabiliyor muyuz?
Çok daha önemlisi, Bakü’den İskenderun’a petrol, yine Bakü’den Avrupa’ya doğalgaz, Mersin’den KKTC’ye su taşınabiliyor da, Türkiye’nin bir ucundaki sular öteki ucuna niye taşınamıyor?..
Petrol ve doğalgaz kıymetli de su değersiz mi?

Müsriflik mi yoksa öngörüsüzlük mü?..
Akşam haberlerini izlerken, özellikle de hava durumuna göz atarken Türkiye’nin yarısı kuraklıktan kırılırken öteki yarısının kar ya da sel altında olduğunu görüyoruz.
Demek ki ülkemizde su yok değil. Hem de fazlasıyla var. Ama farklı noktalarda.
Mühendis olmayan birisi için Doğu’daki suyu, orta Anadolu’ya ya da Batı’ya taşımak çok zor gelmeyebilir. Eminim ki hem zor hem de çok pahalı bir yatırımdır.
Ama eğer su her şeyden çok daha önemliyse, her türlü olasılık düşünülmeli ve petrole, doğalgaza verilen önem suya da gösterilmelidir...
Türkiye, büyük bir ülke ve milyarlarca dolarlık çok büyük projelere imza atıyor. Ülkenin dört bir yanını su kanallarıyla donatmayı da rahatlıkla başarabilir.
Yeter ki, düşünülsün, yeter ki istensin...

Aç ve susuz kalmayalım
Kuralık demek, aç ve susuz kalmak demek. Bunun ne anlama geldiğini görmek için bu sıkıntıyı çeken ülkelere bakmak     yeter de artar.
Türkiye için böyle bir durum söz konusu değil diye ne olur hiç kimse ahkam kesmesin!
Öğrenciyken, derslerde, Türkiye için “Kendi kendine yeten, üç beş ülkeden birisi“ denilirdi.
Oysa şimdi, bırakın diğer gıda maddelerini mısır ve saman ithal eden ülke durumuna geldik. Yarın çok daha beteri de olabilir.
İşte bu yüzden, kayıkçı kavgalarını bırakıp, biraz da bu konulara kafa yormakta sonsuz yarar var.
Böylesi projeler, bugünden yarına karar verilip, hayata geçirilecek projeler değil, çok büyük kaynak ve çok uzun zaman gerektirebilir. Ama ilk kazma ne kadar erken vurulursa o kadar iyi olur...

Su mu petrol mü?
Önümüzdeki yıllarda suyun, petrolden çok daha önemli hale geleceği hep söyleniyor. Ama bu konuda ne önlemler alınıyor, hiç duymuyoruz.
Ülkemizin bir su politikası mutlaka vardır. Son yıllarda yaşanan kuraklıklardan sonra, bu konuya mutlaka kafa yorulmuştur. Keşke bu çalışmaları kamuoyu ile de paylaşsalar. Destek istense ve öncelikli konular arasında alınsa...
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bu konuda deneyimli ve bir o kadar da donanımlı bir isim. Ama bakanlığına ve projelerine ne kadar önem veriliyor, işte o tartışılır. Susuz kalmasak belki de hiç hatırlamayacağız, istediği yatırım bütçelerine çok diyeceğiz...
Şu andan sonra, bu konuda, en büyük suçlu kim sorusunun tartışma yerine, bu soruna en kısa zamanda nasıl çözüm üretiriz diye kafa yormalıyız. İktidarıyla, muhalefetiyle, köylüsüyle, kentlisiyle yediden yetmişe herkesin birlik olacağı bir dönemden geçiyoruz.
Allah kimseyi açlıkla, susuzlukla imtihan etmesin derler. Çok doğru. Öylesi bir sınavdan geçmektense, ne gerekiyorsa onu yapmak en doğru olanı olacaktır...
Özetin özeti: Çok önemli konuların tartışıldığı şu günlerde, sudan meselelerle ilgilenmek, kimilerine abes gelebilir ama siz yine de kuraklığın yaratacağı sıkıntıları biraz olsun düşünün...