Sınav baskısı, KDK, Malkoç ve Kahraman

Liselere Giriş Sınavı (LGS) için artık saatler kaldı.

Milyonlarca öğrenci ve anne, baba, yoğun stres altında.

Onlar için adeta dünya durmuş durumda ve LGS’den daha önemli bir şey yok.

Bu yüzden, siz siz olun, onlara farklı şeyler anlatmaya çalışmayın. Çünkü ters tepebilir.

İşte bu noktada, anne babalara ve adaylara, sınavın içeriğine yönelik olarak değil ama tansiyonun düşmesi açısından birkaç öneride bulunmak istiyoruz.

Ne olur, bugün artık ders çalışmayı kesin.

Çocuklarınızı alın gezdirin, gezerken de sınava girilecek okulu, hatta sınav salonunu gidip görün.

Havadan sudan konuşun, sınav kaygısını artıracak her şeyden uzak durun.

Bugünün, diğer günlerden hiçbir farkı olmasın. Her zamanki saatte yemeğinizi yiyin, her zamanki saatte yatın ve yarım saat önce sınav yerinde olacak şekilde kalkarak sınav salonunun yolunu tutun.

Ve şunu sakın unutmayın! Yaşadığınız stres sadece size özgü değil. Diğer tüm öğrenciler de sizin yaşadıklarınızı fazlasıyla yaşıyor.

Sınavın galibi, sakinliğini koruyanlar ve sorulara iyi odaklananlar olacaktır...

Her türlü sonuç, herkes içindir ve her koşulda, daha iyi bir kariyer için yapılacak çok şey vardır.

Başarı dileklerimizle, kayıt sürecinde de yine hep sizlerle birlikte olacağız!..

‘Gençler bizim geleceğimiz’

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), ülkemizde, görevini en iyi yerine getiren kurumlardan biri. Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve arkadaşları görevlerine adete âşıklar. Yaptıkları her etkinlikte bunun izlerini fazlasıyla görmek mümkün. Çalışkanlar, samimiler ve kesinlikle gençlerden yanalar.

Başka kurumlar şikâyetten kaçar, şikâyet edene kızar, onlar ise şikâyetin en büyük anayasal hak olduğunu cümle âleme ilan ederek, artmasından mutluluk duyuyorlar. Niye mi? Çünkü vatandaşlık bilinci gelişiyor, çünkü demokrasi kültürü oturuyor, çünkü kurumlar kendilerine çekidüzen vermek zorunda kalıyor!..

KDK ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gençleri ombudsmanlıkla tanıştırmak amacıyla düzenlediği “Kamu Hizmetlerinde İyi Yönetim İlkeleri” konulu liseler arası yarışmanın dün ödül töreni vardı. Coşkulu mu, coşkuluydu.

Bir önceki TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ve daha pek çok kamu ve özel sektör yöneticisi, çalışanı, öğretmenler ve öğrenciler vardı.

Derece alan eserler sergilendi, ödüller verildi, geleceğe umutla bakmamıza yönelik sözler dile getirildi.

Kamu Başdenetçisi Malkoç, gençlerimizin ülkenin istikbali, umudu, geleceği olduğunu belirterek, gençlere “Siz ne kadar iyi yetişirseniz Türkiye’nin geleceği o kadar iyi olur. Geleceğe umutla bakıyoruz, heyecanla bakıyoruz fakat bir şartla. Siz iyi yetişeceksiniz, adaletli olacaksınız. Hakkaniyet konusunda titiz olacaksınız” diye seslendi.

Malkoç, “Bir vatandaşımız bize müracaat ettiğinde derdini, sıkıntısını dinleyebiliyorsak ve üstüne çözüm üretebiliyorsak bizim en çok memnun olduğumuz konu budur. Bizim vatandaşımızın derdini dinlememiz, ona nezaketle muamele etmemiz zaten önemli ölçüde onları rahatlatıyor. Vatandaşın talebi yerindeyse, kanunun yanlış yorumlanmasından mağduriyeti varsa ve gideriliyorsa bu çok iyi” diye konuştu.

Kahraman da devletin halkın şikâyetini dinlemesinin öteden beri var olduğunu, bunun Hz. Ömer ile başladığını anlattı.

“Adalet mülkün temelidir. Bir devlet adaletliyse güçlüdür, adaletliyse yaşar, adaletini kaybettiğinde çöker” dedi.

Vali Yerlikaya da gönül ihyasının, gönül inşasının önemine vurgu yaparak, “Ben bu yarışmanın, ombudsmanlık kamu hizmetini, gönülleri kazanma ruhunun tabana yayılması açısından çok önemsiyorum” vurgusunda bulundu.

Devlet nezdinde vatandaşın ve özellikle de gençlerin önemini hissettiren çok özenle hazırlanmış bir törendi. Umarız benzerleri diğer kentlerimizde de düzenlenir ve gençlerimiz ürettikleriyle onurlandırılmaya devam ederler...

Özetin özeti: Ülkemizde güzel şeyler de oluyor!..