Amerika’yı güçlü kılan, ne askeri gücü, ne konuştuğu dil, ne de doların dünyanın her yerinde kabul görüyor olmasıdır!
Elbette hemen hepsinin payı var ama en büyük belirleyici, bilimsel üretkenliğidir! Daha da önemlisi, dünyanın en iyi 10 üniversitesinden 8’ine sahip olmalarıdır.

Peki, bugünün dünyasında, bilim toplumu olmadan çağı yakalamak, dünyanın en müreffeh ülkeleri arasına girmek mümkün mü? İşte o çok zor!
Bu yüzden ne yapıp edip, bilim toplumu olmak zorundayız. Yoksa birinci, ikinci, üçüncü sanayi devrimini kaçırdığımız gibi dördüncüsünde de nal toplarız!
Sınavlara kafa yormaktan ve devekuşu gibi kafamızı kuma gömmekten, bilim ve teknolojide, dünyada olup bitenlerden haberdar değiliz.
Üniversite sıralamalarında dünyanın neresindeyiz sorusunu ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Arada bir ilk 500’e giren bir iki üniversitemiz oluyor ama hepsi o kadar!
10 araştırma üniversitesi belirledik?
Peki, ne yapıyorlar?
Kendilerine ne hedefler konuldu, ne kadar yol kat ettiler? Bilen varsa bize de anlatsın!
Hangileri mi?
Ankara, Boğaziçi, Erciyes, Gazi, Gebze Teknik, Hacettepe, İstanbul, İstanbul Teknik, İzmir Yüksek Teknoloji ve ODTÜ...
Mühendislik fakülteleri
Dünyanın gidişatını araştırma merkezleri ve özellikle de mühendislik fakülteleri belirliyor.
Peki, bu sıralamalara göz attığımızda, dünyanın en iyi 1000 üniversitesi arasına kaç üniversitemiz giriyor?
ODTÜ kökenli URAP Araştırma Laboratuvarı’nın son verilerine göre, mühendislik alanında dünyadaki en iyi üniversiteler sıralamasına Türkiye’den 22 üniversite girdi.
İşte bazı alanlarda ilk bine giren üniversitelerimiz ve sıralamaları:
Mühendislik
İTÜ (305), ODTÜ (354), Hacettepe (534), Gazi (571), Ege (586), Bilkent (599), Erciyes (711), Boğaziçi (756), İstanbul (759), Karadeniz Teknik (774), Fırat (799), Selçuk (820), Gebze Teknik (862), Atatürk (880), Dokuz Eylül (889), Sakarya (891), Anadolu (928)
Kocaeli (941), Marmara (942), Ankara (953), Çukurova (968), Süleyman Demirel (972). 
Genel sıralama bu yönde de bölüm bazında bakıldığında durum nasıl? İşte o, çok daha çarpıcı:
İnşaat Mühendisliği: İstanbul (147), ODTÜ (189), Karadeniz Teknik (305), Gaziantep (365), Boğaziçi (388), Dokuz Eylül (396), Gazi (408), İstanbul (409)
Bilgisayar Bilimleri: Boğaziçi (379), ODTÜ (437), İTÜ (475), Bilkent (593), Hacettepe (629), Sabancı (692)
Çevre Mühendisliği: İTÜ (172)
Gıda Mühendisliği: Ege (163), Erciyes (167), Hacettepe (195), Ankara (206)
Makine Mühendisliği: ODTÜ (303), İTÜ (354), Karadeniz Teknik (417), Gazi (495)
Bu böyle gitmez!
Eğer bilim toplumu olma konusunda kararlıysak, araştırma üniversitelerinin üzerindeki öğrenci yükünü hafifletmemiz ve kaynaklarını artırmamız gerekir. Ama bu kaynak artırımı kesinlikle proje bazlı olmalı ve proje konuları da kalkınma planları çerçevesinde, devlet tarafından verilmelidir.
Bu arada yüz milyonlarca lira harcanarak kurulan teknoparkların verimliliği de mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü pek çok üniversite gibi onlar da atıl durumdalar.
Özetin özeti: Kısır sınav tartışmalarının ötesine geçmenin zamanı geldi de geçiyor!..