Türkiye’nin ilk görmeyen diplomatı!

Bugün, Dünya Engelliler Günü. Ülkemizdeki sayıları 3 milyon ve sadece yüzde ikisi eğitim alıyor! Oysa özel gereksinimli çocukların kendi yaşantılarını özgürce sürdürebilmeleri açısından eğitim çok önemli!

Engelli vatandaşlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmesi, gündelik hayatta karşılaşabilecekleri sorunların çözülmesi, toplumumuzun tüm fertleriyle eşit hak ve özgürlüklere sahip olması ve toplumda aktif roller üstlenmeleri anayasal bir gereklilik! Bu konuda hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Gereğini yerine getirenleri alkışlıyor, ayrımcıları ise duyarlılığa davet ediyoruz...

Dilek Ertürk ülkemizin görme engelli ilk diplomatı. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Üyesi ve geleceğin büyükelçisi!

Kendisiyle tesadüfen tanıştık. İddialı, kararlı ve hedefi çok net olan biri. Hikâyesi ise çok renkli!

1974’te Ankara’da doğmuş. Beş yaşında geçirmiş olduğu bir kaza sonucu görme yetisini tümüyle kaybetmiş.

İlkokuldayken, okul arkadaşlarıyla birlikte dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı ziyarete gittiklerinde, aralarında ilginç bir diyalog geçer. Özal, başarılı öğrenciye, büyüyünce ne olacağını sorar, o da hukuk okuyacağını söyleyince, Özal, “Görme engelli çok hukukçumuz var, gel ben sana başka bir öneride bulunayım” der ve diplomat olmasını söyler. Bunun üzerine “Ama ben diplomatlar ne iş yapar bilmiyorum” deyince de “Araştır, seveceksin” cevabını alır ve diplomatlık sevdası o gün başlar.

İlk ve ortaokuldan sonra 1993’te Ankara Keçiören Lisesi’nden okul birincisi olarak, 1998 yılında da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden üçüncü olarak mezun olur!

Çalışma yaşamına 1999’da Maden Tetkik Arama Kurumu’nda mütercim-tercüman olarak başlar. 2000 yılında geçtiği Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları ve Avrupa Konseyi Genel Müdürlüğü’nde 10 yıl memur olarak çalışır.

Türkiye’nin ilk görmeyen diplomatı

2010’da Dışişleri Bakanlığı’nda İnsan Hakları Danışmanı olarak atanır ve Türkiye’nin ilk görme engelli diplomatı unvanını kazanır.

Haziran 2011-Ekim 2012 arasında Dışişleri Bakanlığı Göç Dairesi’nde görev yapar. Bu süre içerisinde Aşkabat, Odesa, Zagreb, Almatı, Bişkek, Kuala Lumpur, Bükreş, Saraybosna ve Varşova’da muhtelif uluslararası toplantılarda Yasa Dışı Göç, İnsan Ticaretiyle Mücadele, Geri Kabul Anlaşmaları ve Türkiye’de Suriyelilerin Durumu gibi insan hakları temelli çalışmalar ve sunumlar yapar.

2012’de Türkiye’nin Viyana’da bulunan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliği’ne İnsan Hakları Danışmanı olarak atanır.

Bu dönemde uluslararası muhtelif panel ve konferanslarda İnsan Hakları alanında Türkiye tarafından yapılan reformlar hakkında sunumlar yapar. 2015’te ise Dışişleri Bakanlığı Afrika Genel Müdürlüğü’nde danışman olarak göreve başlar.

16 Mart 2017’de, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na üye olarak seçilir. İleri düzeyde İngilizce, orta seviyede Almanca biliyor ve bir çocuk annesi.

Bir ara, Şafak Pavey’in çok konuşulduğu bir dönemde, milletvekili olması istenir, aday adayı olur ama listeye giremez. Yıllar sonra, neden seçilmediğinin hikâyesini bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğrenir. O da tıpkı Özal gibi “Diplomat olarak ülkemize çok daha büyük katkılarda bulunursun” der.

Şimdi sabırla o günlerin gelmesini bekliyor.

Dilek Hanım, iç ve dış güncel meselelere, herkesten çok daha vâkıf ve hemen her konuda söyleyecek bir sözü var. Gönül gözü, görmeyen gözlerinin çok ötesinde, her şeyi çok daha net görüyor. Kendisiyle barışık ve çok enteresan bir şekilde hiçbir şeyden yakınmıyor! Pozitif, hem de hiç olmayacak kadar. Şakayla karışık biraz üzerine gidince, sinirlenir gibi olsa da kendini anında topluyor...

Özetin özeti: İlk büyükelçimiz olarak tarihe geçtiğinde, eminiz ki görmeyen gözlerinden daha çok, icraatlarıyla manşetlere tırmanacaktır!..