UZUNGÖL, BETONKÖY!

Eklenme Tarihi23.12.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi23.12.2018 - 8:28

Uzungöl, sadece Karadeniz’in ve ülkemizin değil, dünyanın en güzel cennet köşelerinden biriydi.

Biriydi diyorum, çünkü bu özelliğini, her geçen yıl daha da kaybediyor.

Daha da vahimi, bu gidişatı sadece seyrediyoruz.

Uzungöl’ün kırk yıl önceki halini de bilirim.

Yemek yiyecek, çay içecek, tuvalete gidecek, araba park edecek ve hatta yürüyecek yolu yoktu.

El değmesi kesinlikle gerekiyordu ama yağmalanmasının önüne geçilmeliydi.

Yapıların hiçbiri ruhsatlı değilmiş.

Peki nasıl yapılıyor?..

İmar Barışı’ndan yararlanacaklar mı?

Dahası, devamına izin verilecek mi?

Kış aylarında bir başka güzel ama sokaklar öylesine delik deşik ki yolda yürümek bile mümkün değil.

Ve garip olan, yapılan altyapı! Döşenen borular devasa! Yani görünen o ki, küçülmeye değil, büyümeye  yönelik yatırımlar yapılıyor!..

Yılbaşı ve sömestir

Yeni yıl ve yarıyıl tatilleri kapıda.

Kutlamayı ve bir yerlere gitmeyi düşünenler de çoğunlukta.

Ama kime sorsanız hâlâ program yapmış değiller.

Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da işleri son dakikaya bırakmaya bayılıyoruz.

Sonra da ‘Yine kazıklandık’ diye yakınmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz.

Yılbaşında en renkli kent hangisi olur?

İstanbul mu?

Belki ama sanki Adana, yeni yıla çok daha renkli merhaba diyecek gibi...

Yanlış nerede?

Crystal Hotels CEO’su Umman Çetinbaş, bizim de daha önce defalarca dile getirdiğimiz gibi, çok önemli bir konuya dikkat çekmiş. Turizm sektörünün en büyük sorununun, kalifiye eleman eksikliği olduğunu belirtmiş.

Çetinbaş, “Türkiye’de her 5 gençten biri işsiz. Boşta olan işsiz bir güç var. Bu gençler ekonomiye katkı yapmalı. Ama buna rağmen turizm sektörü çalıştıracak personel bulamıyor. Yurt dışından işçi ithal etmek zorunda kalıyoruz. Biz neden kendi vatandaşımızı çalıştıramıyoruz” demiş.

Haklı hem de çok haklı.

Özellikle tatil yörelerindeki sezonluk otellerde çalışanların çok önemli bir bölümü Balkan ve Orta Asya kökenli. Şimdi onlara Uzakdoğulular da eklendi.

Peki ya bizim gençler?

Milyonlarca diplomalı işsizimiz var ama hizmet sektöründe çalışmayı kendilerine bir türlü yediremiyorlar.

Ve bu durum, maalesef, Bakanlık, YÖK ve üniversitelerin de umurunda değil.

Umarız, TÜRSAB öncü olur..

Paralı turist!

Turist sayısı arttı diye seviniyoruz ama gelirimiz aynı oranda artmıyor!

Paralı turistler, bizi değil farklı ülkeleri tercih ediyor.

Neden?

Çünkü, onlara güneş, deniz ve yemeğin ötesinde fazla bir şey sunmuyoruz!..

10 ayda İspanya’ya gelen ziyaretçi sayısı 73.9 milyon kişi olarak gerçekleşirken turizm geliri 92 milyar dolar olmuş.

Kişi başına turizm gelir, onlarda 1.214 dolar, bizde ise 600 doların biraz üzerinde.  Yani bizimkinin neredeyse iki katı.

Günü kurtarmanın ötesine geçip, neden, bu böyle diye düşünme zamanı hâlâ gelmedi mi?..

Etiketler