Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, anlattığı yeni projelerin uygulana- bilirliğine kendisi inanıyor mu, çok merak ettim.

Peki ya eğitimin diğer paydaşları? Örneğin YÖK, Bakan Selçuk’un 2024’te üniversite sınavının değişebileceğine ilişkin sözlerine ne diyor?

YÖK, önceki gün, bu konuda gazetelere öylesine sert açıklamalar yaptı ki yenilir yutulur gibi değil!

İşte birkaç satır başı:

- YÖK olarak gündemimizde üniversiteye giriş sisteminde hali hazırda yeniliğe gitme gibi bir düşüncemiz olmadığı gibi bu hususta yeni bir çalışmamız da yok.

Haberin Devamı

- MEB tarafından açıklanan yeni lise modelinin kurgusu, detay, öngörülen çıktılarına ilişkin Bakanlık tarafından YÖK’e iletilen herhangi bir bilimsel rapor, çalışma ve yazı bulunmuyor. Üniversite giriş sistemi elbette gerekirse değişebilir. Fakat bunun bilimsel ve rasyonel gerekçeleri olmak zorunda.

- Yeni modelin henüz bilinmeyen, öngörülemeyen sonuçlarına göre YÖK’ün 4-5 sene önceden harekete geçip YKS’de düzenlemeye yönelmesi yani bir bilinmez üzerine sistem inşa etmeye çalışması söz konusu olamaz.

- Üniversite sınavına girecek olan öğrencilerimiz ve aileleri YKS konusunda kendilerini bilinmezlik içerisinde hissetmesinler ve tedirgin olmasınlar...

Peki ya öğretmenler ne diyor? Onu da ne siz sorun, ne biz anlatalım...

Türkiye’yi uçuracakmış!

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı yeni Ortaöğretim Programı, “Z Kuşağı” olarak adlandırılan gençlerle birlikte Türkiye’yi uçuracakmış. Öğrenciler, üniversite ve iş hayatında ihtiyaç duyacağı donanımı “Disiplinler Üstü Seçmeli Kariyer” derslerinde kazanarak ve çağın teknolojilerini öğrenerek liseden mezun olacaklarmış.

Öğrencilerin lise sürecinde, ilgi alanları ve yeteneklerine göre tercih edecekleri seçmeli dersler, üniversite tercihlerinde de belirleyici olacakmış. Peki, o seçmeli dersler hangileri? İşte bazıları:

İleri Yabancı Dil, İkinci Yabancı Dil, Finansal Matematik, Veri Analizi ve Optimizasyon, Biyoteknoloji, Geleceğin Enerji Sistemleri, Yapay Zekâ, Nesnelerin İletişimi, Çevresel Güçlüklere Yaratıcı Yaklaşımlar, Akıllı Şehirler, Davranışsal Ekonomi, Uygulamalı Hukuk, Sosyal Medya, Kültür, İnsan Hakları.

Haberin Devamı

Peki, bu dersler haftada kaç saat olacak ve bu dersleri kim verecek? Her okulda, her dersi verecek öğretmen bulunabilecek mi? Daha da önemlisi, asıl derslerle kazandırılamayan yetkinlik, seçmeli derslerle nasıl kazandırılacak?

Uygulanabilir mi?

Teknolojinin ve beklentilerin böylesine hızla değiştiği bir dönemde, eğitimin dar kalıplar içerisinde kalması elbette beklenemez. Değişim şart ama MEB’in proje mezarlığına döndüğünü bilmeyen de yok. Her gelen bakan mevcut sistemi sil baştan değiştiriyor ve projeler içinde kalıcı olanı da yok gibi! Peki, Bakan Selçuk’un açıkladığı sistemin uygulanabilirliği ve kalıcılığı söz konusu mu?

Evet demek mümkün değil! Verdiği röportajda, bu dersleri kimin vereceğine yönelik olarak bakın ne diyor:

Bu konuda farklı modeller üzerinde çalışıyoruz. Öğrencilerin isterse akredite farklı kurumlarda yüz yüze, isterse uzaktan öğretimle ders alabilmesi söz konusu olabilir. Halk Eğitim Merkezi’nde aldığı bir kurs da öğrencinin seçmeli dersleriyle ilişkilendirilebilir!..”

Haberin Devamı

Görünen o ki seçmeli ders balonu uzaktan eğitime ya da Halk Eğitim Merkezlerine havale edilirse hiç şaşırtıcı olmaz.

Kaldı ki öğrenci istediği anda dijital ortamda ve okul dışında Bakanlığın öngördüğü seçmeli derslerden çok daha fazlasını bulabiliyor!..

Özetin özeti: Yeni sistemde çocuklarımızı mükemmeliyete, üretime ve istihdama yönelten hiçbir şey yok. Keşke biraz da ülke gerçekleri göz önünde bulundurulabilseydi...