Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Alışkanlıkları değiştirmek dünyanın en zor işi derler. Ama MEB bunu hâlâ anlayamadı ve sık sık sistem değiştirmeye devam ediyor.

Adeta yazboz bakanlığı oldu.

Peki, kabahat onlarda mı, yoksa bizde mi?

Yeniliklere ne kadar açığız?

Her yenilik, her değişiklik kötü mü?

Yeniçeri Ordusu gibi her şeye karşı çıkarak nereye kadar gideriz?

Kapalı yerde sigara yasağını, sürücü koltuğunda emniyet kemerini anında kabullenen biz, el yazısını neden içimize sindiremedik?..

Yıllarca oturtmaya çalıştığımız el yazısından niye bir anda vazgeçtik.

Haberin Devamı

Daha da garibi, el yazısını ısrarla savunanların şimdi üç maymunu oynamaları.

Hani çocuklarımızın el kaslarının gelişimi için çok önemliydi?

Hani dünyanın ilgisi ve tercihi bu yöndeydi?..

Neden olup bitenlere karşı çıkmıyorsunuz?

Eğer bugüne kadar söyledikleriniz doğruysae neden arkasında durmuyorsunuz?

Yoksa söylediklerinize artık siz de mi inanmıyorsunuz?..

Proje mezarlığı

Ülke olarak, özellikle de eğitimde, yeni projelere, çok sıcak bakan bir yapıya sahip değiliz.

Cumhuriyet tarihinin en büyük reformu diye lanse edilen pek çok projenin çöpe atılması biraz da bu yüzden.

Ama çok daha önemlisi, projeyi hayata geçirenlerin samimiyetsizliği!..

Eğer sonuna kadar sahiplenip, arkasında dursalardı, Türk eğitim sistemi bugün çok daha farklı olabilirdi. Çünkü çöpe atılan projeler içerisinde çok iyi olanları da vardı.

Örneğin kredili sistem, örneğin bilişim sınıfları, örneğin FATİH projesi!..

Şimdi birileri çıkıp, FATİH projesi hâlâ devam ediyor demesin, hali ortada!

İstenince oluyor

Yıllar öncesini hatırlayın; sigara yasağı ve emniyet kemeri takmanın zorunlu hale getirilmesine de mümkün değil, bize uymaz gözüyle bakılıyordu.

Cumhur- başkanı Erdoğan’ın bu konudaki kararlılığı ve konunun kamuoyuna doğru anlatılması, çok zor gibi görünen kuralların kısa bir sürede hayata geçmesine vesile oldu.

Keşke diğer konularda da, özellikle de eğitimde, her projenin bir sahibi ve kararlılığı olsa.

Bakın o zaman her şey nasıl da farklı oluyor!

Yanlışta ısrar etmek elbette doğru değil.

Ama çöpe atılan her proje de yanlış değil.

Haberin Devamı

Eğer yanlışsa, neden o zaman uygulamaya konuldu, o da apayrı bir konu!..

Şimdi de her sınıfa Kodlama dersi konulacakmış.

Yeterince tartışıldı mı, müfredat programları ve ders kitapları hazır mı?

En önemlisi de, her okulda bu dersi verecek öğretmen var mı?

Geçen yıl Osmanlıca, ondan önce de Kürtçe dersi konulmuştu? Kaç kişi, ne öğrendi?

Yine de, haydi hayırlısı diyelim.

Kodlama dersi de, umarız önceki bilgisayar ve bilişim destekli projelerin akıbetine uğramaz!..

İstişare yerine dayatma!

Eğitim sistemindeki yazbozun en önemli nedenlerinden biri, her yeni gelen bakanın adını yaşatacak bir projeye imza atma isteğidir.

MEB’de taşlar üst üste değil de, yan yana konulduğu için bir türlü bina yapamıyoruz.

Oysa öyle projeler var ki biri başlatır, biri oturtur, diğeri geliştirir.

Aynı iktidarın bakanları olsalar da, bizimkilerin yaptığı tek şey, kendilerinden önce yapılanları çöpe atmak.

Durum böyle olunca da, proje mezarlığına dönüyoruz.

Keşke çok daha uzun vadeli projeler yapabilsek. Ama bunun böyle olmayacağını son 15 yılda bir kez daha görmüş olduk...

Haberin Devamı

Özetin özeti: Yeni nesil teknolojilere, özellikle de tüketimine anında uyum sağlıyoruz ama söz konusu eğitim olduğunda, sonuna kadar direniyoruz! Sorun bizde mi, yoksa sunanlarda ya da sunamayanlarda mı?..