YÖK Başkanı’ndan çarpıcı açıklamalar

YÖK Başkan’ı Yekta Saraç, gelmiş geçmiş YÖK başkanları içerisinde en rahat olanı.

Çalışkan, konusuna hakim, arkasında güçlü iktidar desteği var, demokrat ve bir o kadar da kompleksiz.

Kimilerine göre meziyet sayılsa da, en önemli kusuru, çok yavaş yol alması.

Sanki 100 yıl daha YÖK Başkanı kalacakmış gibi ele aldığı konuları öylesine derinlemesine inceliyor ki o konuyu incelemeyi tamamlayıncaya kadar, o derelerin altından çok sular akıyor.

Medyatik olmayı sevmiyordu ama son birkaç haftadır cumartesi gününü yazarlara ayırıp, onlarla uzun uzadıya kahvaltılı toplantılar yapıyor.

Biz de dün bir grup arkadaşla birlikte, İstanbul Üniversitesi’nde konuğu olduk.

İlginç hem de çok ilginç bilgiler verdi...

Nobel’li mezunlar yok!

İstanbul Üniversitesi’ne (İÜ) gitmeyeli çok olmuştu. Son halini görmek iyi oldu.

Merkez kampüs tepeden tırnağa restore ediliyor.

Her kim yapıyorsa belli ki işinin ehli. Buram buram tarih kokuyor ve sırıtan, rahatsız eden tek kare yok. Yolunuz Beyazıt’a düşerse mutlaka gidip gezin ve dünkü azametle, bugünkü rüküşlüğü kıyaslayın...

Rektörlüğün girişinde, üniversite tanıtım filmi vardı. Genelde hemen herkes göz ucuyla bakıp geçse de, ben sonuna kadar izledim. İÜ’yü son yıllarda hemen her yıl dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına sokan Nobel’li iki mezunu, Orhan Pamuk ve Aziz Sancar’la ilgili hiç bilgi yoktu.

Film önceki yıl hazırlandı, Aziz Hoca yetişmedi dediler. Peki ya Orhan Pamuk sorusu ise havada kaldı. Rektör Mahmut Hoca bu yılki açılışa yeni film yapılacak ve konulacak sözü verdi.

Bu arada İstanbul Üniversitesi’nin öğrenci sayısı 212 bine ulaşmış. Şaştım kaldım!..

Bir başka şaşkınlığım ise kampüsün hemen her yerine konulan reklam panolarıydı. Para kazanıyorlarmış! Pek çoğunda da gençlere aman içmeyin denilen içecek reklamı vardı!

Muhtarlar yerine hocalar!

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin gelecek haftaki konuğu rektör, dekan ve hocalar olacak.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez, her ne kadar bazı üniversiteler çoktan yeni öğretim yılına başlasa da, 18 Ekim’de, tüm üniversiteler için Ankara’da toplu açılış yapılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu törende akademik camiaya yönelik çok önemli açıklamalarda bulunacak ve ev sahipliğini YÖK yapacakmış!

YÖK Başkanı Saraç ve Yardımcısı Hasan Mandal başka neler anlattı?

İşte toplantıdan önemli satır başları...

Otomatik üniversiteler

- Devlet üniversiteleri 4 bin 725 farklı alanda doktora eğitimi veriyor. Vakıf üniversiteleri ise sadece 425 alanda. Çünkü öncelikli hedefleri araştırma değil!

- Türkiye’de doktora eğitimi yapılmayan alanlarda, yurtdışına 500 öğrenci gönderilecek.

- Meslek lisesi mezunlarına ön lisansa ek puan var ama fakültelere girişte verilmeyecek.

- Kız öğrenci ve kadın öğretim üyesi sayımız Avrupa ortalamasının çok üzerinde.

- YÖK kesinlikle yeniden yapılandırılmalı ve bazı yetkilerini başka kurullara devretmeli. Örneğin bağımsız bir Kalite Kurulu kurulmalı ve üniversite mezunlarının yeterliliklerini denetlemeli.

- Bölgesel kalkınmada “Lokomotif üniversiteler” geliyor. 2006’dan sonra kurulan üniversiteler içerisinde 5’i bu görevi üstlenecek. Hangileri olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak!

- 100/2000 projesi çerçevesinde, 100 öncelikli alanda iki bin öğrenciye doktora bursu verilecek.

Kapatılan üniversiteler!

- Kapatılan üniversitelerin tüm öğrencileri, istekleri doğrultusunda farklı üniversitelere yerleştirildi.

- Mezuniyet aşamasına gelmeyen öğrencilerin diplomalarında KHK ibaresi olmayacak ama mezuniyet aşamasında olup da diplomasını henüz almayan öğrencilerin diplomalarında bir açıklama yer alacak.

- Atılan öğretim üyeleri, gelecek hafta gündeme alınacak. Devletin filtreleme sisteminden geçenlerin tekrar yükseköğretime kazandırılıp, kazandırılmayacaklarını araştıracağız.

- Devlet ve vakıf üniversitelerinde ilişiği kesilen öğretim üyesi sayısı 5 binin üzerinde.

- YÖK kaldırılsın diyen herkes, şimdi YÖK’ten bir şey istiyor.

- Öğretim elemanı alımına yönelik tüm ilanlar artık YÖK’ün denetiminden geçecek. Liyakati öne çıkartırsak, ne FETÖ ne de diğer örgütler, üniversitelerde barınamaz.

- Ülke genelinde ne kadar farklı düşünce varsa, bu görüşler üniversitede kendine yer bulmalı.

- Öğretim üyesi alımında mülakatı tasvip etmiyoruz.

FETÖ bağlantılı kurumlar

- FETÖ’cü öğretim kurumlarının yurtiçindeki ağırlıkları ne kadar derinse, yurtdışı network’leri de o kadar güçlü.

- Yurtdışında 15 civarında üniversiteleri var ve etkileri büyük. Darbe teşebbüsünü kendi bakış açılarıyla anlatıyorlar.

- YÖK olarak biz de hem yurtiçinde büyükelçi ve eğitim ataşelerine hem de yurtdışındaki uluslararası üniversite örgütlerine, onların nasıl öldürücü bir virüs olduklarını anlatıyoruz.

- Bu yapı içindeki öğretim üyeleri yurtdışında çok kolay akademik unvanlar almışlar, tek tek inceliyoruz.

- Şu an için yurtdışındaki FETÖ’cü üniversitelerin denklik işlemleri donduruldu.

- Askerin yaptığı bir sonuç, asıl darbe, eğitimi kullanarak devleti ele geçirme girişimidir.

- 122 ülkeden getirdikleri yabancı öğrencileri kendi vakıf üniversitelerinden daha çok devlet üniversitelerine yerleştirmişler. Ortada bilmediğimiz bir dipsiz kuyu var!

Öğretim üyesi yetiştirme

- Öğretim üyesi yetiştirme programı ÖYP’nin kaldırılması iyi oldu. Doktoraları bittiğinde, kendi üniversitelerinin yanı sıra başka üniversitelere de gidebilecekler.

- KHK ile görevden alınmaları söz konusu değil 50/D kadrosuna geçirildiler. İş güvenceleri ellerinden alındı deniliyor ama zorunlu hizmeti ortadan kaldırdığı için tebrik edenler var.

- Yurtdışında bursu kesilen doktora öğrencilerinden, KHK ile öğrenciliğine son verilenler dışında kalanların, bursları ödenmeye başlandı.

- Üniversitede asistan olan, yürüyen merdivenlerde olduğu gibi hiç hareket etmese de profesörlüğe kadar yükseliyor. Bu doğru değil.

- Dünyanın neresinde tüm akademik yükselmeler aynı üniversitede oluyor.

Formasyon eğitimi!

- Formasyonu isteyen YÖK değil. Bir bakan geliyor, ille de yapın diyor, bir başkası geliyor, kaldırın diyor!.

- Yeni Bakan’la yeni bir durum değerlendirmesi yapılıyor. İsmet Bey, öğretmenin niteliğinin artırılmasını istiyor. Tezli yüksek lisans gündemde.

- Eğitim fakültelerine mülakatla öğrenci alınması sıkıntılı olur ama başka formüller bulunabilir. Mülakat risk taşır.

- Gelecek yıl eğitim fakültelerine de baraj geliyor.

LYS’de açık uçlu soru!

- Lise öğrenimini yeniden inşa etmeliyiz.

- Üniversite sınavlarını toplum adaletli buluyor ama bir iyileştirme yapmayı düşünüyoruz. Bu bir değişim değil, iyileştirme olacak.

- LYS’de çok az da olsa açık uçlu sorular olacak.

- Üniversitelerdeki boş kontenjan sayısı azaldı.

- Gelecek yıl Diş ve Eczacılık için de baraj söz konusu. Ama ilgili meslek kuruluşları yeterlilik sınavı getirirse tüm bu barajlar kalkabilir.

Boğaziçi Rektörü?

- Başka üniversitelerin rektörleri de atanmadı ama neden ille de Boğaziçi soruluyor? Yasal süreç devam ediyor. (Kesin bir söylem yok ama seçimde en fazla oy alan mevcut Rektör Gülay Barbarosoğlu’nun yeniden atanmasına, kerhen de olsa, sanki Ankara sıcak bakmıyor.)

- Eğer bir donanım kazandırmıyorsa, üniversite diploması tek başına bir değer ifade etmez!...

Rekor büyüme!

- Son 15 yılda, üniversite sayısı 75’ten 181’e, öğrenci sayısı 1 milyon 664 binden 7 milyon 194 bine, öğretim üyesi sayısı 24 binden 73 bine, öğretim elemanı sayısı da 66 binden 156 bine yükseldi.

- Yabancı öğrenci sayısı 100 bini aştı. En fazla öğrenci, Azerbaycan, Suriye, Türkmenistan, İran, Irak, Arnavutluk, Afganistan, Kazakistan, Yunanistan, Kırgızistan ve Libya’dan.

Özetin özeti: YÖK Başkan’ı Saraç ve ekibi kendinden emin. Öncekilerden farklı olarak, görev ve yetkilerini paylaşmaya da hazırlar. Ve maalesef onlar da en doğrusunu biz biliriz havasındalar...