Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Ayder ile Uzungöl başta olmak üzere yaylalar ve sahillerle ilgili yeni planlarını anlattı. Özhaseki, “Hiç kimse kafasına göre bina yapamayacak, kızsalar da dövseler de yeni plana uyacaklar” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatının ardından yaylalara ve kıyılara yönelik yeni süreci ve yapılacakları Milliyet’e anlattı:

- BİNA TABİATIN İÇİNDE KOYBOLMALI: (Ayder Yaylası ve Uzungöl ne olacak?): Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yeni bir çalışma grubu oluşturduk. O çalışma grubu kendi içimizde bakanlıkta toplandık, birkaç ay önce başladı. Bakanlığımız, TOKİ, Orman Bakanlığı, o çalışma oraya yeni bir konsept kazandıracak. Yurt dışında birkaç yere özel ekip gönderdik. Mesela Davos’a bile gittiler. Bina yapılabilir, binanın mahsuru yok. Ama o binanın tabii alanlarda, tabiatın içinde kaybolması lazım.

- DAVOS MODELİ: Bakın Ege sahillerini gezdiğiniz zaman o kadar güzel oteller yapıldı ki tabiatın içinde kaybolmuş. Arayınca zor görüyorsunuz evi, binayı, konutu, oteli zor görüyorsunuz, bir böyle yapmak var bir de devasa bir şey kondurup sırıtması var. İkisinin arasında fark var. Özel ekiplerimiz Davos’u gezdi. Bir proje hazırladılar, o proje Ayder için ama bu Uzungöl için de geçerli olacak. O binalar bundan sonra oraya yapılacaksa Ayder gibi yaylalarda, öyle yapılacak, projeler çıkacak ortaya.

‘Plana uyulacak’

- MANİ OLACAĞIZ, ÇARESİ YOK: Adam şöyle bakıyor, babamdan kalmış tarladır ben bunu yaparım, cenazesi olunca ben bahçeye de gömerim diyor. (‘5 katlı binanın bir katı sıvalı diğer katlar sıvasız. Bunlara yönelik ne yapacaksınız?’ sorusu üzerine) Bunların hepsine mani olacağız. Çaresi yok başka. Bundan sonra yeniden yapmak isteyenlerin hepsi bu plana uygun olacak. Burada konut alanları, gezinti alanları belli, hizmet sektörüne ait yerler belli, yollar belli, otoparklar belli.

Planlamaları yapıldı, bitti. Arkasından konutları yeniden yapmak isteyenler, o konuta açtığımız yerlerde mülk sahipleri var. O projeye uygun yapacak. Hiç kimse kafasına göre 4 katlı yapıp, üst katları iskeletler, demirle bir kat çıkamayacak. Çok sıkı kontrol yapılacak. Başka çaresi yok. O konuda kızsalar da dövseler de sövseler de yapacak bir şey yok. Takip edeceğiz. Birebir takip edeceğiz, belediyelerle mecbur takip edeceğiz.

Yeni sistem başlıyor

- PLANA HERKES UYACAK: Bir kısım yerler, kamu alanları yıkılacak, açılacak oralar, istimlak edilecek paraları verilecek, insanlar mağdur olmayacak. (‘Oteller yıkılacak mı yani?’ sorusu üzerine) Eğer planda orası kamu alanıysa orası da yıkılacak, çaresi yok. Bilerek söylemiyorum, hangi oteli kast ediyorsunuz bilmiyorum. Yeni plana eninde sonunda herkes uyacak. Bir 8-10 yıl sonra herkes yeni plana uymuş olarak ortaya çıkacak. Yeni sistem başlıyor artık.

- SAHİLLERLE İLGİLİ MÜTHİŞ ÇALIŞMALAR VAR: (Çevre duyarlılığı açısından sahillere yönelik neler yapıyorsunuz?) Bakanlığımızda çok ciddi genel müdürlükler var. Tabiat varlıkları genel müdürlüğü, sahillerle ilgili özel koruma alanlarıyla ilgili müthiş çalışmaları var. ÇED dediğimiz bir bölüm var, çevre yönetimiyle ilgili bir genel müdürlük var, müsteşarımız zaten çevreci, bu konuda özellikle dışarıdan yurt dışında iklim değişiklikleri, bizim bakanlığımız yetkili ve orada ülkenin tüm sözcülüğünü biz yapıyoruz. İşte o Paris anlaşması, Kyoto anlaşmalarını hep biz yürütüyoruz görüşmeleri.

- MÜDAHALE OLMAZSA DOĞA KENDİNİ KORUR: Şimdi bizim burada özellikle yapmaya çalıştığımız şu. Cenabı Allah müthiş bir doğa vermiş bize bir lütuf, o doğanın da kendine has dengesi var, o denge üzerine kendini yenileyerek devam ediyor zaten. Oraya ne kadar az müdahale olursa o da kendini o kadar korur. Bir taraftan onu korumak gibi bir görev var. Biz de bir taraftan Türkiye yatırımlara muhtaç bir ülke, daha çok yatırım yapması lazım, ekonomik olarak daha çok büyümesi lazım, coğrafyada çok güçlü olmamız lazım. Bu coğrafyada o zaman çok çok yatırımın önünün açılması lazım.

‘Korumak için savaş veriyoruz’

- DENGEYİ TUTTURMALIYIZ: Bu iki dengeyi doğruca tutturmamız lazım. Şöyle yapıyoruz, doğal sitlerimizi, özel koruma bölgelerimizi, tahrip edilmesini istemediğimiz yerleri büyük bir titizlikle koruyoruz ve savaş veriyoruz adeta. Ama onun dışında yatırıma açılabilecek bölgeleri, ekonomiye katkıda bulunabilecek ne varsa onunla ilgili de her şeyi kolaylaştırmaya çalışıyoruz. İşte sahillerde oteller yapılıyor, yapmasak binlerce turist nasıl gelecek, buralara da gelinmesi lazım, her yerde doğal sit değil ki, olanları tek tek tespit ediyoruz, dışarıya açmaya çalışıyoruz, o açıldığında bir otel yapılıyor oraya.

- YÜZLERCE GENCİMİZ ÇALIŞIYOR: Binlerce insan geliyor, yüzlarce de gencimiz çalışıyor orada. İstihdam sağlanıyor. Bazen kömürden elektrik üretmeye çalışan yerler çıkıyor, tabii ki hiç kimse kendi köyüne kazasına yakın bir yerde bir santral kurulsun istemiyor ama yapacak başka çaremiz yok. Enerji de lazım. O zaman biz orada çevreye en az zararlı halde teknolojiyle donatıp orayı ve meskun mahallerden uzaklaştırarak bir yerlere taşıyarak onu da değerlendirmeye çalışıyoruz.