Şapka çıkarın

19 Mayıs 2019

Trabzonspor, Konya’da iki puan bırakmamış olsaydı, dünkü maçın seyri, rengi ve stresi çok daha farklı olabilirdi; yurdun çeşitli yerlerinde ikamet eden Trabzonsporlular, 41 bin kişilik statta yerlerini alabilmek için havadan ve karadan Trabzon’a çıkarma yapabilirlerdi mesela…


Ligin bitimine iki hafta kala, Beşiktaş ile Trabzonspor arasında beş puan fark olunca, insan “nerede o eski ramazanlar” dercesine “nerede o eski derbiler!” diye de sormuyor değil kendi kendine… Ramazan olmasına rağmen tribünlerin coşkulu ve dolu olması, Trabzonsporluların futbolu ve Trabzonspor’u ne kadar çok sevdiklerinin en büyük göstergesiydi; 41 bin kişilik statta karşılaşmanın 41 dakikası Trabzon’da iftar vaktiydi. (Allah kabul etsin!)


Hal böyle olunca, oyuncular da, hocalar da rahat, stres-sıkıntı yok, hatta hakemler de… Merak edilen; iki ezeli ve ebedi rakibin, bir başka ifadeyle iki devin alacağı skorun, tarih sayfalarında yerini nasıl alacağıydı? Bazı filmler vardır, bitmesini hiç istemediğiniz, keyifle izlediğiniz… Dün de Trabzon’da öyle bir karşılaşma izledik… Çağdaş futbolan kesitler sundu bordo-mavili ekip, oyunu kanatlara yaydılar, iyi alan daraltılar, merkezden hücum ettiler, ayağa hızlı ve isabetli oyunları, sezonun en iyi oyunuydu belki de, adeta Trabzonsporluların yıllardır arzuladığı, sabırla beklediği bir ekip.


Dalga dalga gelen Trabzonspor ataklarına, siyah-beyazlı takımda dalgakıran oyuncu Karius oldu. Beşiktaş’ın Burak ve Mirin’le girdiği gol pozisyonlarında gole müsaade etmeyen Uğurcan’ın da hakkını teslim edelim, müthiş oynadı.

Yazının devamı...

Ah şu direkler..!

12 Mayıs 2019

En son söyleyeceğimizi başta söyleyelim:
Şartlar ne olursa olsun; Trabzonspor yönetimi ne yapıp ne edip, her hava topunda rakibe pozisyon veren, yerde ikramda kusur etmeyen, adam ve alan savunmasında hatalar yapan, topla çıkamayan defansa bir çare bulmalı, yarından tezi yok gelecek sezonla ilgili transfer çalışmalarına bir an evvel başlanmalı!
Tamam, direkler bu sezon Trabzonspor’un başının tatlı belası, onu anladık da, ya atağa çıkarken kaptırılan toplara ne demeli? Bir maç değil, iki maç değil… Trabzonspor gibi bir takım bu kadar basit goller yememeli…
Son dakikalarda yenilen gollerle, defans hatalarıyla kaybedilen puanları hesaplayın, kaçan balığın ne kadar büyük olduğunu anlarsınız!
Forvet ve orta saha gol için canını dişine takacak, bunlar yetmezmiş gibi direkleri de geçerek mutlu ana ulaşacak, rakip kalene geldiğinde eli boş dönmediği için “ göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür” edercesine, moral bulacak, oynama iştahı artacak… Dememiz o, Trabzonspor defansı bu kadar basit hatalar yapmamalı…
A.Konyaspor kolay gol yemeyen, zor gol atan, attığında da oyunu tutan bir ekip…
Dün A. Konyaspor, iki golle kalmışsa, yeşil-beyazlı oyuncuların beceriksizliği, bir başka ifadeyle golcüsünün olmaması ve Uğurcan Çakır’ın gününde olmasından kaynaklıydı… O anlamda A. Konyaspor, Trabzonspor maçında girdiği gol pozisyonları ve kaçırdıkları bir sezonda en çok pozisyona girdiği karşılaşmalardan birini oynamıştır herhalde…

Yazının devamı...

Abdülkadir böyle istedi

7 Mayıs 2019

Tribünlerde taraftarın az olması; maçın iftar saatine denk gelmesiydi. Zira Trabzon’da “ bir oruç bir de Trabzonspor tutulur” der Trabzonsporlular…
Sosa’nın mükemmel frikik golü ( golde kaleci Lung’un da hatası var) Rodallega’nın birçok maçta olduğu gibi direkten dönen topuna Yusuf o sihirli dokunuşu yaparak takımını 2-0 öne geçirdikten sonra Trabzonspor’un farka koşacağını düşünenler yanıldılar desek yeridir…
İnsanları bu yanılgıya sürükleyen oyuncu İM Kayserisporlu Hasan Hüseyin idi… Öyle ki bordo-mavili takım birkaç maçta yaptığı-yapacağı hatayı bir gecede yaptı bordo-mavili oyuncular… Doğal olarak defans ve forvetin zincirleme yaptığı hataların faturasını kesmek de Hasan Hüseyin’e düştü…
Maçın en büyük kırılma anı; Trabzonspor adına gecenin en zayıf halkası Amiri’nin oyundan alındığı dakikaydı…
O dakikadan sonra çocukluğundan bu yana oynadığı gerçek mevkisine geçen Abdülkadir aldı sazı eline; çaldı ve oynattı… Trabzonspor’un Ömür’ünü izlemek hakikaten büyük keyif; mükemmel işler yaptı dün… Attığı gol ve Novak’a attırdığı gol izlenmeye, görülmeye değerdi…
Netice itibariyle..
Dün Trabzonspor’u iki kez yakalayan İM. Kayserispor’a “dur” diyen, oynadığı futbolla taraflı-tarafsız herkesin gözlerinin pasını silen Abdülkadir Ömür, geceye damga vuran oyuncuydu… Bir başka ifadeyle Abdülkadir Ömür böyle olmasını istedi…

Yazının devamı...

Fırtına son anda...

28 Nisan 2019

Adına yakışır, fırtına gibi başlayan taraf Trabzonspor’du...
12. dakika Rodallega’nın vurduğu ve direkte patlayan top, rüzgarın ne derece sert eseceğinin en büyük göstergesiydi aslında, gök gürültüsüyle karışık! Hazır konu açılmışken; Trabzonspor bu sene sakatlıklardan ve direklerden çektiğini hiçbir şeyden çekmediğini de söyleyelim... Valbuena’nın da bir topunun direkten döndüğünü not düşelim.
Ligdeki konumları itibariyle sarı-lacivertli oyuncular gergin... Son haftalar uzun farları yakarak yoluna devam eden Trabzonsporlu oyuncular, Fenerbahçe 10 kişi kalana dek çok rahattılar...
Keçiboynuzu tadında olan derbide Fenerbahçe defansına zor anlar yaşatan oyuncuların başında Abdülkadir Ömür ve Abdülkadir Parmak vardı. 16. dakikada Ömür’den kağıt helva kıvamında aldığı topu filelere gönderen Yusuf da gecenin iyilerindendi...
Dümende kaptan Sosa başta olmak üzere zaman zaman çok iyi oynadı bordo-mavili takım. Girdiğiniz pozisyonları atamazsanız, işi son dakikalara bırakırsanız hele rakip bir kişi eksik kalmışken...
Rakip bir eksik kaldıktan sonra Trabzonsporlu oyuncular panik yapmayıp, zamana ve topla biraz daha oynayabilseydi; skor çok daha farklı olabilirdi.
Fenerbahçe’nin ligdeki konumu ne olursa olsun, seyircinin de desteğini arkasına alan bir takıma karşı oynamak kolay değildir. Dememiz o ki, Trabzonspor iyi oynayarak ve de çok gol kaçırarak 22 yıl sonra İstanbul’dan galibiyetle dönecekken; Fenerbahçe’nin uzatmaların uzatmasında bulduğu golle adeta hayat buldu. Bu arada Fenerbahçeli oyuncular yatsın-kalksın seyircisine dua etsin; futbolcuları ateşleyen, oynatan onlardı.

Yazının devamı...

Nwakaeme hem atıyor hem attırıyor…

21 Nisan 2019

Nwakaeme’yi izlemek büyük keyif; hem atıyor hem attırıyor… Ceza sahasında topla yaptığı hareketlere kaza tespit tutanağı düzenlense yeridir; bir ayağı kısmen süründürüyor, diğer ayağı resmen bitiriyor… Dün de Trabzonspor’u ayakta tutan, Yeni Malatyaspor’u bitiren adamdı bordo-mavili takımın ayak içi profesörü...
Trabzonspor maça iyi başladı başlamasına da, Ömer Şişman’ın kafasından golü yiyene dek kaçırdığı pozisyonlar, Trabzonsporlulara adeta saç-baş yoldurttu… Kaçan pozisyonlar sonrası, kontağı çalışmayıp bayır aşağı vurdurulan araba gibi ses çıkartan futbolseverlerin de sayısı az değildi hani!
Bordo-mavili oyuncular girdikleri pozisyonlardan birini gole çevirse; skor çok daha farklı olabilirdi…
Hâlbuki o kadar telaşa gerek yoktu… Ligde rahatsın, Avrupa biletin cebinde, arkandan kovalayan yok, en yakın rakibine fark atmışsın, iyi de takımsın… Basit oynasalar, gol pozisyonlarında egoist davranmasalar maçın hemen başında gol ya da golleri bulup rahatlayacakken, yine bir akıl almaz bir savunma hatası… Trabzonspor gibi bir takımın defansı bu tip hataları yapmamalı…
Ömer’in de hakkını teslim edelim, ayakta uyuttu Trabzonspor’un stoperlerini… Gerçi Ömer de Trabzonspor maçlarını boş geçmiyor ya!
Ömer her Trabzonspor maçında atar da, direkler boş durur mu; bordo-mavililerin her hafta direkler için “en az bir!” yazdığını da bir kenara not düşelim…
Maçın en büyük kırılma anı 76. Dakikada ikinci sarıdan oyundan atılan Mustafa Akbaş’ın takımını bir eksik bırakması oldu…

Yazının devamı...

Parlayan yıldız

13 Nisan 2019

Süper Lig’in sona ermesine 7 hafta kalmış… Bursaspor için her maç final… Son iki sezon gördükleri korkulu rüya, bu yıl gördüklerinin kopyası adeta… Bir umut denerek Mesut Bakkal göreve getirilmiş. Geçmiş yıllarda da alt yapıdan Mustafa Er’e emanet edilmiş, son nefeste ligde kalmayı başarmıştı yeşil-beyazlı takım…
Süper Lig’de şampiyon olmuş Bursaspor’un düştüğü duruma bakın… Futbolda dün yok, an var, yarın var… Halbuki Bursaspor’un alt yapısı da Trabzonspor’un alt yapısı gibi, potansiyel var ama... Trabzonspor‘da moraller yerinde, üstelik çok da formdalar…
Maç öncesi ‘’Trabzonspor’un hücum gücünün inanılmaz yüksek olduğunu” söyleyen Mesut Bakkal, bordo-mavili takımın forvetini besleyecek tüm yolları, başka bir ifadeyle orta sahanın pas bağlantılarını ( Sosa, Abdülkadir Parmak) kesmeyi başardı… Ne Ekuban ne de Nwakaeme istedikleri topları alamadı… Trabzonsporluların “Bay beyin” adını taktıkları Nwakaeme’nin bir topunun direkten dönmesi Trabzonspor’un bu yıl direklerden neler çektiğinin en büyük göstergesiydi… Rakiplerin durduramadığı Nwakaeme’yi direk durdurdu da diyebilirsiniz o pozisyona!
Ünal Karaman, ikinci yarıya Olcay’ın yerine Abdülkadir Ömür’ü oyuna alarak başladı… Ve Trabzonspor top yapmaya, pozisyona girmeye başladı…
Nwakaeme’nin, oyuna girdikten sonra etkisini hissettirmeye başlayan Abdülkadir ile yardımlaşması ve Abdülkadir’den izleyenlerin gözlerinin pasını silecek güzellikte mükemmel bir gol… Gecenin yıldızı bir de penaltı kazandırdı Trabzonspor’a…
Özetle…
Bursaspor’un girdiği pozisyonlarda Uğurcan çok başarılıydı… Uzun sözün kısası geceye damga vuran, gecenin parlayan yıldızı Abdülkadir Ömür’dü dün gece…

Yazının devamı...

Nwakaeme’yi izlemek

6 Nisan 2019

Milli maçlardan ve seçimlerden dolayı lige verilen ara; futbolu ne kadar çok sevdiğimizi bir kez daha hatırlatmış oldu bizlere… Lige verilen ara; takımlara ilaç oldu, kamp dönemi gibi geldi adeta… O anlamda Trabzonspor’un yedek kulübesi de zenginleşmiş oldu… Kalelere gelen ilk top gol oldu dün gece; oyuncular maça ısınmadan, ne olduğunu anlamadan! Antalyaspor’un attığı gol, Trabzonspor’un inanılmaz defans hatasından, Doukara’nın foto muhabirlerine poz verircesine; enfes vuruşu…
Kırmızı-beyazlı takımın en büyük kozu defans arkasına atılan toplarla, hızlı adamlarıyla sonuca gitmek… Bu fırsatı da Amilton ile de yakaladılar… Uğurcan’ın doğum günü ve o günkü şansından olsa gerek, meşin yuvarlak direkte patladı! Bordo-mavili takımın attığı gol, futbol okullarının alt yapılarında çocuklara ders olarak gösterilecek ve anlatılacak türden… Nwakaeme’nin sürdüğü topu Yusuf’a verişi, Yusuf’un Olcay ile paslaşması, Olcay’ın kaleye orta şut karışımı yolladığı topu takip eden Nwakaeme’nin bitirişi… Ya Olcay’a, rakibe baş döndüren, yön şaşırtan çalımlarıyla attırdığı gole ne demeli? Bordo-mavili takımın ikinci yarı alan daraltan, rakibi bunaltan etkili oyunu Antalyaspor’a zor anlar yaşattı… Trabzonspor’un bu denli oyununun baş aktörleri Abdülkadir Parmak ve Sosa idi… Abdülkadir Parmak’a bir parantez açacak olursak; Trabzonsporluların “Ekuban bu can sana kurban” dedikleri pozisyonun mimarıydı Abdülkadir… Ünal Karaman’ın öğrencileri ilk yarı yaptıkları hataları yapmayıp, ikinci yarı mükemmel oynayıp sonuca gittiler… Amma velakin Nwakaeme’yi izlemek ayrı bir keyif; bitmesini istemediğimiz film gibi… Murat Cem Akpınar'ın uzatmalarda attığı gol de; onun adına tabi ki rüya gibiydi.

Yazının devamı...