Cam Piramit yıkılacak mı?

Eklenme Tarihi11.03.2010 - 2:19-Güncellenme Tarihi11.03.2010 - 2:34

Antalya’daki Cam Piramit’in, Türkiye’de eşi benzeri yok. Doğru. Bu yapı sıcak iklime uygun değil. Dışarıdan çok havalı duruyor ama içerde damından sular akıyor

Birkaç gündür Antalya’daydım... ‘Turizmin başkenti’nde ilginç bir konu tartışılıyor bu günlerde. Antalya’nın CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Antalya’nın ilginç binalarından biri olan Cam Piramit’i yıkmayı düşündüklerine dair bir söz etmiş bir yerde. Akaydın’ın, Cam Piramit’in de içinde bulunduğu parkta kongre merkezi yapmayı planladıklarını açıklaması, anında muhaliflerini karşı atağa geçirdi haliyle. Akaydın’ın böyle bir düşüncesinin olmasına ihtimal vermeyen Antalya’nın eski belediye başkanlarından Hasan Subaşı, “Cam Piramit bugün önemli işlevi olan bir yapı. Antalya’da bunun bir benzeri de yok. Eğer yeni bir kongre merkezi yapılacaksa bunun için başka bir yer aranmalı” diye açıklama yaptı.



Cam Piramit, benzeri sadece Antalya’da değil, Türkiye’de de eşi olmayan bir yapı. Peki gerçekten Subaşı’nın vurguladığı gibi önemli bir işlevi var mı?
Ben olan biteni anlatayım, kararı siz verin? 30 Temmuz 1996’da Hasan Subaşı’nın temeli attığı, belediyenin kaynak yetersizliğinden yarım bıraktığı için 13-22 Ekim 1997 tarihleri arasında yapılacak ‘Dünya Ormancılık Kongresi’ne yetişmesi tehlikeye düşünce merhum iş adamı Sakıp Sabancı’nın maddi desteğiyle bitirilen Cam Piramit, bugün 20’den fazla yerinden damı akan bir yapı. O nedenle de fuar düzenleyenlerin kiralamak istemediği bir yapı...
Çünkü piramidin çatısı alüminyum profil ve camla kaplı. Antalya, sıcak iklimin hakim olduğu bir yer. Camla alüminyumun ısıya bağlı genleşme katsayıları farklı. O nedenle her yazdan sonra kevgire dönüyor Cam Piramit’in damı. Cam Piramit, geçen yaz bu sorunu giderecek en ideal malzemeyle tamir edildi, ama sonuç aynı. Cam Piramit’in alt katının ayrı bir giriş çıkışı yok, tavan yüksekliği de fuarcılar için yeterli değil. Bu kusurların üstüne bir de dam akmaya başlayınca Cam Piramit’i fuar alanı olarak kiralayanlar, havaalanı yakınında yeni açılan ve bu tür sorunlar yaşamadıkları fuar alanı ANFAŞ’a kaydı. Cam Piramit’i yıkmadan, kullanışlı bir hale getirmek ise 400-500 bin dolar civarında bir yatırıma bağlı. Sözün özü; Cam Piramit dışarıdan bakınca havalı mı havalı, ama içine nüfuz edince anlıyorsunuz ki gönlü yaralı!

Bu soygundan aklıma takılanlar
Mankenlik, sunuculuk ve de oyunculuk gibi işlerle iştigal eden Eylem Şenkal, iş için gittiği Antalya’dayken, İstanbul’daki evi soyulmuş. Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunan avukatı Ömer Turanlı’nın yaptığı açıklamadan anlaşılan o ki hırsızlar, Şenkal’ın Şişli’deki evinden yaklaşık 250 bin dolarlık yani 382 bin liralık takı ve ziynet eşyası çalmış. Hırsızlar, Şenkal’ın seyahate çıkarken evde bıraktığı kredi kartları ile 10 bin lirasını da almış.
Eylem Şenkal’a öncelikle geçmiş olsun diyorum ve şu soruları sormaktan da kendimi alamıyorum. Seyahate çıkan bir insan hem kredi kartlarını hem 10 bin lirasını niye evde bırakır? Bir insan, 10 bin lira gibi bir parayı niye ‘yastık altı’nda tutar? Şunu da açık yüreklilikle vurgulamak isterim. Evi soyulan kişi, “Hasan Hüseyin Korkmazgil’in kızıyım” açıklaması ‘balon’ çıkan Eylem Şenkal değil de, başka biri olsa, bu sorulara yanıt aramak gelir miydi aklıma? Hiç sanmam...

İki yıldızın ego savaşı
Gülben Ergen, Hülya Avşar’ın programına konuk olurken amacı neydi? Hayli zamandır uğraştığı sosyal sorumluluk projesi ‘Çocuklar Gülsün Diye’ kampanyasını tanıtmak. Peki sonuç? Koskoca bir hiç! Hülya Avşar ve Gülben Ergen gibi şov dünyasının iki starının bir saatlik sohbetinden daha doğrusu ‘ego savaşı’ndan medyaya yansıyanlara bakar mısınız?
“Beni niye taklit ettin?”
“Senden kurtulmak benim yıllarımı aldı.”
“Mardin’de senin gibi kızlar yollarda geziyor.”
Hesapta ‘Çocuklar Gülsün Diye’ bir araya geldiler, ama nedense ‘çocuk gibi’ davranıp, insanları kendilerine güldürdüler.

Etiketler