Ali Eyüboğlu

Ali Eyüboğlu

aeyuboglu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

İnternet televiz-yonculuğunun dünya lideri Netflix, birkaç gün önce ilk orijinal Türk dizisini çekeceğini duyurdu. 22 Eylül 2016’da Çırağan’daki yemekte buluştuğumuz platformun kurucusu ve CEO’su Reed Hastings’in deyimiyle “uykusuz nesiller yaratan” Netflix’e diziyi çekecek şirket belli; O3 Medya...

Ancak dizinin konusu ve kadrosu hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. Çünkü proje henüz senaryo aşamasında...

O3 Medya’nın sekiz bölümünü tamamlayıp Netflix’e gönderdiği aksiyon ve dram ağırlıklı senaryo şöyle:

Haberin Devamı

Amerikalı bir baba, IŞİD’e katılan oğlunu bulup kurtarmak için Türkiye’ye gelir ve Güneydoğu’ya geçer. Baba, bölge halkından aldığı destekle Irak’a geçer ve IŞİD’e katılır.

Kısa sürede terör örgütünün önemli militanlarından biri olan babayı IŞİD, haremine verdiği esir kadınlarla ödüllendirir.

Baba; kadınlardan birinin Alman olduğunu, onun da çocuğunu kurtarmak için IŞİD’e katıldığını öğrenir. Sonrasında olacaklara dair bilgim de var, ama sürprizi bozmamak ve senaryo değişirse ofsayta düşmemek için yazmıyorum.

SALMA HAYEK’TEN ALINACAK DERSLER

THY’nin Skylife dergisinde okuduğum Salma Hayek söyleşisinden iki konu dikkatimi çekti. Oyunculuğa tiyatroyla başlayıp sonra dizi ve filmlerde kamera karşısına geçen Hayek, şöyle bir itirafta bulundu:

“Ben büyürken bizim evde dizi izlemek kesinlikle yasaktı. Çünkü Meksika dizilerinde (pembe diziler) çok fazla drama, gözyaşı ve yalan dolan vardı. Dolayısıyla annem hiç dizi izlemez, bize de izletmezdi. Anneme bir dizide oyuncu olarak iş bulduğumu söylediğimde en büyük kabusu başına gelmişti.”

Demek ki neymiş?

Çocuğunuza ne kadar yasak getirirseniz getirin; hikâye... Yasaklar bir yere kadar etkili olur; sonrasında o, kendi bildiğini okur.

Üç ülkede yaşamak

Barbaros Tapan’ın söyleşisinde Meksikalı Salma Hayek’in şöhretle tanıştığı, servet sahibi olduğu Amerika’daki yaşam kültürü ile Avrupa arasında saptadığı çarpıcı fark...

Hollywood yıldızı gerek şahsi serveti, gerekse Fransız işadamı François - Henri Pineult ile evli olduğu için artık paraya ihtiyacı olmayan biri... Üreterek topluma ve kendine katkı sağlamak için çalışmaya devam eden Hayek, Avrupa ile Amerika arasında mekik dokuyor adeta.

Haberin Devamı

‘Avrupa’yı çok sevdim’

Kızının okulu nedeniyle Londra, eşinin işleri yüzünden Paris, mesleği için de Los Angeles’ta yaşayan Hayek’in sevdiği yer Avrupa... Sanatçı, şöyle açıkladı bunun nedenini:

“Avrupa kültürü Latin kültürüne çok yakın. İnsanlar koşturmadan yemek yiyor, sonra çay veya kahvelerini içiyor. Bir yeme içme kültürü var. Amerika’da kahve bile otomobilden inmeden aceleyle alınıyor. Her şey çok hızlı, ayak üstü yemek yeniliyor. Aile kültürü çok farklı. Avrupa’da hafta sonları aileler bir araya geliyor. Tam anlamıyla özlediğim Latin kültürü... Hayatın tadına Avrupa’da vardım.”

GÜNÜN SÖZÜ

Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Gördükleri, ancak kendi anladıkları kadarı olacak. (Mevlânâ)