New York’ta üç küçük kahve

New York’un SoHo semtinde bulunan Lucky Strike, Habana ve Gitane’da uygun fiyatlarla bir şeyler yiyip içmek mümkün

New York’ta  üç küçük kahve

Lucky Strike’a gece yarısından sonra bir şeyler atıştırmak için de uğranabilir.

Şimdilerde New York’un en canlı bölgesi SoHo semti. Günümüzde öne çıkan lokantalar, kahveler SoHo’da... New York’u ziyaret eden yabancılar vaktinin çoğunu SoHo’da geçiriyor.
Bugün SoHo’ya yolu düşeceklere gün boyu gidebilecekleri üç bistrodan (kahve-lokantadan) söz edeceğim. Buralara yer ayırtılmadan, günün her saatinde gidilebiliyor.
Makul ödeme ile yemek içmek mümkün.
Önce SoHo’yu anlatayım. New York şehrinin Manhattan bölgesi, Hudson ve East River isimli iki nehrin Atlantik Okyanusu’na ulaştığı yerde, iki nehir arasında kalan, uzun bir dile benzer yarımadanın üzerinde kurulmuş. Uzun dilin göbeği Central Park adı verilen büyük dikdörtgen park. Parkın önü ve civarı orta ve yukarı Manhattan. Lüks yerleşim bölgesi ve lüks mağazaların olduğu yerler buralar. Dilin ucu Aşağı Manhattan. Orada da Wall Street denilen dünya finans merkezi kurulmuş. Aşağı Manhattan’da bu bölgeyi enlemesine kesen iki sokak var: Houston ve Canal sokakları.
Houston Sokağı’nın güneyine SoHo (South of Houston), kuzeyine NoHo (North of Houston) adı verilmiş. Canal Sokağı’nın alt yanında sokakların üçgen şeklinde kesişmesi ile oluşan bölge ise Tribeca diye adlandırılmış.

Zenginlerin ilgi odağı
New York’un adı New Amsterdam iken ve yöre Hollanda hakimiyetindeyken bu bölge ormanlıkmış. 1640’larda Hollandalılar ağaçları kesip buralarda çiftlik kurmuş. Çiftliklerde bir süre çalıştıktan sonra azat edilen esirler çiftliklerin etrafına yerleşmiş. Böylece bir yerleşim bölgesi oluşmuş.
Bölgedeki Prince Sokağı’nın isminin nereden geldiği bilinmiyor ama burası 1797 yılında açılmış. Prince Sokağı’nı kesen Mercer Sokağı’nın ismi 1777 Princeton Savaşı’nda ölen General Hugh Mercer’in anısını yaşatıyor.
Bu arada SoHo’nun çehresi devamlı değişmiş. 1850-1860’larda lüks oteller, mağazalar buralara taşınmaya başlamış. En lüks genelevler burada açılmış. Kısa süre sonra oteller, mağazalar, genelevler Yukarı Manhattan’a göçmüş. Bölge yüksek tavanlı, çok katlı depo ve fabrika binalarıyla dolmuş.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra depolar ve fabrika binaları terk edilince sanatçılar bu eski binalara yerleşmiş. Sanatçılar gelince SoHo birden ilgi çekmiş. Bina fiyatları ve kiralar o kadar yükselmiş ki sanatçılar Tribeca’ya kaçmış. SoHo lüks mağazalar ve lokantalar semti olmuş.
Şimdilerde SoHo ve NoHo zenginlerin ilgi odağı. SoHo ve NoHo’da 200’ü yüzü aşkın resim ve heykel galerisi var. Sokak sergileri, lokantaları ile günün her saatinde cıvıl cıvıl.

Benim gözdem Lucky Strike
SoHo’daki üç bistro/kahve-bardan benim gözdem Lucky Strike... SoHo’daki bu küçük kahve tipi lokanta günün ilk saatlerine kadar açık. Kahvaltı yapmak için de, çay içmek veya yemek yemek için de, gece yarısından sonra bir şeyler atıştırmak veya içmek için de uğranabilecek bir yer.
Lucky Strike’ı 1898 yılında, aralarında Balthazar’ın da bulunduğu, ilgi gören lokantaları açan Keith McNelIy açmış. Lucky Strike yaşlı dekoru ile genç kuşağa hizmet eden bir lokanta. Ahşap masalarda tertemiz beyaz kolalı peçeteler ile ne yerseniz en iyisini yersiniz. Servis elemanları sizi memnun etmek için çırpınır. Kimse “Haydi artık yediniz bitti. Ne zaman kalkacaksınız?” diyerek gözünüzün içine bakmaz. Soğan çorbası, kızarmış patates ile servis
edilen et yemekleri, sandviçleri pek lezzetli. Zengin şarap menüsü var. Alkollü içecekler hariç kişi başı 30-40 dolara güzel bir yemek yenilebilir (Grand St. SoHo).
Cafe Habana 1998 yılında Dominikli Sean Meenan tarafından açılan, Küba yemekleri sevenlerin gittiği bir bistro/kahve-lokanta. O da gün boyu açık. Habana’nın en beğenilen yiyecekleri soslu haşlama mısır ve Küba ve Meksika usulü dürümler (Prince St. SoHo).
Cafe Gitane ise mutfağında Fransız-Fas yemeklerine ağırlık verilen, genç ve neşeli bir bistro/kahve-lokanta. Güzel havalarda kaldırım üzerindeki masalarda oturmak pek zevkli oluyor. Sandviçten et yemeklerine zengin bir menüsü var. Kişi başı 50 dolara güzel bir yemek yemek mümkün (Mott St. SoHo).