Kokluca’daki küçük dev adam

Muhtemelen hangi tarihte doğduğunu bilmiyordu. O yüzden 1 Ocak yazılmıştı doğum günü Ali Şamil’in. Boyu sadece 110 santimdi. Dünyaya geldiği 1895’ten ergenlik çağlarına kadar Ahlat’ta yaşadı.
Sultan Vahdettin’in kızı Naciye Sultan’la evli olan Enver Paşa’nın teftiş amacıyla Erzurum civarında olduğu günlerden birinde, babası Yasin Efendi tarafından Enver Paşa’ya hediye edildi Ali Şamil.
Ali Şamil, Naciye Sultan ve Enver Paşa’nın yaşadığı Kuruçeşme’deki Naciye Sultan Sarayı’nın soytarısıydı artık.
Zeki ve nüktedan biriydi. Rengârenk soytarı kıyafetlerini giyiyor, Naciye Sultan ve Enver Paşa’yı eğlendiriyordu.
Ancak savaş zamanlarıydı (1. Dünya Savaşı) ve işler ters gidiyordu. Enver Paşa, aniden İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalmıştı. Efendisiz kalan Ali Şamil, bu kez Padişah Vahdettin’in diğer kızı Ulviye Sultan’ın sarayına alındı. Ali Şamil, burada da soytarılık yapmaya devam etti ama Ulviye Sultan’ın kocası İsmail Hakkı Bey’le de iyi anlaşmaktaydı, hatta onun sırdaşı gibiydi.
İsmail Hakkı Bey, Milli Mücadele Hareketi’ne katılmak amacıyla Anadolu’ya geçmek istiyordu. Eşi Ulviye Sultan’a bile söylemediği bu sırrını Ali Şamil’e söyledi. Ali Şamil’in “Ya beni de götürürsün, ya da niyetini Sultan’a anlatır, senin gidişini de engellerim!” şeklindeki tehdidi, İsmail Hakkı Bey’i şaşırtmıştı, ama başka çaresi de yoktu. Saray soytarısı Ali Şamil artık Milli Mücadele Hareketi’nin gönüllü kahramanlarından biri olmuştu.

Bir kitabe ne güzel olur

Ali Şamil, Anadolu’ya geçtiği ilk günlerde Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla da tanıştı. O’nun masasına konuk oldu ve O’nunla sohbet etti. Bu Ali Şamil’in hayatının en güzel günüydü.
Kendi küçük ama kalbi dağlar kadar büyük olan Ali Şamil, bir asker kıyafetini küçültüp kendine uydurduğu üniformasıyla 9 Eylül 1922 günü Türk ordusuyla birlikte İzmir’e girdi ve bir daha kentten hiç ayrılmadı. Soyadı kanunuyla ‘Güler’ soyadını aldı ve emekli oluncaya kadar Basmane Garı’nda memur olarak çalıştı. 18 Nisan 1974’teki vefatına kadar göğsünden İstiklal Madalyası’nı hiç çıkarmadı.
Cenazesi, Kokluca Mezarlığı’na defnedildi.
Gittik, Ali Şamil Güler’in kabrini bulduk ve dualarımızı ettik. Nurlarda uyusun.
Bu arada, Ali Şamil Güler’le birlikte Anadolu’ya giden İsmail Hakkı Bey, Anadolu’ya gitmeden kısa bir süre önce Sultan Vahdettin’in kızı Ulviye Sultan’dan ayrıldı ve kurtuluşun ardından Ferhunde Hanım’la evlendi. Ferhunde Hanım, Bülent Ecevit’in büyük teyzesiydi. Bülent Ecevit’e ilk daktilosunu İsmail Hakkı Bey hediye etmişti.
Belki bildiğiniz bir hikâyeydi bu ama bazı hikâyeler zaman zaman yeniden hatırlatılacak kadar değerlidir. Ali Şamil Güler’in bu hikâyesinin unutulmaması adına Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer’in talimatıyla Ali Şamil’in Kokluca Kabristanı’ndaki mezarına bir kitabe konulsa ne güzel olur, değil mi?