Anibal Güleroğlu

Anibal Güleroğlu

guleranibal@yahoo.com

Tüm Yazıları

Koskoca evrende dünya fanisi bizler kendi dünyamıza sıkışıp kalmaktan bunaldığımızda ne yaparız? En kestirmesinden de olsa şöyle bir turlamaktan medet umarız değil mi? İzlediğimiz kanalı beğenmeyiz zaping’leyip kanallar arası tura başlarız, iş ortamımızda çok bunalırsak mola verip koridorları arşınlarız, çok daha geniş çaplı hava değişimi içinse hoop tatile çıkarız. Yani aslında siz, biz, hepimiz meçhulden gelip meçhule giderken bir şekilde turistizdir şu hayatta. Hem ‘Tebdil-i mekânda ferahlık vardır’ diye boşa dememiş büyüklerimiz. Büyükler der de dinlememek olur mu? Olmaz tabii ki. Tekdüzelikten kurtulmak için de değişim şart zaten.

Haberin Devamı

Öyleyse ne yapalım? Biz de ‘Tebdil-i konuda ferahlık vardır’ deyip bugünlük hep birlikte konular arasında turlayıp turist olalım. Hem bilgilendirelim, hem iğneleyelim. Ne dersiniz, var mısınız bizle turist olmaya? Varsanız, buyurun geçelim yazımıza…

TOPBAŞ’TAN TURİZM DEĞERLENDİRMESİ

İlk durağımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da katılımıyla gerçekleştirilen TUROB geleneksel yemeği.

Polat Hotel’deki toplantıya gittiğimde ilk dikkatimi çeken ayrıntı, turizmcilerin büyük yatırımlara karşı tedbirli yaklaşımıydı. Başkan Topbaş’ın yanı sıra İzmir Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı’nın da katıldığı toplantıda özellikle vurgulanan ‘Kime ve neye göre yatırım yapılacağı’ konusuydu. Yani öyle büyük büyük binalarda bol yıldızlı oteller yapmak güzel ama bunların hangi kesime ne oranda hitap edeceği de çok önemli!

Turizm verilerinin satır aralarında işaret ettiği sorunlara karşın İstanbul turizmine daha umutlu bakan ve izlediği bir belgeseldeki durumu İstanbul’un zenginliklerini dünyaya duyurmak için örnekleyen Başkan Topbaş, İstanbullu olup da yaşadığı şehrin turistik yörelerini bilmeyenlerin çokluğuna dikkat çekiyor. Gerçekten de kaçımız Çatalca yöresindeki mağaraları gidip gördük? Hoş bir kez buna niyetlendim ama giden yolun ıssızlığından ürküp yarı yerde vazgeçtim.

Dolayısıyla, İstanbul’a vizyon kazandırdıklarını ve ‘Turizm Geliştirme Platformu’ kurduklarını ifade eden Topbaş, Çatalca’daki mağaraların, Beykoz’daki kalenin ve Adaların turistik yönleriyle ele alınacağını, buralardan daha çok faydalanılması için projeler geliştirileceğini söylediğinde bu nedenle çok memnun oldum.

Haberin Devamı

Boğaz’da ring seferlerinin de proje dâhilinde olduğunu belirten Kadir Topbaş’ın İstanbul’un plaj ve denizlerinin ‘temiz’ olduğu yönündeki saptaması ise denizi seven biri olarak özellikle hoşuma gitti. Zira gerçekliğini gönülden dilediğim bu temizlik, denize girmek için uzun yolculuklar yapmamıza gerek bıraktırmayacaktı.

Topbaş’ın cenaze nedeniyle erken ayrıldığı toplantıda, sadece konaklamaya dönük değil, kültürel faaliyetlere ve eğlence talebine de yönelik turizmciliğe işaret eden TUROB Başkanı Timur Bayındır da, İstanbul’a gelen 1 milyon turist konusuna hayli ilginç bir açıdan yaklaştı.

Turist artışına karşın İstanbul’u tüm Avrupa’daki en büyük düşüşü yaşayan destinasyon olarak ilan edilmesiyle ortaya çıkan kaosu değerlendiren Bayındır, Suriyelilerin yarattığı sakıncalı manzaraya da dikkat çekti. Taksim olaylarının da halen etkisinin görüldüğünü belirten Başkan’ın 2014’te durumun pek parlak olmayacağını dile getirmesiyse ‘turist analizi’nin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Haberin Devamı

Gerçekten de transit yolcular, çalışmak için gelenler, ülkemize gelip ev tutarak konaklayanlar ve mültecileri ‘turist’ saymak ne derece mümkün? Bu rakamlara bakıp devasa yatırımlara girişmek ileride atıl turistik tesisler yaratmayacak mı? Bu soruların cevabını ilgililere bırakıp gelelim ikinci turistik durağımıza…

TV8’İN SABAH GEZGİNİ

Haberleri ve benzeri yapımları kaldırarak kendince bir yol çizen TV8’in sabah sabah kafa turlatan bir programı var… Sabah haberlerini dolaşırken rastladım… ‘Gülhan’ın Galaksi Rehberi’!

Samsun On Dokuz Mayıs Üniversitesi’nden ‘Yılın En İyi Kültür Programı’ ödülünü internetten oylamayla almış olan bu programın sabah yayınını nasıl yorumlasam bilmem ki! Aralara sit-com usulü gülme efektleri serpiştirilmiş turizm programı mı desem yoksa abartılı sunumla yaratılan ses kirliliği mi? İnsanlara görmedikleri yerleri sunmaya karşı değilim ama sunuş biçimine fena halde takıldım. Afyonu patlamamış olanlar için çekicilikten ziyade müthiş bir iticilik atmosferi hâkim.

‘Canınız kartpostal mı bastırmak istiyor’ söyleminin arasına kahkaha efektleri eşliğinde ‘Artık niyeyse’ sorgusunu sıkıştıran sunucu hanım kızımız bir bakıyorsunuz ‘Gideceksiniz San Fransisco’ya, geçeceksiniz Boyalı Hanımların önüne, çekineceksiniz. Budur yani olay’ diyerek San Fransisco’nun turistik yeri sayılan hepi topu 5-6 ahşap binanın övgüsüne soyunuyor. Bir bakıyorsunuz kendi çalıp kendi oynayanlar misali yorumladığı ve seslerini ‘saçma sapan’ bulduğu denizaslanlarıyla dalgasını geçip Alkatraz Adası’nın tarihini sözüm ona anlatıyor. Siz de bu özenti turizme bakıp güzelim Safranbolu Evlerinin, İstanbul’un gözbebekleri Prens Adalarının ‘ah’ını çekiyorsunuz.

Yerli yersiz kamera zoomlamaları, arada tuhaf bebekçe konuşmalar, masalcı abla misali uyutucu anlatım, bunu kamufle etmek için gürültülü müzik… Sabah sabah turist olmaya niyetlenenler için son moda gezi programında budur olay yani! Hafta sonu hafifliğinde olsa bir dereceye kadar kabulümüz de iş günlerinin sabah ekranında, böylesi sabah gezginliğine soyunmak ciddi problem.

İTALYAN SİNEMASIYLA BULUŞMA

Türkiye’de çağdaş İtalyan sinemasının yayılmasında önemli bir yeri olan ‘İtalyan Sinemasıyla Buluşma İstanbul’ da bir başka ülkelerarası tur!

Açılışı, İtalyan Kültür Merkezi’ndeki kokteylin ardından ‘Yalnız Geziyorum’ filminin CineMajestic sinemasındaki gösterimi ve yönetmen Maria Sole Tognazzi’nin de katılımıyla gerçekleşen etkinlik sinema meraklıları için ideal...

İtalya Büyükelçiliği, İtalya Başkonsolosluğu, İtalyan Türk Dostluk Derneği işbirliğiyle İtalyan Kültür Merkezi ve Istituto Luce Cinecittà tarafından organize edilerek dördünü kez düzenlenen ‘İtalyan Sinemasıyla Buluşma’ 29 Kasım ile 5 Aralık arasında sürecek.

Uluslararası festivallerden ödüllerle dönen ve İstanbul’da ilk kez beyazperdeye çıkacak olan en yeni yedi İtalyan yapımı filmi izlemek isteyenlere ‘İtalyan Sinemasıyla Buluşma’yı kaçırmamalarını tavsiye ederim. Böylece hem Beyoğlu’nda sinema keyfi yaşamış olurlar hem de İtalya’dan insan ve yer manzaralarına kültürel bir gezi yaparak ufuklarını genişletirler.

Ortak noktaları, bilinçli bir yaşam tüketiciliği olan üç konudaki turumuzu noktalarken şunu hatırlatmak isterim ki nereye giderseniz gidin, neyi izlerseniz izleyin her şeyi akışına bırakıp sunulanı kabullenmek yerine güzelliklerle eksiklikleri kavramaya özen gösterin. İyi turlar…

Anibal GÜLEROĞLU

www.twitter.com/guleranibal