Bir olmazsan bir bir gidersin

Bir olmazsan bir bir gidersinFarklı yaş ve sınıflardan yedi kadın, görüp de görmezden, bilip de bilmezden gelinen bir sırrın etrafında toplanıyor. “Lal Hayal”de bütün bu kadınları başarıyla canlandıran Songül Öden’i izliyoruz

Zümrüt, 70 yaşlarında bir Nişantaşı hanımefendisi. Elit semtlerini istila eden ‘dışarlıklılar’dan şikâyetçi. Birini tanımak için ilk sorusu “Kimlerdensiniz?” Gözünün bebeği cerrah oğlu Cihan’ın parmağına yüzüğü takma “şans”ına erişen kadına; Lal’e de sorduğu gibi.

Safo, 16 yaşında bir hiphop’çı, Lal’in okul arkadaşı. Safire olan adını Safo yapmış. “Dans edersen seni öldürürüm” diyormuş abisi. Neyse ki askerde. Askerden dönünce evlendirecekmiş annesi Safo’yu. “Balkondan atlar öldürürüm kendimi” diyor, “erkek doğmak varmış”.

Elmas, Lal’in çocukluğundaki komşusu. Üst katta kıyamet koptuğunu duymuş da çıkmamış. Karı koca arasına girilir mi? Lal’in annesi, gözü hep mor gezermiş mahalledeki kadınların çoğu gibi. “Bacım” diyor, “buradaki kadınlar bilmiyor ki bir olmazsan bir bir gidersin”.

‘Erkektir, vurur’

Firuze, Sütlüceli bir kuaför. Hayırsız kocası Almanya’ya gitmiş, gidiş o gidiş. Çocuğuyla kalmış bir başına. Lal’in annesini genç kızlığından tanıyor. Gelin başını o taramış.

İnci, kadın doğum doktoru, Cihan’ın arkadaşı. Muayene ederken Lal’e tek bir tavsiyesi var: “Kariyeri her zaman yaparsın, bebek için vakit dar”.

Mercan Lal’in babaannesi, “Erkektir, vurur” diye görmüş kendi babasından, ses çıkarmayı öğrenmemiş.

Bir de Yeşim var, bir trafik kazasıyla giriyor Lal’in hayatına. Ve tabii Lal Hayal, bütün bu kadınların ortak noktası. Kim çocukluğuna tanık olmuş, kimi genç bir kadınken çıkmış karşısına. Hepsinde kadın olmaya dair farklı bilgiler, farklı ezberler.

Bir olmazsan bir bir gidersin

Kadınlık ezberleri

Anlatıcısının adını taşıyan “Lal Hayal”, bütün bu kadınların kendi hikâyelerini anlatırken arka planda da yıllar öncesinden bir sırra dair ipuçları verdikleri bir oyun. Kimi zamanında susmuş şimdi konuşuyor, kimi bu coğrafya kadınlarının anneden kıza geçen makûs kaderini sürdüren yeni taşlar ekliyor Lal Hayal’i kuşatan duvara.

Projenin tasarımcısı ve Tuba Ünsal ile ortak yapımcısı Songül Öden, birlikte çalışmalar yaptığı mülteci kadınların hikâyelerinden yola çıkarak hayal etmiş bu oyunu. Yazar Sevilay Saral ile birlikte doğaçlamalar yaparak oluşturmuşlar metni. Yönetmenliği Ezel Akay ile Aysel Yıldırım, müziği Kardeş Türküler’den tanıdığımız Diler Özer, dekor ve kostüm tasarımını Naz Erayda üstlenmiş.

Songül Öden bu yedi; anlatıcı Lal Hayal ile birlikte sekiz kadında hayranlık uyandıran bir performans sergiliyor. Yetmiş yaşındaki Nişantaşılı Zümrüt’te de, helallik vermediği oğlunun arkasından ağıt yakan annede de, Almancı ailenin hiphop’çı kızında da aynı sahiciliği yakalıyor. Dolayısıyla, izlemesi çok keyifli. Fakat her kadın kendini hikâyesini anlatırken asıl takip etmemiz beklenen olaydan sapmalar oluyor ve seyirci için izlekleri yakalayıp Lal’in başına gelenleri anlamak pek kolay değil.

Neden su var?

Tek kişilik bir oyunun Uniq İstanbul’un görkemli sahnesini doldurması için tabii ki pek çok görsel desteğe ihtiyaç var, bir sinemacı olarak Ezel Akay’ın bu anlamda kimi parlak fikirleri olduğu kesin. Mesela dansçılar Buğra Büyükşimşek ve Hande Kazdal’ın fondaki perdede bir kâbus, Lal için bir “araf” atmosferi yaratan figürleri bu anlamda gayet başarılı. Önder Arık’ın ışık tasarımı da öyle. Diler Özer’in müziği, çok güzel bir sesi olan Songül Öden’in yeteneğiyle birleşince oyunun kuvvetli öğelerinden biri haline gelmiş.

Naz Erayda, her bir karaktere ait basit bir parça giysi ve ayakkabıyı sahnenin dört bir yanına dağıtmış, Songül Öden sırası gelen karakterin kostümünü üzerine geçiriveriyor, bu da karakter değişimlerini hızlı ve net kılıyor.

Bir olmazsan bir bir gidersinÖte yandan, neden orta yerde koca bir su birikintisi olduğunun, neden sürekli sulara gire çıka oynamak gerektiğinin “Çünkü sahnede fışkıran sular güzel görünüyor”dan başka bir cevabı varsa, ben bulamadım. Eli yüzü karalara boyanmış şekilde Lal’in etrafında dolaşan canavar - adamın işlevini de aynı şekilde.

Ama bizimki gibi bir coğrafyada kadın olmak ne demek konusunda söyleyecek pek çok sözü olan bir oyun, “Lal Hayal”. Songül Öden gibi çok iyi, belli ki bu işe çok inanıp kalbini koymuş bir oyuncuyla da izlemesi gayet keyifli hale geliyor.

LAL HAYAL

- Yazan: Sevilay Saral

- Yöneten: Ezel Akay, Aysel Yıldırım

- Oynayan: Songül Öden

- Dekor ve kostüm tasarımı: Naz Erayda

- Işık tasarımı: Önder Arık

- Müzik: Diler Özer l Koreografi: Dans Fabrika

- Dansçılar: Buğra Büyükşimşek, Hande Kazdal

- Proje tasarımı: Songül Öden

- Yapım: To Be House of Production / Yapımcılar: Tuba Ünsal, Songül Öden