Bir rüyayı ezip geçtiler

Eklenme Tarihi13.08.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.08.2018 - 1:30
Jay Austin ve Lauren Geoghegan iki Amerikalı genç sevgili. Yaşları 27 iken bisikletlerini uçağa atıp İzlanda’ya uçuyorlar ve orada yirmi altı gece kamp yapıyorlar. Dönüşte kararlarını veriyorlar; işlerinden ayrılacak ve bisikletle dünyayı dolaşacaklar.

New York Times’da Rukmini Callimachi imzalı yazıdan okuyorum hikâyelerini, sonra yaşadıklarını, gördüklerini yazdıkları bloglarında, objektiflerinden yansıtan karelerde kayboluyorum.

Öyle güzel anlatıyorlar ki, tanımak istiyor insan onları, belli ki bu dünyaya fazla gelenlerden ikisi de.

Bir kere sadeler, gösterişsiz, iddiasız. Kafalarında aşılması gereken dağlar, denizler, ulaşılacak zorlu hedefler, hatta bir yol haritası ve takvim yok. Arkalarında herhangi bir sponsor da. Bütün istedikleri, canları nereyi çekerse oraya doğru pedal çevirmek, toplantılardan, ‘deadline’lardan uzak, birbirleriyle daha çok zaman geçirmek ve gittikleri yerlerde insanlar tanımak. Biriktirmek istedikleri tek şey o insanların sevgisi ve hikâyeleri.

2017 haziranında Güney Afrika’dan çıkıyorlar yola, beş ay sonra Darüsselam’dan Fas’a uçuyorlar, sonra yavaş yavaş Avrupa’ya yöneliyorlar. 2018 Mayıs’ında İstanbul’dalar. Camileri gezip fotoğraflıyorlar tek tek, şehrin kalabalık ve gürültüsünde en çok huzur ve sükuneti orada bulduklarını yazıyorlar instagram hesaplarına. Bir Cihangir fotoğrafıyla veda edip İstanbul’a, Almaata’ya uçuyorlar Sabiha Gökçen’den 1 Haziran günü.

Kırgızistan’da onları topladıkları kır çiçekleriyle karşılayan al yanaklı çocuklar, Kazakistan’da kamyonetini durdurup onlara birer dondurma uzatan nazik adam, mutlu keçiler, gün doğumları, batımları düşüyor not olarak günlüklerine. Bolca da coşku ve neşe. Ve şükran duygusu. Kamplarını ziyarete gelip onlarla çaylarını, ekmeklerini ve müziklerini paylaşan, evlerinin kapılarını açan insanlara; giderek bütün insanlığa karşı. “Sen de karşılığında bir şeyler vermek istiyorsun” diye yazıyor ortak bloglarına (www.simplycycling.org) Jay Austin; “Sadece bir yabancıya evini açan o insana değil, bütün dünyaya. Sen de başkalarını kendi evinde ağırlayan bir insan olmak istiyorsun”.

Bu genç yaşta mutluluğu sadelikte, sessizlikte, insanlara temas etmekte bulan iki gencin instagram hesaplarına şimdi bakarsanız, “An itibariyle Tacikistan’da” olduklarını göreceksiniz. Öyle yazmışlar ve ne yazık ki öyle de kalacak. Son fotoğrafları da seyahatlerinin 365. gününde, 4655 metrede, Pamir Dağları’ndaki Ak-Baital geçidinden paylaştıkları olacak.

Çünkü 369. günde Tacikistan yollarında yanlarında İsviçreli ve Hollandalı iki kişiyle birlikte pedal çevirirlerken, bir Daewoo sedan keskin bir U dönüşüyle üzerlerine gidip, bu dört insanı ezip geçti. Bir cep telefonuyla çekilen grenli videoda kaldı son pedal çevirişleri.

Birkaç gün sonra IŞİD bayrağının önünde poz veren beş adam gururla üstlendiler “inançsız” oldukları için verdikleri “cezayı”. Belli ki sosyal medyadan takip etmiş, yerlerini bulmuş, hedef almışlardı. İnsani olan, güzel olan, gerçekten “inanılması” gereken ne varsa o Daewoo’nun altında kaldı.