Daha da vahşi bir ‘tanrı’

DasDas’ın yeni oyunu “Vahşet Tanrısı” seyirciyi kendi içindeki hayal kırıklıkları, yanılgılar, fiyaskolarla yüzleştiren acımasız bir komedi

İnsan garip bir varlık gerçekten. Dünyanın en acıklı ve en çok kendisininkine benzeyen hallerini kahkahayla gülerek izliyor. Anlatılan hep başkasının hikâyesiymiş gibi. Herhalde hayata katlanmanın başka yolu yok.

Konuk olduğumuz ev, Paris’te üst orta sınıf bir ailenin evi. Sade ve zevkli bir oturma odası, sehpada kalın ciltli sanat kitapları, cam vazoda taze laleler. Ev sahipleri birbirlerine olabilecek en nazik biçimde davranan bir karı-koca; Veronique ile Michel. Misafirler ise kapıdan adım attığı andan itibaren cep telefonuyla çok mühim işlerini halletmeye çalışan avukat Alain ile karısı Annette.

Bu iki medeniyet timsali, örnek çiftin burada toplanmasının bir amacı var: 10 yaşındaki oğulları birbirleriyle kavga etmiş, biri diğerinin yüzüne sopayla vurarak bir dişinin kırılmasına, diğer dişinin sinirinin zedelenmesine sebep olmuş. Anne babaları da olgun birer yetişkin olarak konuşup bu konuyu halletmeye niyetliler.

Başta her şey şahane; bir kibarlık, bir karşılıklı birbirini takdir etme hali, küçük gerilimler, derhal bertaraf edip asıl amaca dönme çabası. Derken yavaş yavaş medeniyetten fire vermeye başlıyorlar, üzerlerinde eğreti duran nezaket elbisesi sökülüyor ve vahşet tanrısı onları ele geçirdikçe ortaya bin türlü mesele dökülüp saçılıyor. Birbirlerinden, evliliklerinden, hayattan fevkalade sıkılmış yetişkinler olarak dört bir yandan kılıçlarını çekiyorlar ve işler çığırından çıkıyor.

Daha da vahşi bir ‘tanrı’

Vahşetin dozu artmış

Fransız yazar Yasmina Reza’nın ilk kez 2006’da sahnelenen acımasız komedisi “Vahşet Tanrısı” (Le Dieu du Carnage) dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de farklı topluluklarca oynandı. En çok akılda kalanı, 2009’da İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Celal Kadri Kınoğlu yönetmenliğinde, Zerrin Tekindor, Ülkü Duru, İştar Gökseven ve Zafer Algöz tarafından oynananıydı.

Şimdi aradan tam 10 yıl geçmişken Celal Kadri Kınoğlu “Vahşet Tanrısı”nı bir kez daha, bu kez DasDas’ta sahneye koydu. Üstelik yine “rüya takım” denecek bir oyuncu kadrosuyla: Tilbe Saran, Levent Ülgen, Güven Kıraç ve Binnur Kaya ile.

Seksen dakikalık, tek perdelik oyun, olması gerektiği gibi nefes aldırmayan bir hızla oynanıyor. Ben prömiyerde izledim, oynandıkça lezzeti artacak oyunlardan “Vahşet Tanrısı”, eminim ilerleyen günlerde komedisi daha da artacak. Celal Kadri Kınoğlu, bu kez ‘vahşetin’ dozunu daha artıran bir sahneleme yoluna gitmiş. Karakterlerimiz olgun yetişkin maskelerinden sıyrıldıkça birbirine sopayla saldıran çocukları kimlerin yetiştirdiğini net bir şekilde görebiliyoruz. Ara sıra “Acaba bu kadarı fazla mı?” diyeceğiniz anlar oluyor ama salondan gelen tepkiler pek o yönde değil. Belki olaya toplumumuzda 10 yıl içinde şiddetin ne kadar artıp kanıksadığı üzerinden de bakmak lazım. Daha sakin bir “Vahşet Tanrı’sı” vahşi sayılmaz artık.

Daha da vahşi bir ‘tanrı’

Rüya oyuncu kadrosu

“Kimleri görmek isterdiniz bir oyunda bir arada?” diye düşünsek hayal gücümüzü zorlayacak bir ekip var sahnede. Tilbe Saran her işte mükemmel, entelektüel, sanat meraklısı Veronique kılığının altında gizlenen sinirleri bozuk kadında müthiş. Güven Kıraç üzerinden dökülen centilmen, sevgi dolu koca elbisesini zar zor taşımaya çalışan Michel’de seyirciyi kırıp geçiriyor. Binnur Kaya’nın sessiz sedasız, biraz çekingen görünen Annette’inin içinden çıkan canavar gerçek bir sürpriz. Oyunun baştan sona hep tutarlı biçimde sinir bozucu karakteri Alain’de Levent Ülgen’i izlemek çok keyifli.

Seyirciyi sinirlerini zıplatarak güldüren bir oyun, “Vahşet Tanrısı”. Başta dedim ya, en çok izlediği şeyde kendini yakaladıkça gülüyor insan. Kendi hayal kırıklıklarını, yanılgılarını, başarı sandığı fiyaskolarını görüyor, içinde bir vahşet tanrısının pusuda beklediğini biliyor ama gene gülüyor. En iyisi sözü oyunun tanıtım metnindeki cümleyle bitirelim: “Hayal ettiğimiz kişiler olamadık. Mutluluk taklidi yapan, özlemini duyduğumuz anne babalar olmaktan uzak yalnızlarız. Ve bizi anlatan bu oyun müthiş komik öyle mi?.. Evet.” Komik gerçekten.

VAHŞET TANRISI / DASDAS

Yazan: Yasmina Reza
Çeviren: Zeynep Avcı
Yöneten: Celal Kadri Kınoğlu
Sahne ve ışık tasarımı: Cem Yılmazer
Kostüm tasarımı: Eylül Gürcan
Oyun asistanları: Onur Tanyeri, Hazal Arduç
Oynayanlar: Binnur Kaya, Güven Kıraç, Levent Ülgen, Tilbe Saran