Asu Maro

Asu Maro

amaro@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

İlk defa bir yerdeki erkek çoğunluğu içime su serpti. Alışığız çünkü başta Meclis olmak üzere bütün yönetim kademelerinde, karar mercilerinde, toplantılarda, açılışlarda “erkek yoğun” manzaralar görmeye. İleride bir gün uzaylılar gelip Türkiye’yi bu tip yerlerde çekilmiş fotoğraflar üzerinden değerlendirecek olsa, “Bu ülkede tek cinsiyette insan yaşıyormuş demek” diyecek.

Bir tek bu manzaraların baş sebeplerinden olduğu cinsiyet ayrımcılığına gelince konu, kadınları görüyoruz ön safta. Hatta arka saflarda da. Ortada toplumun her kesimini ve her alanı ilgilendiren koskocaman bir sorun var ve iş onu çözmeye geldiğinde konunun mağdurları tek başına savaşmak zorunda kalıyor.

Haberin Devamı

“Kadın cinayetlerine son vereceğiz” demek kadınlara düşüyor. “Kadına şiddet uygulayamazsınız” demek kadınlara düşüyor. “Çocuktan gelin olmaz, kızların yeri okuldur” demek kadınlara düşüyor. Siyasi partilere “Neden milletvekili adaylarınız arasında kadın yok?” diye, patronlara “Neden kadın erkekle eşit ücret almıyor?” diye sormak kadınlara düşüyor. Soruların, tepkilerin muhatabı nerede? Yok. Özetle, cinsiyet eşitsizliği sorunu sadece kadınların sorunu oluyor ve doğal olarak da onu yaratan “diğer yarı” işin işine karışmadıkça çözüme yaklaşmak bile mümkün olmuyor.

Değişim erkeklerde başlayacak

O nedenle diyorum, ilk defa o kadar erkeği bir arada görünce yüzümde güller açtı. Farklı meslek gruplarından, aralarında gazeteciler, iş insanları, sanatçılar, yöneticiler olan 40 erkek, bir kadın başkanlığında toplanmış ve “cinsiyete dayalı ayırımcılığa neden olan her türlü engel ve önyargıyla mücadele etmek amacıyla” bir dernek kurmuştu. İsterdim ki toplumsal cinsiyet eşitliği savunucusu Nur Ger başkanlığındaki 40 kurucu üyenin adını tek tek yazabileyim, yazıyı isim listesine çevirmemek için, “aralarında Ahmet Ümit, Burhan Karaçam, Cevdet Mercan, Dr. Alper Hasanoğlu, Görgün Taner, Mert Fırat, Yekta Kopan’ın da olduğu” diyebiliyorum, diğerleri kızmasın, ellerini taşın altına koydukları için minnettarız, ülkemizdeki türlü çeşit ayrımcılığı ifşa edip “Kadınların Yanındayız” cümlesini tekrar ettikleri video çok anlamlı. Böyle bir erkek ağırlığıyla kadın sorunlarına eğilen Türkiye’de ilk, dünyada da az sayıda sivil toplum kuruluşundan biri olan Yanındayız Derneği (www.yanindayiz.org/), cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kalkıp “tam eşitliğin” sağlanması amacıyla erkekleri hedef alan çalışmalar yapacak. Tabii meselenin takipçisi olan öncü kadınlardan oluşan bir Danışma Kurulu’nun yönlendirmesiyle. “Başta kadına yönelik şiddetin sonlanması olmak üzere, eğitim, sağlık, çalışma hayatı, ev emeğinde ortaklık gibi hayatın tüm alanlarında farkındalığı artırmaya yönelik çalışacaklar”, Başkan Nur Ger’in açıklamasında dediği gibi. Ve “Kural koyucu ve yasa uygulayıcılar erkekler olduğundan, değişim erkeklerde başlayacak”.

Haberin Devamı

Meselenin çözümü için olması gereken yerden yani. Öyle ya, bu kadını dışlayan, yok sayan, evlere hapseden, özgürlüğünü kısıtlayan düzeni erkekler kurduğuna göre, yıkmak da onlara düşmez mi? Böyle bir değişimi hayal etmek bile güzel.